Translate

27 Şubat 2013 Çarşamba

1647.bölüm..


abimler kaldılar.. bizler ayrıldık çiftlikten..
eve geldiğimizde saat dörttü.. nasıl uyuduğumu bilmiyorum..

********

saat on gibi gelin demiştim vahide hanımla,deryaya..
ben erken kalkınca.. makinayı açtım.. çamaşırlarımız yıkanırken..kişisel temizliğimi,bakımımı yaptım.. duşumu aldım.. misler gibi.. ev elbisemi giyip.. çamaşırları sepete aldım.. renklileri atıp..yeniden çalıştırdım.. oldum olası,çamaşır asmayı sevmişimdir.. düzenli ve sakız gibi bembeyaz
olunca birde durup,seyrederim.. yine bakarken..

tuna-- iremmm..
irem-- burdaaa.. (koşturup,yatak odasına girdim ) emrinize amadeyim,beyefendi..
tuna-- (kollarını açınca.. yanına gidip,uzandım.. sarılıp ,öptü )emirmiş.. sadece sana yanımdan kalkma diyorum.. ama dinlemiyorsun ki..   gittin sandım..

irem--  dinliyorum hayatım.. ama her daim.. pırıl pırıl olmam için.. uykumdan biraz fedakarlık yaptım.. hem çamaşır yıkadım,astım..hala da yıkanıyor..  iki tost yaptım ama acıkmamışım.. yiyemedim..
kıyıp uyandıramadığımdan,kahve de içemedim.. (gülerek )yastığına sarılmış.. çok güzel uyuyordun..

tuna-- (sitemle,dirseğinin üstünde doğruldu ) aşkolsun,birde söylüyorsun..  protokol de bu da vardı değil mi..

irem-- hahh hah hah.. o said içindi ,senin inanman ilginç..  (yanağını okşayıp )bizim şartsız,içten gelen.. tek sözlü  protokolümüz var...  seni seviyorum.. aşkımm..
tuna-- (gülümseyerek )hımm.. mest oldum..
irem--(doğrulup,birde öptüm yanağından ) tamamdırr.. iptal oldun.. ben kaçabilirim..
tuna-- hah hah hah..

*******
kalktık.. tuna duştayken.. ben yatağımı ,klimaları kapatıp.. tüm evin pencerelerini açtım.. gidene kadar havalansın..  giyindim,makyajımı yaptım.. banyoda saçıma şekil verip.. çamaşırları sepete aldım... paspasla yeri kuruladım..  banyo halısını yayarken..

irem-- tunaa.. çıkmıyor musun daha..
tuna-- duymuyorumm..
irem-- hah hah hah.. (duşkabini tıklatıp ) suyu kapat..
(ses kesilince,araladım ) erosum,bakma öyle.. çok istesem de ,gelemem..
tuna-- gelirsinn..
irem-- ay ocakta kahve varr.. çabuk ol hadi..


sepeti alıp,aceleyle çıktım banyodan.. kendi kendime gülerek,cezveyi hazırlayıp ocağa koydum..
çamaşırları astım..
tepsiyle,filcanları suyu.. tostu,reçeli balkon masasına götürdüm..
mutfakta kahvenin olmasını beklerken,telefon çaldı..

irem-- tunaa,sen bak kahve taşmasınn..
tuna-- tamamm..

o konuşurken kahve de oldu.. balkondaki fincanlara doldurup,oturdum.. bir sigara yaktım.. hava sıcak , bulutlu ve çok nemli.. bunaltıyor insanı.. birazda yoruldum..

irem-- tunaa,hadii..
tuna-- geldim,papatyam.. (eğilip,yanağımı öptü )kahve masalına inanmasam da..
kıyafetin çok yakıştığından,ıslatmaya kıyamadım.. aşkım..
irem-- (güldüm )anlayışlı kocacığım..minnettarım.. sarı etek,beyaz gömlek ve papatya.. hiç düşünmemiştim bunu..

karşıma oturdu.. giyinmiş yazlık takım elbisesini.. bembeyaz gömleğini..

irem-- sizde çok yakışıklısınız beyefendi.. sıhatler olsun,misler gibi kokmanızla da.. kalbimde hafif kıskançlık kıpırtılarına ,neden oluyorsunuz..
tuna-- (yaktı bir sigara ) sağol.. daimi ve orta düzeyde kıpırtıyı hep yaşayan olarak..ben ne yapayım sence..
irem-- (gülerek ) yorma kalbini.. niye tostu yemedin..
tuna-- aç değilim ki.. (kahveden bir yudum alıp ) eline sağlık..
irem-- afiyet olsun.. arayan kimdi..

tuna-- tuğrul..
1646.bölüm..


necati-- keşke sattığınızdan haberim olsaydı..

tuna-- birisini devrettim de,birisi kapalı duruyor.. arzu ederseniz bakın.. o yolda başka benzinlik yok zaten..

necati-- tamam.. pazartesi haber veririm size..
tuna-- acele etmeyin,necati bey.. onbeş gün burada olmayacağız..
bekir-- kaç lira istiyorsun tuna..

tuna-- piyasadan uzağım, bekir bey.. muhatabınız irem.. araştırmasını yapar ve ne kadar kira istediğini söyler necati beye..

said-- tuna bey.. maruf ticaretinizi sonlandırdığınızda çok üzülmüştü.. yeniden mi başlıyorsunuz yoksa ben yanlış mı anladım..
tuna-- yanlış anladın said.. yeri kiralamaktan bahsediyoruz..
said-- o halde bende maruf adına müşteriyim.. Osmaniye nerede..
tuna-- derya götürür seni..  dönünce konuşuruz..
said-- tamam..

rekin-- irem hanım,abinize aktarır mısınız..
irem-- tabi..
rekin-- bayi satış yerinin inşaasını prefabrik olarak yapabilir mi.. üstlenir mi yani.. sadun planı,projeyi çizdi.. onaylattı.. herşey hazır.. size de,gösterecek tabi..

irem-- (gülümsedim) abii,rekine bayilik için yer tahsis ettiğimi söylemiştim ya..   mustafa beyin bloklarının Mersin tarafında..  5 dönüm arazi içinde.. açık kapalı,alan olacak.. senin üstlenip,prefabrik olarak yapıp yapamayacağını soruyor..  planı projeyi,sadun bey çizmiş.. herşey hazırmış..

tuğrul--   yaparım da,önce planı görmem lazım.. prefabrik pek uygun olmayabilir..
sağlamcıyımdır,birinci sınıf malzeme kullanırım.. pahalıya mal eder ama tek sıva çatlağı bile olmaz.. baştan söyle de,bilsin..

irem-- tuna,sıva çatlağını nasıl söyleyeceğim..
tuna-- ben anlatayım..  (aktardı dediklerini ,benim sıva çatlağını çeviremediğim için.. kendisinin söze girdiğini de söyledi )
rekin--(gülerek ) sağolun.. yarın baksın,abiniz.. bende sağlamcıyımdır.. o yapsın isterim..
tuna-- abi yarın bakmanı ve sağlamcı olduğun için senin yapmanı istediğini söyledi..
tuğrul-- tamam..

necati-- abi,kalksak mı artık.. çok geç oldu.. herkesi esir ettik..
bekir-- oo saate bak.. gidelim tabi.. kusura bakmayın,lütfen..
tuna-- rica ederiz,bekir bey.. ne kusuru..
kalktılar,tokalaşılıyor..

rekin-- bizde kalkalım vahide..
derya-- hadi said.. bizde gidelim..

bekir,necati ve mahmut beyi yolcu ettik..  diğerleri de hazırlanıyorlar..

tuğrul-- ela ?
ela-- irem?
irem-- (gülerek ) günlerdir evimize gidemediğimizden,bize müsade edin elticiğim.. siz keyfinize göre takılın..
tuna-- (güldü ) tuğrul hediyeyi de göremedi,yazık..

tuğrul-- tunaa,seninle kanalın oraya doğru yürüyelim diyorum..
irem-- yasak abi,ben olmadan yüzemez..
said-- nedenn..
irem-- evliliğimizin iflas etmemesi için,sözlü protokol yaptık said..

irem--tuna--vahide--rekin--tuğrul--ela--said--derya-- hah hah hah..

1645.bölüm..


said-- ne fabrikası.. satılıyor..
necati-- xxxx kumaş fabrikası,beyefendi..

mahmut-- ve eğer necati bey kabul ederse.. satıldı diyebiliriz said..
irem-- necati bey.. iki taraf içinde,hayırlı olsun diyeyim mi..

bekir-- bizde isteriz ama.. mahmut bey de ,seni hiç aratmıyormuş meğerse..
irem-- öylemiymiş.. öğlen ben,akşam mahmut bey.. memnuniyetiniz için yarışıyoruz, desenize.. ne mutlu size..

bekir-- tuna sana,sabrına hayranım.. irem iğneliyor devamlı..

tuna-- (gülerek ) ireme katlandığımı düşünüyorsanız.. onunla aynı fikirdeyim,bekir bey...
öğlen hep beraberdik,karın müthiş satıcı diyordunuz ya..

bekir-- doğruu.. zaten alıcı olduğunda, sorun oluyor..

tuğrul-- bekir bey..irem haklıysa, lafın altında hiç kalmaz ..mesela; kahya iremi babasına şikayet etmiş,başına geleceği daha bilmiyor..
ama sizin durumunuz daha vahim gibi.. çünkü tunayı karşınıza alıyorsunuz.. böyle mülayim göründüğüne bakıp, etkisiz sanmayın sakın..

irem-- yani yanlış yoldasınız bekir bey..
bekir--dedim ya, çay beni çarptı..yolumu şaşırdım..

tuğrul--tuna--irem--necati--said--rekin--mahmut-- hah hah hah..


ela içenlere çay ikram etti.. derya da kahveleri getirdi..  abimde sigara verdi hepimize..

rekin-- (ingilizce ) mahmut bey.. paraya ihtiyacınız varsa,söyleyin lütfen.. teklifim,karşılıksız ve dostça..
said-- aynen,bende şimdi söyleyecektim..

mahmut-- (o da ingilizce devam etti ) çok teşekkür ederim.. paraya ihtiyacım yok..  ama dostluğunuza her zaman var..
ben verebileceğim son rakamı söyledim..  adamla neredeyse anlaştık , satmaya niyetli  ama abisi az buldu teklifi..
philiple konuşmuşsunuz.. ve uzaklaştırma öneriniz yerindeymiş ,lakin başarılı olamadık..  yarın yardım isteyebilirim..
said-- hepimiz mesajı aldık..

irem-- mr.blaunt kendini hala net ifade edemiyor..o yüzden ingilizce konuşmasını yanlış anlamayın lütfen..  özet olarak, mahmut beye bir ihtiyacınız var mı dediler..

necati-- aydınlattığınız için,sağolun..( filcanı sehpaya bıraktı ) elinize sağlık..
ela--afiyet olsun..

tuğrul-- tuna atla gezerken baktım.. hüseyinlerin evlerinin arkası uygun..
tuna-- tamam da.. ne kadar arkası.. yani,kaç metrekare yere oturacağını söyle..

tuğrul-- ev yüz metrekare.. biraz da ara bırakırız..
tuna-- hımm.. olmadı..  arkasına yapma..  toprağın altında, benzin.. mazot tankları var..

necati-- bizim araçlara hasat zamanı, tanker geliyor.. niye toprağın altına gömdürdünüz tuna bey..
çok tehlikeli..

tuna-- biliyorum necati bey.. o zaman Osmaniye yolunda iki benzinliğim vardı..
günün şartlarına göre iş makinalarının kesinlikle giremeyeceği bir yere koymak zorunda kaldık.. tanker olarak gömüldü.. sızıntı yok.. oradan dolduruyorduk araçlara..  artık bize de tanker geliyor, yakıt ikmali için..

necati-- keşke sattığınızdan haberim olsaydı..

1644.bölüm..


tam kapıyı açarken.. tık tık diye vuruldu..

irem-- nail geldi herhalde(açtım kapıyı.. karşımda mahmut,bekir  necati bey duruyorlar ) aa,hoşgeldiniz.. buyrun buyrun..  tunaa..

bekir--(gülerek ) hoşbulduk da.. barikatlar..sorgu-sual..  buraya gelmek ne zormuş.. nail gördü de,geçebildik..  stadyum gibi de yakmışsınız lambaları.. geçiyorduk,birşey mi var diye uğradık.. (anahtarı görünce )saat iki.. gidiyordunuz herhalde,girmeyelim..

tuna geldi yanıma..

tuna-- hoşgeldiniz.. gitmiyorduk,irem arabadan birşey alacaktı..bekir bey, girin lütfen..

necati beyle mahmut bey anlaşmışlar gibi geldi bana.. bekir beyin de yüzü gülüyor..
tokalaştık,salona girdiler..
bizimkilere necati beyi tanıştırdım.. tokalaşıldı,hoşgeldiniz denildi falan..  koltuklara geçtik hepimiz.. hal hatır soruluyor..

ne içersiniz diye sordum..
bekir-- sarhoş oldum,ben hiç birşey istemiyorum..
irem-- bu nasıl sarhoşluk..gayet iyi görünüyorsunuz..

bekir--çok çay içtim demek istedim..
mahmut bey,philip.. necati hem konuştular,hem içtiler.. onlar da hiç birşey yok.. olan bana oldu... midem kötü..
irem-- geçmiş olsun.. eğer kullanıyorsanız,pastil verebilirim..
bekir-- aldım,sağol..

necati-- zahmet olmazsa,ben kahve içerim..
irem--elbette.. mahmut bey,siz..
mahmut-- bende kahve içeyim öyleyse..

derya-- ben yapayım mı irem hanım..
ela-- beraber yapalım gel..
irem-- iyi,siz bilirsiniz..

said-- philip gelmedi mi..
mahmut-- eşiyle beraberlerdi.. biraz rahatsızmış.. iki saat önce ayrıldık,said bey.. buraya geleceğimizde belli değildi..

bekir-- mahmut beye fabrikayı gezdirdik,önce.. anlaşmalı taşıma filosunu..  Yumurtalık ve Mersin limanındaki malları ..  antrepolardaki hacmi görmesi için dolaştık biraz..

said-- ne fabrikası.. satılıyor..
necati-- xxxx kumaş fabrikası,beyefendi..

26 Şubat 2013 Salı

1643.bölüm..


tuna kapıyı açıp " nail,ne oldu" diyince.. gittim yanına..
merdivenin basamağına oturmuş.. eli de çenesinde çardağa bakıyor..

irem-- nail,kahya birşey mi dedi..
nail-- (döndü bize doğru ) bana mı dediniz..
tuna-- hı,sana dedik.. ne bu halin.. kahya geç kaldınız falan mı dedi..
nail-- yok yok... ben.. dalmışım..(kalktı ) iyi geceler..
irem-- dur.. gitme..  yiyecek hazırladık,uyanık kim varsa paylaşın..
nail--.....................

tuna mutfaktan siniyi getirdi.. naile verirken.. baş işaretiyle ,içeri girmemi istedi.
girdim..  sigara,çakmak ve kül tablası alıp.. oturdum masaya.. çayımı ve sigaramı içiyorum...
diğerleri maşallah çok güzel yiyorlar..

rekin-vahide,said-derya,ela-tuğrul.. bıcır bıcırlar..
minik,rahatsız etmeyen.. ama benden kaçmayan..  bakışmalar,fısıldaşmalar oluyor..

tuna gülerek gelip,yerine oturdu..
tuna-- irem niye yemiyorsun..
irem-- onları seyretmek daha güzel... ben biberleri alayım..
tuna-- otur,ben alırım..
irem-- iyi al hadi.. tunaa,naile ne olmuş..
tuna-- (güldü ) hiç,efkarlanmış.. bu bir ay çok zor geçecek anlaşılan..
irem-- hah hah hah..

********

herkes keyifli,sohbet ederek.. yediler,çaylar tazeleniyor devamlı..
tıka basa doydular.. hareket edelim dedikleri için ,masayı toplamalarına ses çıkarmadım.. bende bulaşığı yıkayıp.. mutfağı pırıl pırıl yaptım..

oturduğumuzda.. rekin,çaydanlığı getirip.. çay servisi yaptı,sağolsun..
sigaralar içilirken..

tuğrul-- gelinnn.. bir müziğimiz eksik..
tuna-- radyoyu yada müzik setini aç tuğrul.. plak da var,kasette..
tuğrul-- ukala,biz bilmiyoruz sanki.. hem sana mı sordum ben..

vahide-- irem hanım mı açsın istediniz.. tuğrul bey.

tuğrul-- hayır vahide hanım.. patronunuzun sesi de çok güzeldir,o yönünü kıskanç tunadan dolayı görememişsiniz sanırım..
tuna-- asıl sana duyurmamak lazımmış..

irem--tunanın kıskançlığıyla, bunun ne alakası var abi.. 
yani, iş yerinde  genellikle şarkı söylenilmez değil mi.. 
 amaa sesimi duydular.. dün halay çekerken, acil söylemem gerekti de.. 

tuğrul-- şarkı söyleyemiyorsun ama halay çekebiliyorsun.. birde acil  türkü,gerekmiş.. hemde dün.. o kadar olaydan sonra.. eğlence mi yaptınız.. 

irem-- hımm.. bildiğin gibi değil,abi.. bir eğlendik ki.. hiç sorma.. 
  
derya--tuna-- vahide--rekin-- hah hah hah.. 

irem-- (bakıp) tuna,arabanın bagajında hediyem vardı.. hala duruyor mu.. 
tuna-- sanırım.. 

ela--(gülerek ) bagajda ve hediye..  evinize gidemediniz mi.. 
irem--(güldüm ) senden hiç beklemediğim bu soruyu duymadım farz ediyorum ela.. 
yoksa..  kayıp ayakkabı ne oldu,buldunuz mu.. diyebilirim.. 

ela--iyi ki,duymadın ve demedin.. iremciğim.. 
irem--bence de.. 
tuğrul--tuna--ela-- hah hah hah.. 

irem-- (kalktım) gelirim birazdan.. 

tuna-- irem,dur ben getireyim.. 
irem-- otur sen.. 

tuğrul-- hediyeni getireceksen.. niye görmemizi istiyorsun,ki..
irem-- senin içinn.. 
tuna-- bence bırak,vazgeç irem.. . 
anahtarı aldım,yerinden.. 

irem-- ne olduğunu söyleme tuna.. abim görünce,ne diyecek bakalım..
tam kapıyı açarken.. tık tık diye vuruldu.. 

1642.bölüm..


tabaklar,tepsiler ellerimizde.. eve girdik.. ayakkabılar çıkarılıyor..
irem--  buyrun lütfen.. said sana zahmet terlik,verir misin..
said-- ne zahmeti,veririm tabi....

abim ufuğu yatırdı odaya.. biz mutfağa girip, elimizdekileri bıraktık.. ben ellerimi yıkadım yine..

salona gelip,koltuklara oturduklarını görünce..

irem-- açlık durumunuz nasıl.. size kahvaltı hazırlayabilirim..
vahide-- hiç gerek yok,irem hanım..
derya-- evet.. yıkayalım da,gidelim artık..

ela-- başka zaman yeriz.. (klimayı açtı )
tuğrul-- ekmek bile yoktur,değil mi..

irem-- anlaşıldı.. abi,mutfaktan.. domates salatalık.. peynir ve yumurta getirir misin..
vahide hanım,sende masayı açarsan.. sevinirim.. ben ekmek sulayayım.. ela sende reçelleri,koyarsan..

herkes dediklerimi yapmak için kalkınca..
mr.blaunt-- irem hanım,biz de yardım edelim..
irem--  sizi çalıştırmayım demiştim..

said-- marufu mutfağa girdirdikten sonra.. bizden de isteyebilirsiniz..
irem-- (gülerek ) pekii,patates soyun o halde.. buyrun mutfağa..

*********

tuna üsünü değişip geldiğinde,mutfakta şen şakrak.. hazırlıklara devam ediyorduk..

rekinle said.. patates soyuyor,abim doğruyor.. derya kızartıyor..
ela kahvaltılıklarla ,vahide hanım da sofra kısmıyla ilgili..

ben de domates salatalık doğrayıp tatlandırdım.. domates rendeledim falan..
yufka ekmekleri suladım..  yumurtaları kırıyorum.. krep ve omlet yapacağım..

tuna-- (değişmiş kıyafetlerini yine ) oo,kolay gelsin.. ben ne yapayım,irem..
irem-- sağol.. sosu karıştır,canım.. birde bana maydanoz ve sivri biber getirirsen..

tuğrul-- ben yaparım,onları.. içki çıkar sen.. nereye sakladın,bulamadım..
tuna-- ela,derya ..vahide hanım çıkarayım mı..

ela--derya--vahide-- hayırr..

tuna-- tuğrul,içki yok.. hiç kalmadı.. hepsini içmişim..

tuğrul--(gülerek )  burnun uzayacak,tuna.. bu da imam meselesine döndü....
irem-- abiii.. sen birşey mi dedin..ben yanlış mı anladım..
tuğrul-- aa.. tabi ki,yanlış anladın.. gelin..
irem--  bende öyle tahmin etmiştim zaten..
ela--tuğrul,seninde burnun uzayacak..

vahide--ela--derya--tuna--said--rekin--tuğrul-- hah hah hah..

***********

yarım saat sonra masaya geçtik..
soslu kızartma,krep.. tereyeğlı omleti tabaklara paylaştırdık..
tuna da ekmekleri getirdi.. abim,rekin ve saide nasıl yenileceğini gösterirken.. ela da çayları getirince.. oturduk...

tuna--hepinizin  ellerine sağlık.. hadi buyrun..

irem-- (bir lokma alıp,mutfağa gittim.. kızarttığım patatesin üstüne biberleri de aldım,tencereden.. kocaman bir kayık tabak oldu.. tepeleme doldurdum..sosu döküp.. maydanozu serptim... diğer hazırladıklarımla beraber siniye yerleştirdim.. ) tunaa.. nail,nerede kalıyor.. (yeni biberleri
attım,kızarsın )


tuğrul-- ne yapacaksın..
tuna-- koktu diye kızartma verecektir.. dur,sesleneyim..
tuğrul-- adamlar dedi.. herkese yetecek mi..
tuna-- kaç kişi olduğunu,irem çok iyi biliyor.. yetecek kadar koymuştur mutlaka..



22 Şubat 2013 Cuma

1641.bölüm..


yasemin-- biz izninizi rica ediyoruz..ben,songül,çiçek gelemeyiz..  malum,geç oldu..
turgut-- kızları tek göndermeyim..
tuna-- peki,siz bilirsiniz..
nail-- geldiğiniz için,teşekkür ederiz.. ayağınıza sağlık..

hayırlı uğurlu olsun dediler..kalkıldı.. vedalaştık... yolcu ettik onları..

tuna-- naill.. sende güllüyü götür evine.. biz gidene kadar gelirsin..
nail-- tamam..
iyi geceler diledik birbirimize..

masayı toplayıp.. yerime oturdum.. sigara ikram etti tuna.. hepimize.. içiyoruz..

vahide-- bir önerim olabilir mi..
irem-- gitmeyelim mi diyeceksin..
vahide-- hı hı..
derya-- yani kusura bakmayın da.. biz içmeyince,masada esir gibi oluyoruz.. yemek olsa hadi neyse diyeceğim..

irem--saat geç oldu.. şimdi başlarsanız,sabah ancak kalkarsınız.. biz çalışıyoruz..
yarın gece,birde  alinin nişanı var..

tuna-- buna bin dereden su getirmek deniliyor said..

rekin--irem--tuğrul-- said--derya--ela--vahide--hah hah hah..

ela-- tuna,ufuk neye karar verdi.. öğrenebilir miyim..

tuna-- (kısık sesle ) ahmet abinin çiftliğine ilk geldiğimizde.. konuşmak istedi...
iremi üzdüğü için özür dileyip.. istersem atı geri verebileceğimi söyleyince..  bende; at senin,geri almak söz konusu değil.. ama üzüldüğümüz doğru..
sen bizim canımızsın.. özledim dediğin ve düşünemediğin için de seni suçlamıyoruz..
 bundan sonrası için, nasıl davranmamız gerektiğini öğrenmemiz açısından..
sorunumuzu çözecek ,bir rehbere ihtiyacımız olduğu kanaatindeyim..
sana da,bize de yardımcı olabilecek.. tavsiyelerini uygulayacağımız bir doktora gitmeyi öneriyorum sana..  ama ancak gerçekten istersen başarılı olunacağından,kararı senin vermen gerekir..
düşün ve cevabını bize söyle.. evinizde elayla,babana da danış..paylaş.. kesinlikle gizleme..  sana güveniyorum demiştim..  bildiğinizi anlamasın..

tuğrul-- tamam,helal olsun..
irem-- bende tebrik ederim.. yaklaşım farkı ve formasyon almanın önemini anladım.. ben ancak  kendimi katarak psikoloğa gidelim diyebilmiştim..

tuna-- (gülümseyerek ) sağolun da.. hayatım kendini hafife alma..  ufuk için ,çok etkili ve önemlisin.... seni üzdüğü için,atından bile vazgeçebileceğini anladığımda.. güveniyorum diyerek ,
teklif ettim.. kararı da ona bıraktım..
hoşuna gideceğini düşündüğünden, kabul etti bence..  senin için gidecek yani..

ela-- tunaya katılıyorum..


ufuk-- babaa.. uykum geldii..
tuğrul-- geldim oğlum.. tunaaa,atın yok.. şuraya bağlamıştım..
tuna-- (gülerek ) güzel bağlamışsın, demek ki..

(abim ufuğu aldı,tuna da atı ağacın  dalına bağladı.. )

tuğrul-- hıı,ben böyle bağlamadım.. nerede arayacağız şimdi ..
tuna-- sen çardağa çık.. bu arazide at bulunur mu hiç...

tuna ıslık çaldı...  sonra,"oğlumm yanıma  gell.. "dedi..

uzaktaymış demek.. kişneyerek,dörtnala bir gelişi vardı ki.. görmenizi isterdim..
.. sevincinden hopluyor,ayaklarıyla eşeliyor yeri..  tuna başını..boynunu okşuyor,konuşuyor..
o da burnuyla omuzunu itiyor..

rekin-- bu müthiş birşey..

derya-- inanılmaz,hale bak.. nazlanıyor resmen.
said--(bana bakarak )  yanına gitseniz,yine kızıyor mu..
irem-- yok da,pek sevinmiyor..  tuna yuları tut,geliyorum..

tuğrul-- aralarına girmesene,işte..
tuna--(yuları tuttu.. ) o kadar da,şımarmasın canım.. gel hadi..
 ufuk-- irem gitmee..
irem--korkma ufukcuğum.. amcan var..
(yanlarına gidip.. okşadım boynunu ) kahramanım.. nasılsın..

homurdanarak cevap verdi bana .. ama tunanın yanından gitmem için de, ittiriyor..

tuna-- şişş,yapma... çok ayıp.. özür dile bakayım..
burnuyla,tunanın yanına tekrar yanaştırdı beni..

irem-- akıllı oğlum.. aferin sana... tuna,sen bin de.. diğer atın yularını vereyim sana..
tuna-- (fısıltıyla ) dönerken korkarım,sen de gell..
irem-- (gülümsedim ) o kadar şımaracak halde değiliz, canım..
tuna-- şansımı deneyeyim demiştim.. hadi getir..

bindi,diğer atın yularını da aldı..
tuna-- birazdan gelirim..
tuğrul-- bırakırsa gelirsin..
tuna-- hiç şansı yok..

irem-- içeri girelim hadi.. bende şunları yıkayayım..


1640.bölüm...


çiçek-- tuna bey,daraldım .. inanın.. yasemin fesh et,çabuk.. zararın neresinden dönersen kardır..
ya bırak,zehirlensinler .. yada katkılı olsun.. pahalı alsınlar.. değer mi,ya.. hayatın karardı..

vahide--rekin--tuna--irem--yasemin--songül--turgut--nail--güllü-- derya-- ela-- hah hah hah..

abim attan inip,yanımıza geldi.. ufuk ta,önümüzde tur atıyor..

tuğrul-- offf..of.. işkence bu resmen.. siz gülün,beni düşünen yok tabi..
ela-- sen bizim çektiğimiz işkenceyi duysan,haline şükrederdin bence..

gülerken.. abime de tabak verdim..

irem-- peynirin tadına bak abi..
tuğrul--( aldı ,yiyor.. )yasemin niye ayaktasın,otursana..
said-- o cezalı.. araştırmasını yapmadan,parası olmadan.. şirket kurmuş,teoride bile iflas etti..

vahide--rekin--tuna--irem--yasemin--songül--turgut--nail--güllü--derya-- ela--tuğrul--çiçek--  hah hah hah..

tuğrul-- peyniri beğendim.. nerenin peyniri bu,bizde alalım..
nail-- hediyem olsun beyim.. satmak beni aşar..  evleneceğim,hapislere düşmeyeyim..

allahım ne güldük ya..çiftlik çınladı sesimizle..

yasemin-- (oturdu yerine ) said aşkolsun..  ağız tadıyla satış yaptırmadın.. gün görmeden,
mr.blaunt gerçek ve kara bir tablo çizdi.. tuna bey,aileyi çökertti..
intihara meyilli ,genç girişimciyi el birliği ile gömdünüz..  hiç mi,şansı yok.. az bütçeli,hür teşebbüsün..

tuğrul-- var da.. ayağını yorganına göre uzatmak şart.. daha birçok etkenle beraber,evdeki hesap çarşıya uymaz genellikle.. hem parası olsa bile,herkes ticaretle uğraşamaz ki..
mesela ben öğretmen olamam.. tuna inşaat yapamaz..

turgut-- ama bir şans verilmeli değil mi..
mesela irem hanım örneğinde olduğu gibi.. bildiğim kadarıyla bir ticaret geçmişi yok.

tuğrul-- doğru ama o  istisna.. hata yapsa da.. kimseyi etkilemeden,kapatacak gücü vardı..
açıkça ben kumar diye düşünmüştüm ama tuna desteklerken, etüdünü de çok iyi yapmış meğerse...
isteyip de,yapamayacağı yok gibi görünüyor.
azimli ,hırslı.. becerikli.. öngörülü, gözlemci.. yetenekli.. imkanlarını kullanmayı bildi.. hasat parasına dokunmadan..  kendi ayakları üstünde durup,kocasının katkısını dahi geri
verebilecek güce erişti..
yakıştırıyor.. iş hayatını geçtim.. genç,güzel ve evli..  daha ne diyeyim ki ben..

irem-- iltifatın için sağol abi..  ama tunayla evli olmak,azap değil.. bilakis..

tuğrul-- dur dur.. yanlış anladın.. yaşın küçük,yaşadıkların büyük... ve mutlu evliliğini sürdürebiliyorsun demek istemiştim.. herşeye yetişip,on parmağında on marifet olması..  hiç kolay değil,bence.
irem-- ay teşekkür ederim.. tunaya laf söyledin sanmıştım.. afedersin.

tuğrul-- rica ederim..
yasemin-- peynirr.. satılık peynir var.. almak isteyenn..

said--derya-- ela--tuğrul--çiçek--vahide--rekin--tuna--irem--songül--turgut--nail--güllü--hah hah hah.

tuğrul-- tunaa,peyniri meyveyi ziyan ettik.. niye içki yok masada..
tuna-- ben sarhoş gibi olduğumdan aklıma gelmedi.. önce hatırlatsaydın ya..

tuğrul-- niye ... tamam,sormadım farz et..  hadi hep beraber Mersine gidelim.. balkonda denize karşı,ikram edeyim size..
1639.bölüm..


çiçek-- adı doğa olsun mu..

yasemin-- (gülümseyerek) olsun.. ( ayağa kalkıp ) doğa süt ürünleri reyonuna, hoşgeldiniz..  sınırlı miktarda.. tamamen doğal yöntemlerle ürettiğimiz peynirimizi,aracısız olarak..  hizmetinize sunmaktan mutluyuz..

said-- süt ürünleri reyonunda,sadece peynir olması tuhaf değil mi..

yasemin-- haklısınız efendim.. durumu şöyle açıklayayım;
süt hem çok faydalı.. hemde saklanması çok güç bir besin maddesi..
bu hava şartlarında zehirlenmelere bile yol açabileceği için.. -malum aracısız,katkısız ve özel kutulu ambalajı yok- tanıtım gününe getirmedik..
sizin hayatınıza değer verdiğimizden,randevulu çalışacağız.. peynirimiz,satacağımız sütten yapılıyor..
tadarsanız bir fikriniz olacaktır.. beğendiğiniz taktirde,yarın sabah
istediğiniz miktarı.. soğuk hava tertibatlı aracımız evinize getirecektir..

rekin-- izninizle,ingilizce konuşmak istiyorum... ifade edebilmek için.. turgut sen çevirir misin..
turgut-- çeviririm..

rekin-- sağol.. müşteri bir kilo süt istedi ve  çok uzakta oturuyor diyelim..
 soğuk zincirde götürmek için.. çok pahalı bir araç ve şöför lazım.. mazotsuz da gitmez ..
şirketin yeni..iddialısın, daha tanıtım aşamasında olduğundan.. fiyatı da  artıramazsın..
süt üretiminin yettiğini farz ederek konuşuyorum..
aracısız ,doğal ve sınırlı miktarda üretiyorsan.. maliyet öyle yükselir ki... neye uğradığını şaşırırsın..  kazandığının,masrafını karşılamayacağı açık.. hatta günü bile kurtarmaz..
birde kredi aldığını düşünürsek,bir ayın sonunda iflas edersin.. sonra kanuni yaptırımlar devreye girer..

derya-- öyleyse maliyeti azaltalım.. halleri vakitleri yerinde..
kredi almadı,inekler kendilerinin.. araç ikinci el..  kendi birikmişlerini koymuş,üstünü annesi tamamlamış.. babası da şöförlüğü yapıyor olsun..

tuna--pekii diyelim ki,bu şartlarda çalışıyor ve bekar..
anne  her zaman tolore eder.. ama baba da yaşlanmış,yoruluyor..hasta.. şöför olmak kolay değil..
kazancın,masrafı karşılamadığını görüyor ve hazıra dağ dayanmayacağını biliyor..
 oğluna mülayim bir şekilde söylediğini farz etsek dahi..
hanımına,kafası hiç çalışmıyor bu çocuğun.. aynı sana çekmiş,diyerek söyleniyor.
evlat duymasa bile,hissettiğinden.. ev ahalisinin huzuru bozulur.. faturalarda gelmeye başlamıştır çünkü...
genellikle genç..kendini sokağa atar,bu durumda..
arkadaşları kurmuştur çilingir sofrasını.. hepsi işsizdir..  karşılıklı birbirlerine imrenirler..  bir iki saatte,ben senin yerinde olsam diye..  başlayan fikirler üretilir..
geç vakitte,sarhoş kafayla evine dönerken.. kararını vermiştir.. ya devir edecek,ya ortak bulacaktır..
ama içten içe.. ikisinin de mümkün olmadığını bilir..
yatağına sızarken.. annesi,üzgün.. babası kızgındır..
ama daha bu.. dibe vuruşun başlangıcıdır ne yazık ki..

çiçek-- tuna bey,daraldım inanın.. yasemin fesh et,çabuk.. zararın neresinden dönersen kardır..
 ya bırak,zehirlensinler ... yada katkılı olsun.. pahalı alsınlar.. değer mi,ya.. hayatın karardı..

vahide--rekin--tuna--irem--yasemin--songül--turgut--nail--güllü-- derya-- ela-- hah hah hah..

1638.bölüm..


herkesin elinde tepsiler var.. sürahinin birisini de ben aldım.. çıktık..
  erkekler oturuyorlar..

 ufuk atıyla,tuğrul abim de tunanın atıyla dolaşıyorlar..
ufuk-- bana bakınn..
ela-- baktık canım..
irem-- ufukk,sakın adımı söyleme.. baban,yere düşebilir..

tunayla ben, güldük..

masaya koyduk elimizdekileri.. tabakları,bardakları yerleştiriyoruz..
kavun,karpuz.. üzüm ,incir ve peynir var ortada..

irem-- nail,sağol.. abii.. kavunla,karpuzu kesip yiyememen ..ne büyük bir talihsizlik..

tuğrul-- gelinn.. beni konuşturma.. halimin nedeni sensin..
kocan da,yine bu atı verdi.. kıracak bir yerimi..

tuna-- şişş.. iftira atma karıma.. adını söyleme yeter..
turgut-- niye..
irem-- tunanın atı,beni kıskanıyor ve üstündekini atıyor turgut..
derya-- ciddi misiniz,irem hanım..

irem--evet derya,eren abiyi üstünden atınca..öğrendik..
tuğrul--eren  neye uğradığını şaşırmıştı..
tuna--tuğrul-- hah hah hah..

irem-- (meyveleri servis ettikten sonra oturdum ) hadi buyrun..(peynirden aldım bir parça ) hımm.. nail,peynir çok güzel olmuş.. eline sağlık..
nail--afiyet olsun..  süt ziyan olacaktı,ilk defa yaptım..  hüseyinin akrabası köyde hayvancılık yapıyormuş,o anlattı..
ela-- harika olmuş.. nail.. kaç kilo yaptın..

nail-- iki ineğin sütünü bir hafta boyunca,her gün kaynatıp peynir yaptım.. göz kararı 50 kilo kadar olmuştur..

derya-- satın alabilir miyiz.. kime soracağımı bilemedim..
tuna-- naile sor,derya.. üreten o... yapıp,satabilir.. kendisine kazanç olur..
vahide-- bende alırım..
çiçek-- bende sevdim..
turgut--kilosu kaça nail..

nail-- beğenmenize sevindim.. ama ben satamam ki..    kilo bana yabancı.. bunun maliyeti nasıl hesaplanır,hiç bilmiyorum..

irem-- güllü bilir,sende öğrenirsin..
 yasemin ; alıcıyı da satıcıyı da madur etmeden.. peyniri fiyatlandır .. ve bize sat ..  mesela senaryo sana ait olmak şartıyla, hayali bir şirket bile kurabilirsin..
1637.bölüm..


ufuk-- amcaa..
tuğrul-- oğlum,nailin..amcanın kıyafetleri ..ahıra gitmeye uygun değil..
bende eyeri yerleştiremem.. gece gece.. yılanı,çıyanı var..  binme ama götüreyim.. sev..olur mu..
ufuk-- ...........................

tuna-- ufuk ?
ufuk--  kararımı verdim amca.. dediğini kabul ediyorum..

tuna--emin misin,sonra vazgeçtim deme de..
ufuk-- demem..
tuna-- (gülümseyerek saçını okşadı ) peki anlaştık..  bende senin için.. atını getireyim öyleyse..
ufuk-- yihuuu.. yaşasınn.. (çardaktan indi.. hopluyor avluda, çok sevindi )

tuna-- (gülerek ,kalktı ayağa ) bana biraz müsade ederseniz.. üstümü değişeyim..
nail-- beyim,ben getiririm atı..
tuna-- yok nail.. ben getireceğim..
tuğrul--tunaa..  ufuk neyi kabul etti de.. ödül olarak atı getiriyorsun..
tuna--  abi.. şimdi sorma.. evinizde anlatır..

tuna koşarak eve gitti..

irem-- içeriye geçelim de,size meyve ikram edeyim..
tuğrul-- meyveler buradaki mutfaktadır.. onu da,sen taşıyamayacağın için.. ben kesip,getireyim.. burada yiyelim olur mu gelin..

irem-- (gülümsedim) anlayışlı abim benim.. olur tabi.. tabak ,çatal getireyim bende..
nail-- irem hanım.. siz severmişsiniz.. taze peyniri,daha salamura yapmadım... getireyim mi..
irem-- hii,bayılırım..  dur,sevdiğimi kimden duydun..
nail-- esma kadın söyledi..
irem-- şimdi oldu,o bilir..

abimle nail kalkınca,ben de kalktım..

ela-- beraber getirelim..
songül--biz yardım ederiz ela hanım..
irem-- hep beraber,girelim hadi..

hanımlarla eve doğru giderken, turgut koşup geldi..
turgut-- irem hanım,iki dakika konuşsak diyorum..

irem--ev eviniz hanımlar,buyrun siz.. (onlar gitti) saidle,rekin yanlız kaldı turgut.. acil mi..

turgut-- gideceğim de.. güngör beyle konuştuğumu söylemek istedim..
irem-- sorun mu var..
turgut-- evet,bence var.. fabrikanın ve bizim  kıstaslarımıza uymuyor.. mali olarak yetersiz,teminat veremem dedi.
güngör beye .. şartlarından dolayı.. değil ana bayilik.. bayilik sözü bile vermem,ben.. .

tuna geldi yanımıza,spor giyinmiş..
tuna-- hayırdır..
irem-- turgut göngör beyle görüşmüş, teminatı olmadığı için.. bize uymadığını söylüyordu..
tuna-- anladım.. sen içeriye geçsen de.. bende ufuk,said, turgut ve rekinle
atları getirsem.. yarın konuşsanız nasıl olur..
irem-- tamam.. turgut;seni ezmemek için,sana yönlendirmiştim ben..
güngör beyin kişiliğini, mali durumunu biliyorum... onun teminatı,sağlam .. merak etme.. yarın detaylı konuşuruz..
turgut-- peki....

*****
biz evde kakara kikiri.. hazırlığımızı yaparken..  lavoboya gittiler.. bende yukarıya çıkıp,pantolon ..spor ayakkabı giydim.. 
merdivenin başına gelip.. 
irem-- hanımlar.. kıyafetinden memnun olmayan varsa,söyleyin.. getireyim. 
ela-- yokmuş,gel.. limonatayı götürüyoruz.. 
indim ,aceleyle.. 

18 Şubat 2013 Pazartesi

1636.bölüm..


derya-- bennn .... kusura bakmayın..
ela-- rica ederiz,derya.. ne kusuru.. uzağa da gidebilirdim değil mi.. teselli olmak lazım..

said--(ingilizce sordu, bizde devam ettik ) bu çiftlikten,sizin çiftliğe geçiliyor mu tuna bey..
tuna--(gülerek )evet, geçilir..sorma amacını söylesene..
said-- yok amacım,öylesine sordum ben....
irem-- bizim için mi,sordun.. onlar için mi..

turgut-- (gülümseyerek ) hiçbirisi..
yasemin-- (kaşlarını çatarak ) turgutt.. suss..

irem-- hepiniz biliyorsanız,bizde öğrenebiliriz değil mi yasemin..
tuna-- bizim çiftliğe anar mı gelecek yoksa..

yasemin-- ben buraya geleceğimden bahsettim..
o da.. belki ,uygun saatte uçak bileti bulursam.. uğrarım dedi..
tuna-- arabayla gelse bile.. çiftlikte olanlar,  anarı tanımaz ve anlamazlar..
kurtlar,köpekler de saldırabilirler..
irem-- Adanaya geleceği kesin mi.. iş ne olmuş..
yasemin-- görüşmüş,arayacaklarmış.. kesin geleceğim dedi..  bana izin verseniz de,eve gitsem..

çiçek-- ya buraya gelirse..
ela-- seni göremeyince,üzülür ..
yasemin-- doğru da,irem hanımların çiftliğine gidip bekleyecek halim yok ki..
tuna-- haklısın.. hep beraber gidelim..


on- on beş dakika sonra.. teşekkür edip , kalktık.. vedalaşılıyor.. naille güllünün fısıldaştıklarını görünce..
irem-- hamza kahya,esma teyze.. güllü de bizimle gelsin.. eve de bakarız..

hamza-- iyi de,çok gecikmesin..
irem-- biz ne zaman dönersek,o da evine gelir..

peki dediler..

arabaların oraya geldiğimizde,ufuk da.. rüzgarla geldi..

tuna-- irem ,yaseminin evini arayın.. belki oradadır..yada haber vermiştir.. elaya ev gösterecektik ya..

irem-- unutmuştum ama şimdi söylersek yanlış anlaşılır.. gidelim de,bahsederiz bir şekilde..
çiçek-- irem hanım,tuna bey.. ben geç olmadan,gitsem diyorum.. on dakika sonra otobüs var da..

yasemin-- nereye gidiyorsun,çiçek.. songülle seni götüreceğimizi ,söyledik ya..
çiçek-- zahmet vermeyim dedim yasemin.. arkadaşın gelecekmiş..
turgut-- ben yokmuyum,çiçek.. bu saatte tek gidilir mi..
derya-- songülü bırakırsın sen.. bizde çiçeği  götürürüz,turgut..
vahide-- bizde götürebiliriz..
irem-- (gülerek ) duydun,geliyorsun çiçek...


bindik arabalara.. abim,biz.. vahide hanımlar..deryalar ve yasemin arka arkaya hareket ederek..
ana yola çıkıp,çiftliğe gittik.. kurtlar ve iki adam karşıladı bizi..
tunayı görünce.. çekilip yol verdiler.. kimse gelmemiş onu da öğrendik..

park edip..indik arabalardan.. tuna cekedini çıkarırken..  kurtlar etrafımızı sardılar..

tuğrul-- tuna çek şunları,üstümüze çıkıyorlar..
vahide-- irem hanım yardım edin..
irem-- korkmayın birşey yapmazlar..  (ıslık çalıp,çağırdım kurtları.. tunayla beraber,seviyoruz..)
içeride yada dışarıda nerede oturalım.. (dışarıda dediler ) çardağa buyrun,lütfen..


tuna-- nail tüm ışıkları yak da,oturdukları yeri görsünler..
irem-- hanımlarr.. minderleri çırpın.. böcek olabilir..
songül-- hii,ne böceği..
tuğrul-- ohoo.. ne yok ki.. tüm haşereler mevcut..
turgut-- yarasa,sincap da varmış..
derya-- korkutmasana kızı..
said--  bak ben,timsah varmış diyor muyum..

irem-- tuna-- rekin--ela--derya-- çiçek-- turgut--tuğrul--güllü--yasemin--vahide--hah hah hah..

nail tüm ışıkları yakınca.. aydınlandık..
irem-- hadi bakalım,yerinize.. hadi hadi hadii..

kurtları gönderdik.. tuna kapının yanındaki muslukta ellerini yıkıyor.. ben aceleyle eve girdim.. banyodan bir havlu kaptım ve dışarıya çıktım.. kolumun üstüne koyup,başımı eğdim.. bekliyorum..
tuna doğrulup,beni görünce..gülerek..

tuna-- goncamm,sağol..
irem-- (gülümsedim ) sende  ağam..
tuna-- (havluyu aldı,siliyor elini..fısıltıyla ) aklıma buraya ilk geldiğin gece geldi ,niyeyse..
irem-- (elimi yıkadım bende.. havlunun bir ucuna elimi kurularken.. gözlerine bakarak ) yaa.. ilk kez öpmüş,sonra da karım ol demiştin.. neredeyse yasinle,figen gibi olacaktık..
tuna-- hahh hah hah..

havluyu,musluğun üzerine koyarken..

ufuk-- amcaa.. ben atıma gitmek istiyorum..
tuna--  olabilir de..misafirlerimizle de ilgilenmemiz lazım..
ufuk-- ama gideriz birazdan..
tuna-- sen , karar verdin mi..
ufuk-- daha değil..
tuna--iyi,  düşün biraz daha.. (onlara doğru gitsek de..sesini yükseltip )
 tuğrull.. bu gece buradasın tamam mı..
tuğrul-- (gülerek ) niyee.. çocukluğun aklına geldi de,beraber mi yatacağız yoksa.. ereni de çağırsaydın bari..
tuna-- (güldü ) sen gelsene biraz..
tuğrul-- gelir miyim hiç.. ela,bırakma beni..

 irem-- tuna-- rekin--ela--derya-- çiçek-- turgut--güllü-- yasemin--vahide--songül-- nail--hah hah hah..

oturduk biz de.. sigaralar yakıldı.. kahkahalar eşliğinde sohbet ediyoruz..  nailde rahatladı,güllü de..
nail cekedini çıkarınca.. güllü alıp,ayağa kalktı..
nail-- nereye gidiyorsun..
güllü-- odana bırakıp,mutfağa gidecektim..
nail-- gitme..  yan odalarda,adamlar var..
irem-- mutfağa da gitme.. güllü..  birazdan içeri gireriz zaten..

güllü oturdu.. cekedi ters katlayıp,yanına koydu..

ufuk-- amcaa..
tuğrul-- oğlum,nailin..amcanın kıyafetleri ..ahıra gitmeye uygun değil..
bende eyeri yerleştiremem.. gece gece.. yılanı,çıyanı var..  hem hayvan uyuyordur.. rahatsız etmeyelim..
ufuk-- ...........................

tuna-- ufuk ?

1635.bölüm..


songül güllüyü çağırdığında..
nail--(ceplerinden üç kutu çıkarıp) hanımım,bunları siz takar mısınız..
irem-- sen taksana nail..

nail-- yok,siz takın.. (fısıltıyla )elim titriyor..
irem-- (gülerek,aldım) peki.. (ayağa kalkıp,kutuları açtım.. söz yüzüklerini  elime aldığımda.. güllü de gelmişti.. ikisine de yüzüklerini taktım..  alkışlar arasında.. kolyeyi,küpeyi de takıp.. tebrik ettim.. )

naille beraber büyüklerinin elini öptüler..
diğerleriyle de tokalaşıp,tebrik edildiler.. tuna da,iki kulplu altını..
"birisi benden,diğeri ahmet abiden" diyerek taktı naile..
iyi dileklerimizi söyleyip,  gözünüz aydın dedik güllünün akrabalarına.. ana-babasına..

teyze ,amca kızları.. mutfaktalarmış..
tatlıları,lokumu.. çay,kuru pasta ve sıkmaları getirdiler.. masaya koydular..
tabaklar falan da gelince.. elayla ikimiz servis yaptık..

oturmuştuk ki..
ela-- ufuuk neredesin..
ufuk-- (çardaktan elini sallayıp ) buradayımm.. rüzgarı seviyorum..
ela-- burası yabancı sana.. su kanalı varmış,uzaklaşma sakın..
ufuk-- pekii..

tatlı nefis olmuş.. songüle,annenin eline sağlık dedim..çaylar geldi yine.. aldık..
 naille güllü yanyana oturuyorlar.. çiçekle  konuşurlarken..
güllünün amcası.. çeyiz alışverişi için, çarşıya ne zaman çıkılacak .. nerede oturacaklar,tuna bey dedi..

tuna-- ben seçenek sundum.. onlar karar verecekler.. çarşıya da, ne zaman isterlerse çıkarlar..
esma-- (sıkıntıyla )  doğru da.. nail çiftlikte.. güllü okulun orada oturalım dedikleri için.. karar verememişler..
irem-- sen ne diyorsun, esma teyze..

esma--(gülümsedi )  orası da uzak değil ama  daha yakın olsun ,isterim tabi..
irem-- herkesin dediği olsun madem..
 hamza kahya sen bir ev yaptır,şöyle sınıra doğru..  ben babama söylerim.. yada siz konuşursunuz nasılsa..
hamza-- yookk..  böyle konularda, erkek ne derse o olur.. otursunlar sizin çiftlikte..
yepyeni ev dururken,yaptırmaya ne gerek var..
irem--  (güldüm ) siz bilirsiniz.. yer belli olduğuna göre,büyük eşyalar da  artık alınabilir..

tuna-- nail, yarın gelip bakacaklar.. ilgilen..
nail-- tamam beyim..
tuğrul-- kim,neye bakacak..
tuna-- hüseyinlerin bebeği oldu ya.. onura söyledim..
onlar gelmeden.. ya bir oda ilave edecek.. yada bir ev yapacak..
tuğrul-- o ev yıkılacak mı..
tuna-- yok canım.. yıkılmaz.. yanına,arkasına.. ne bileyim, uygun bir yere yapılır..

tuğrul-- ben üç oda,bir salon..geniş mutfaklı,balkonlu.. iki banyolu ..
 prefabrik ev yapsam da.. bir haftada bitse,nasıl olur..
tuna-- harika olur.. maliyeti ne..

tuğrul-- (içini çekerek ) zarar telafisi diye düşünün..

irem--(gülümsedim ) abimm,sıkma canını..işin birde başka yönü var ..
dayımı ve arkadaşlarını görüp..delirtiyorum .. yanımda, tunaya sabır diliyor..
 öyle eğleniyorum ki,inanamazsın.. beni nasıl göndereceklerini şaşırıyorlar.. bugün kovaladılar hatta..

tuğrul-- (buruk buruk.. güldü ) mümkün mü..  sende hiç eğlenmiş gibi değilsin..
said --.. gözünüz aydın ,tuğrul bey.. . ela hanım  buraya geliyor muş..  lafa girdim ama derya  konuyu değiştir dedi..
tuğrul--  çok nazik ve iyi niyetlisin said .. keşke hatırlatmasaydın..

tuna--irem--  hah hah hah..

17 Şubat 2013 Pazar

1634.bölüm..



nasılsınız iyi misiniz muhabbeti yapılırken güllü ve songül..  kahveleri ikram ettiler.. içiyoruz..
 güllü ,gayet güzel bir elbise... topuklu ayakkabı giymiş.. saçlar fönlü.. birazda makyaj var.. hoşgeldiniz dedi bize.. sonra mutfağa gitti..
nail de,kıyafetle.. saç sakal tıraşlı,haliyle bambaşka olmuş..

herkes sohbet ediyor..

 rekin--(ingilizce ) irem hanım,siz evlenmeden burada mı oturuyordunuz..
tuna beyle, nasıl karşılaştığınızı anlamaya çalışıyorum da..

irem-- ben doğuncaya kadar,burada dedem,babaannem.. halam, amcamlarla beraber yaşamış büyüklerim.. .. sonra babam merkezde ev almış bize..
 esma teyzeler kalmaya başlamışlar.. annem-babam da iş zamanında gelmişler..
bir yılda ancak on kere  geldiğimi düşünürsek.. büyük bir tesadüf eseri,tuna yoldan geçerken.. görmüş beni..

çiçek-- pardon,irem hanım.. ne anlattığınızı soruyorlar,söyleyeyim mi..

tuna-- söyleme,bilmesinler çiçek.. mr.blaunt.. fazla dikkatlerini çekmesek de.. ben görür görmez aşık oldum diyerek ,noktayı koysam nasıl olur..
mr.blaunt--(gülerek ) olur tabi..
irem-- nail de,gözüme bakıyor..

güldük biz..

irem-- kusura bakmayın..  mr.blaunt, çiftlikle ilgili soru sorunca.. bilgi verdim..
hamza-- dilinden anlamıyoruz adamın.. iyi ettin.. ne iş yapıyor,arkadaş..

irem-- tüccar..
tuğrul-- (fısıltıyla ) tuna iste artık.. tatlıyı yiyelim..
tuna-- (gülerek )beni engelliyorlar, abi..  sen istesene..
tuğrul-- adam ters ,ben istedim diye huysuzluk yaparsa ayıp olur naile..
tuna-- tamam..

 hüseyinlere ve babamlara haber verdiklerini söyledi ,esma kadın..

esma-- tebrik ettiler,selamları var ..
irem-- as.. babam gelirken bizi de aradı..esma teyze.. hatta ,hamza seni  şikayet etti bile dedi..

tuğrul--şikayet mii.. sen ne diyorsunn..
hamza-- yok beyim,ne şikayeti.. biz dertleşiyorduk,aramızda.. ahmet ağa şaka yapmıştır..
irem--.................

tuğrul-- ama irem  ciddiye almış,gibi..
irem-- şimdi  gelme amacımız başka ama  kahyayla  sonra konuşacağıma emin ol..
hamza--.............................


tuna-- kahya ziyaret sebebimiz,belli.. allahın emri,peygamberimizin kavliyle.. güllüyü,naile istiyorum.. rızanız var mıdır..
hamza-- siz böyle münasip gördüyseniz.. vardır,ağam..  bir yastıkta kocasınlar,allah mesut etsin..

amin denildi..

songül güllüyü çağırdığında..
nail--(ceplerinden üç kutu çıkarıp) hanımım,bunları siz takar mısınız..
irem-- sen taksana nail..


1633.bölüm..


yarım saat sonra..
tunanın arabasıyla ,babamın çiftliğine dönerken..

tuna-- (kıs kıs gülerek ) iremm,sakin ol tamam mı.. naili düşün..
irem-- dalga geçme tuna.. beni babama şikayet ediyorsa.. sonucuna katlanır..
tuna-- etmiş de,o da senin gibi konuşmuş işte.. elde ettiği ne var,hiç..

irem-- adama ne oldu , anlamıyorum.. hiç böyle cimri değildi.. senin yapacağına güveniyor o..
kızı da,bulunmaz bursa kumaşı sanki..

tuna-- iremm.. kendine gel.. kesinlikle böyle konuşma,bir daha..

diğer arabaların yanına park etti.. ışıklandırmışlar çardağı..
söğüt ağacının oraya büyük iki masanın etrafına, sandalyeler sıralanmış..
beyaz örtü ve kırmızı  güller buradan bile görülüyor..  epeyce de kalabalıklar..

inerken.. rüzgar geldi.. sevinç gösterisine kayıtsız kalmak ne mümkün..
irem-- (okşadım başını ,sırtını ) rüzgar sakın üstüme atlama.. seni sonra seveceğim..  aferin oğlum..

hamza-- (ayağa kalktı ) hoşgeldiniz.. buyrun..
tuna--hoşbulduk.. rahatsız olma kahya ,rüzgarı geçersek,geleceğiz..
hamza-- tamam..
tuna-- kağıt havludan kopar da.. tulumbadan su çekeyim sana..
irem-- (indim,elimde peçeteyle ) atın üstündeki halin geldi aklıma.. offf bu yakışıklı da kim demiştim..

tuna--(elini belime koyup,kısık sesle )  belli etseydin keşke..
irem-- (tulumbaya biraz bastı.. akan suyla elimi yıkadım, kuruladım birde ) şimdi ediyorum ya,önemli olan o.. değil mi.. öpeyim mi ha..
tuna-- hah hah hah..

ufuk-- iremm..
irem-- (koşan ufuğu kucağıma almadan.. eğilip öptüm.. ) canımm.. nasılsın..
ufuk-- iyiyim.. sen nasılsın..
irem-- (yanağını okşadım ) iyiyim bir tanem.. ayakkabılarım topuklu olduğundan,
kucağıma almadım.. yanlış anlama tamam mı..

ufuk-- tamam.. amcaa..
tuna-- efendim..
ufuk-- biraz konuşabilir miyiz..
tuna-- evet de,acil mi.. herkes bizi bekliyor da.
ufuk-- .......... yok ,değil aslında..

irem-- ben merhaba derken.. konuşun siz..
tuna-- gel bakalım,ufuk bey.. (elini tuttu,yürüdüler bir kaç adım )

bende songül,turgut,yasemin.. vahide,rekin.. derya said.. çiçek..  ela,abim.. esma kadın.. hamza kahya.. nail .. güllünün,teyzeleri..  amcası ve eşiyle.. tokalaştım,öpüştüm..

herkes pek şık.. yüzler gülüyor.. yerime otururken.. tunayla,ufuk geldiler..  o da tokalaşıp,yanıma oturdu..

1632.bölüm..



saçım,makyajım manikürüm yapıldı.. erken bitti,bende taksiyle eve gittim..
yukarı çıktığımda, tunanın sesi geliyordu.. telefonla konuşuyor..

tuna-- evet..   anladım.. çarşamba,perşembe cuma günü,geç saate kadar
orada olacağım.. randevu alırsanız,görüşürüz.. iyi akşamlar..

 ıslık çalmaya başlayınca, zile bastım..

kapıyı açtı.. o takım elbisesini giyinmiş.. beni karşısında görünce..

tuna-- vavvv.. karım gelmiş.. hani bekleyecektin..
irem-- (içeriye girdim ) acele et dediğim için,çabuk yaptı.. orada mı bekleseydim kocacığım.. ..
gecikiyoruz..
( ayakkabılarımı çıkarıp..yatak odasına gittim..
(poşetteki kıyafetler askıya asılmış.. abiyeler,günlükler dolaba yerleşmiş bile.. üzerimde ki,elbisemi çıkarırken..  kapı zili yine çalınınca.. tuna açmaya gitti.. duyuyorum bende..
philip ve elizabethle konuşuyor.. geri giydim artık.. gittim yanlarına..  )

irem-- merhabaa.. buyursanıza..
philip-- sağol,girmeyelim.. çokk çok güzelsiniz hanımefendi..
irem-- çok teşekkür ediyorum.. centilmen beyefendi..  öğretmenimde göz kamaştırıyor.. sizde..
randevunuz mu var.. gecelere mi akacaksınız yoksa..

elizabeth--tuna--philip-- hah hah hah..

elizabeth--  (gülerek ) anaokulu binası için,randevumuz var.. teşekkür ederim bu arada.. çok duygulandırdın beni..
irem-- rica ederim,afiyet olsun..

philip-- bana haber bırakmışsın.. konuyu bekir beyden,öğrenip..mahmut beyi aradım.. onu da aradığını ama yeni geldiğini nedeni bilmediğini söyleyince anlattım.. mobilya sektörüne gireceği için, ilgilendi..
sonuç olarak.. bekir bey,necati bey.. mahmut bey ve biz..  işyerinde buluşup konuşacağız.. size de gelin diyecektim de.. tuna gideceğinizi ,söyledi..

irem-- evet.. evlilik sırası nailde.. sen almayı mı,ortak olmayı mı düşünüyorsun..philip..

philip-- yok canım,ne alması.. o fabrika teknolojisi ve üretimiyle.. dünya çapında.. her kıtaya ihracatı var.. bizde kumaşlarımızı oradan alıyoruz..  kimbilir kaç para istiyordur..
mahmut bey ,düşünüyor da.. fiyata bağlı,dedi.. minik bir hissedar olabilirim belki..  sen niye almıyorsun ki..  on günde  yapacağın,ihracat.. bizim bir yılda yaptığımıza eşit olurdu..

irem-- doğrudur ama xxx bayiliğinin yanısıra.. fabrikanın da.. % 39 una ortak oldum.. biraz zaman geçmeli,yoksa ekonomik olarak sıkılırım..
philip--(gülerek )  ay öyle miii.. çokkk sevindim çok.. tebrik ederim..  nasıl ortak olabildin ki..

irem-- sağol.. uzun hikaye.. mr.blaunt da büyük ortak oldu..
bu fabrikayla ilgili bazı duyumlar aldım; necati beyin enerji sektörüne geçeceği .. satışın acil olduğu ve çok makul bir bedel telafuz ettiği konuşuluyordu..
ama şimdi bekir bey de olacağı için.. muhtemelen , fiyat makul olmayacaktır..
 bence necati beyi yanlız yakalayıp,pazarlığınızı öyle yapın..

philip-- tamam,tiyo için sağol.. sizi beklettik.. hadi hoşçakalınn..

güle güle,oturmaya da bekleriz dedik.. indiler basamakları..
koşarak yatak odasına girdim.. elbiseyi çıkarıp,koltuğun üstüne bıraktım..

irem-- tuna kıyafetler için sağol,lacivert etekle.. mavi-beyaz desenli tuniği çıkarsana.. dişimi fırçalayayım..

 banyoda  işim bitmiş..  kağıt havlu ile ağzımı kurularken..tunanın ellerini..  çıplak belimde hissedince.. ürperdim..
saçlarımı kenara çekip,boynumu öptü..
tuna-- ne oldu sana.. az önce konuşmamı duyup,ona mı takıldın..

irem-- (yanağımı,yanağına dayadım ) hayır,takılacak ne vardı ki..  okul için.. muhtemelen bir öğretmene  randevu al dedin değil mi....

tuna--evet de,ne bileyim.. (kokumu, içine çekerek )  üstüme atlayacağını düşünmüştüm,panterim..
hayal kırıklığı yaşadım,biraz..
irem-- (ona dönüp,aşkla.. dudaklarını öptüm ..biraz çekilerek ) ama gidemezdik..
dönünce atlar,hayal kırıklığını onarırım.. tamam mı..
tuna-- ( öpüp,bıraktı belimi ) tamam..

15 Şubat 2013 Cuma

1631.bölüm..


arabadan indiğimizde..  tuna kebap kutusunu.. aldı..
bende çamaşır,ayakkabı ve günlük kıyafet poşetlerinden.. giyeceğimi ve tuna için aldıklarımı koydum ayrı bir poşete.. yukarıya çıktık..

seyhan nehri manzaralı ,eşyalı dairede.. temizlendik,yedik içtik.. küçük bir kovalamaca da yaptık tabi..
heves etmiş,nasıl yok diyeyim ki..
sonra dinlendik,birbirimizin kollarında.. yani kaldığımız iki saat bize, çok iyi geldi..

***
ben belden büzgülü,eteği farbelalı beyaz elbiseyi giydim.. dolgu topuklu beyaz yazlık ayakkabılarımı
geçirdim ayağıma.. saçlarımın suyunu alıp,topuz yaptım sıkı sıkı..  tuna.. bana bakıp..

tuna-- çok güzelsiniz irem hanım..
irem-- sağolasın.. aşkımm.. sen de giysene,hala bornozlu oturuyorsun.. ..
tuna-- giyeceğim yok ki.. senin getirmeni bekleyeceğim,çaresiz..

irem-- (gülümseyerek,poşetten ona aldığım.. çorap,çamaşır.. pantolon, v yaka  merserize kazağı çıkarıp.. yatağın üstüne bıraktım.. ) buyur hayatım.. ama ayakkabı beğenemedim..

tuna-- (doğrulup tişörte,pantolona baktı.. ) vayy,çok güzelmiş.. idareli olacağım dediğin için.. beklemiyordum ben.. teşekkür ederim.
irem-- rica ederim,güle güle giy.. istisna yaptım senin için.. krem rengi nasıl duracak bakalım..
tuna-- sen alırsın da,kötü durur mu.. (ayağa kalkıp,öptü beni..)

o giyinirken.. etrafı,banyoyu.. mutfağı toparladım.. atılacakları kapının yanına bıraktım..
irem-- canımm,hatırlatta.. naili arayayım..  ne almış,eksik var mı sorayım..

tuna--  ben sordum aşkım.. eksik yokmuş.. yüzük,küpe .. kolye almışlar..
güllüyü kuaföre götürmüş,kendisi de tıraş olmuş..  köşke uğradı.. bizim nailinin eli ayağı titriyordu,inanabiliyor musun.. seni sordu,bana söyle dedim..
 mağazadan,irem hanımın hediyesi demişler.. aldıklarının parasını sana verecekmiş.. (aynada kendine bakarak ) zevkli kadınsın,yakıştı..

irem--(gülerek )  biliyorum,yakışıklım.. iyi günlerde giy.. enfes oldu.. nail,gülçinle karşılaştı mı..
tuna--( ayakkabılarını giyerken ) gülçinin monitör avantajı var ya.. gidinceye kadar,hiç görmedim..  biz altın takacak mıyız.. hani nişan değil ya..

irem-- lira götürürüm,gerekirse takarız..  tunaa,mola çokk güzeldi..
tuna-- (ayağa kalkıp,omuzlarımdan tuttu ) bence de.. seninle güzeldi.. (okşadı yanağımı,gülümseyerek )  hadi gidelim,birtanem....

*********
arabayı tuna kullanıyor.. akşam üstü trafiğinin stresini yaşamayayım dedim..

tuna-- sen evde mi,köşkte mi giyineceksin..
irem-- bilmiyorum..henüz mola modundan çıkamadım.. ev olsun hadi.. senin kıyafetler orada.. kuaförden,taksiyle gelirim ben..
tuna-- daha neler..
irem-- aşkımm,birşey soracağım.. maruflar Adanaya uğrayacaklardı..geldiler de,ben mi fark etmedim..

tuna-- yok,geçen gün yemekte.. saide sormuştum... dubaiye gitmek zorunda kalmışlar.. bazı karışıklıklar
olmuş.. ama iş mi,özel mi bilmiyorum..
( gülerek ) evlendiler ya.. derya ; saygıdır.. büyüklerin eli öpülür demiş.. hoşgeldin derken..şaşkın elimi öpecekti neredeyse..

irem-- kıyamam.. öpseydi ne var.. çok şükür ki,derya iyiyiz..mutluyuz dedi.. allah nazardan esirgesin.. darısı,tüm bekarlara olsun..
tuna-- amin..  haa,ali de adresi bırakmış..
irem-- ayy ben onu unuttumm.. teyzemi de aramadım.. tuh tuh.. (kuaföre yaklaşınca ) evde bana hatırlat tamam mı.. canımm..

tuna-- tamam.. (durdurdu arabayı ) iremm,birşey isteyebilir miyim..
irem-- (güldüm ) kestirmem,boyatmam tamam..
tuna--(gülümseyerek ) onlar daimi de.. saçını da toplatmasan.. hani dalga dalga yaptırıyordun ya.. yine öyle olsa..
irem-- hah hah hah.. peki ağam.. bende yeni mini eteğimi  merak ettiğini,onu giymemi istediğini sanmıştım..
tuna-- ediyorum, şakacı.. gecenin ilerleyen saatlerinde.. diyeceğime emin olabilirsin.. hadi dikkatli ol..
irem-- sende by..

indim arabadan.. kuaför salonuna girdiğimde saat yediye geliyordu..


1630.bölüm..


tuna kapıyı açıp,oturdu.. kebap kokusu,inanılmaz.. kutuyu arkaya koyarken..
kısık sesle "kim" dedi.. ve hareket etti..

irem-- bekir bey.. iş yerine gitmiyorum,yarın gönderirsiniz.. acelesi yok..
bekir-- allah birbirinizden ayırmasın.. hoşçakalın..
irem-- aminnn..

beş dakika,istiyorum canım diyerek.. philip ve mahmut beyi aradım.. ikisi de yerinde yokmuş..
not bırakıp,beni yada bekir beyi aramalarını istedim.. konuşmam üç dakika ancak sürmüştür..

irem-- dürüm yaptırmadın mı..
tuna-- yok.. fazla enerjiye ihtiyacın olacağı için.. kebap yaptırdım..
irem-- (saat 15:30) fazla enerji harcayacağım,bir durum yok ki.. akşam oynayacak da değiliz.. isteme bu..
tuna-- (gülerek ) iremm.. kovalayacağım dedim ya..
irem-- hahh hah hah..  ben yakalanırım hemen..
tuna-- aaa.. ama eğlenceli olmaz öyle..
irem-- (güldüm ) sen ne alemsin ya.. eğlenecek halde miyiz..

tuna-- (baraj gölü manzaralı.. çam ağaçlarının olduğu..gölgelik piknik alanına girdi..
hafta içi diye kimsecikler yok ..bir masanın yanında durdu ) ne varmış halimizde.. sağlıklıyız ve beraberiz..  bir saatlik mola bizim de hakkımız.. başka hiçbirşey umurumda değil şu anda.. senin de olmasın..
irem-- (uzanıp,yanağını öptüm.. ) sen var ya,sen.. benzerin yok, tuna ağa.. (kapıyı açarken ,dizine vurup..indim ) elim sendee.. yakalayamazsın kiii...
tuna-- hah hah hah..

************

alan geniş,gölge.. bir allahın kulu yok..  gülerek,konuşarak tuna beni kovalarken.. koluma dokundu..
bir anda ben onu kovalamaya başladım..
eğlenecekti ya,gerçekçilik açısından duramıyor da.. araziyi dört döndük..
ağaçların arkalarına saklandık.. çocuk parkında,salıncağa. tahtaravalliye bindik..
 ben kum havuzunda,çimlerde yuvarlandım.. saç baş darmadağın.. üstümüz perişan olunca..

irem-- (nefes nefese ) gell,yakalayayım seni..
(kollarımın arasına girdi.. başımı omuzuna yasladım.. o da belime sarıldı.. )

irem-- suu.. kebapp.. tatlı ,dondurma istiyorum.. tunaa..
tuna-- hah hah hah.. sıralamayı bir daha gözden geçir,bence..

(yürüyoruz arabaya doğru.. onun kolu omuzumda.. benimki de belinde )

irem-- tunaa.. onlar gereklilik,sen aşksın..tek ve daimi..
ve sıralamayı doğru yaptığımı düşünüyorum..  sudan önce olman hiç cazip değil..
tuna-- (çenemden kaldırıp.. ) seni öpmek istiyorum..

irem-- su olmayınca,işte böyle istemekle kalırsın..
tuna-- hah hah hah.. piknik alanına siyah bir araba girdiği için,öpmedim.. tanıdık olabilir,neme lazım....
irem-- aman şu halimizle,tanıdık birisini görmeyelim .. eve gidelim de.. öyle yiyelim..

tuna-- başka çare yok.. mecburen öyle yapacağız..
deşarj olduk,şikayet etmiyorum da.. buraya açık havada,kebabı yiyelim diye gelmiştim ben..
kovalama ev içinde gerçekleşecekti.. sen bekleyemedin..

irem-- hıı.. niyeyse aklıma, "halam bana bal gibi birşey yedirdi "dediğin geldi..

tuna-- irem-- hah hah hah..
1629.bölüm..


o kebabın pişmesini beklerken..  bende tatlıyla,dondurma aldım..
arabaya bindiğimde telefon çaldı.. bir sigara yakıp,açtım.. tunayı da görüyorum..

irem-- buyrun..
bekir--(sinirli,üzgün bir sesle ) müsait misin.. tuna yanında mı ..
irem-- yanımda değil.. beş dakika sonra gelir.. bekir bey..
tahmin ettiğim konu için aradıysanız.. boşverin,konuşmaya bile değmez..

bekir-- offffffffff.. duyunca,başımdan kaynar sular döküldü sanki..  kırdım geçirdim.. kovdum namussuzu..
sen  o haldeyken,belli etmeden satış yapmışsın birde.. ben ne diyeceğimi bilmiyorum.. çookk özür dilerim,çok..
irem-- o onun densizliği,terbiyesizliği..  özür dilemenize gerek yok.. bekir bey..
saçma sapan olaylar geliyor başımıza..  kafasını,kırmak isterdim de.. birde onunla uğraşmayım diye..
 elimi sürmeyip, kendimi frenledim..
siz duysanız,olay büyüyecekti.. hele tunanın yapacaklarını ,tahmin bile edemiyorum..
 tam gidiyordum ki.. siz geldiniz,gidemedim.. ne olursa olsun,konuşmaları anlarken duruma kayıtsız kalmam da mümkün değildi..

ama tuna kesinlikle duymamalı..bu bizim travmamız,bekir bey....  şöförsüz,korumasız.. tuna olmadan, bir yere gittiğim vaki değilken.. üç yıl önce  , yedi aylık hamileyken.. takıntılı bir şerefsizin saldırısı sonucu,bebeğimi kaybettim..
tunayı şah damarından vurdu.. benim de yüzümde,vücudumda.. kırılmadık kemiğim,hasarsız organım kalmamış.. ikimiz de,kan kaybından.. ölmek üzereymişiz..
bulunup,hastaneye getirildiğimizde.. tunayı ameliyata almışlar da.. ben müdahaleye cevap vermemişim.. nöbetçi doktor ölüm raporumu düzenlerken.. yengem imza karşılığı beni ameliyata almış..  önce allahın, sonra bülent ve onun  sayesinde hayattayız..
aylarca tüm vücudum alçılı olarak,hastanede yatarken..  bir daha anne olamayacağımı da öğrendim.
acımız ,üzüntümüz tarifsiz olsa da..  yelizle tuna ..  ruhumu onarmaya çalıştılar.. depresyondan öyle çıkabildim..
(içimi çekerek )şimdi okuyacağım ama yine kendini bilmez birisi karşıma çıkabilir ,tedirginliğini üstümden hala atabilmiş değilim..  benim için .. hiçbirşey tunadan daha önemli, değil.. o benim yaşama sebebim.. hassasiyetimi anlamanız açısından söylüyorum.. sırf bu yüzden ,idealim olan öğretmenlikten.. okumaktan vazgeçmiştim ..

sevsem de,başarılı olsam da.. çalışmaya mecbur değilim,bildiğiniz gibi..
yeni bir sarsıntıya,gerginliğe tahammülümüz yok.. öylesine sıkıntılı ve zor günler yaşadık ki.. hak veriyorum ona da.. tunanın- bana birşey olacak diye- ödü kopuyor..  sam i bile tehdit görürken.. bu olanı duyarsa, delirir..  holdingi tasfiye edebiliriz.. durum o denli ,ciddi yani..

 düzenimden,işimden de vazgeçmemek için..
şu anda düşünebildiğim tek çözüm.. az görüşmek ve iş yerinize birdaha gelmemek..
kimse kovulmasın,bende laf duymayayım.. ne olur,beni anlayın ve
darılmayın.. rica ediyorum sizden..

bekir-- (içini çekerek ) peki, anladım.. ben hiç birşey bilmiyormuşum..

irem-- (yutkunup ) içi bizi,dışı başkasını yakıyor malesef..
birbirimizi  gözümüzün  önünden ayıramamamız, bu yüzden işte.
tuna geliyor,bekir bey.. iş hakkında konuştuğumuzu söyleyeceğim..
bekir-- tamam tamam.

1628.bölüm..


aykut bey,kapıyı açtı..
aykut-- irem hanım, gelir misiniz.. çantanızı da alın..
irem--( kalemimi,çantamı aldım) ne oldu,tuna nerede..
aykut-- burada..

odadan çıktım.. kapıyı kapattı,tuna da orada sahiden.. ama rengi atmış.. demek dinlediler,beni..

irem-- evet ?
aykut-- tuna bey,aceleniz olduğundan bahsetti de.. gidebilirsiniz,demek için çağırdım.. bilgi için teşekkür ederiz..
irem-- hımm.. anladım.. soru sormayayım diye gönderiyorsunuz..
yanımızda değildiniz,bilgi verdiğimi nereden biliyorsunuz.. desem mi ki..

aykut-- (gülerek ) demeyin bence..
tuna-- iyi günler,aykut bey..
aykut-- size de..

tuna bana elini uzattı.. tuttum ve koridordan geçtik.. dairenin kapısını açtı..
merdiven boşluğuna çıkınca da.. derinn bir nefes verdi..

irem-- (gülerek ) hayırdır,sana ne oldu..
tuna-- (iniyoruz basamakları ..bana bakıp )sen tost yemişsin,ben onu da yemedim.. dürüm teklifin hala geçerli mi..
irem-- evet.. yeni tekliflerim de var..
tuna-- (apartmandan çıktık.. kaldırımda yürüyoruz ) ne gibi..
irem-- tatlı gibi..
tuna-- (açtı arabanın kapısını ) güzell.. dondurma da yakışır,değil mi..
irem-- (oturduk,vahide hanımın gönderdiği klasörü gösterge panelinin üstünde görünce ) boşver,o kalsın..  ne oldu,anlat bakalım..

tuna-- (arabayı çalıştırdı ) hiç niyetim yok,hayatım.. tatlıyı da,dondurmayı da istiyorum.. bana ne..
irem-- (gülerek ) ağzına bile yakışmıyor.. kebapçıya gelene kadar.. ben biraz uzanayım.. bütün enerjim,tükendi...
tuna-- kıyamam sana.. yatır koltuğu..

uzandığımda, telefon çaldı.. ahizeyi kaldırmadan.. tuşa bastım.. ses duyulsun diye..

irem-- buyrun..
mehmet-- ......... merhaba,ben mehmet.. rahatsız etmedim umarım..

irem-- rica ederim,etmediniz tabi ki.. merhaba mehmet bey..
mehmet-- vahide hanım,önemli bir toplantıdan çıkacağınızı ve yarın aramamı önermişti .. sesiniz de yorgun ve derinden geliyor..  o yüzden sordum..

irem--  araba kullandığımdan,ahizeyi almadım..
 toplantı .. az önce bitti.. ama sizler her zaman arayabilirsiniz.. buyrun,dinliyorum..

mehmet-- sağolun..sizi meşgul etmemek adına,konuya gireyim o halde.. hayırlı olsun..
 biraz önce faksla bilgilendirildik.. mr.blaunt işi biliyormuş,doğrusu..
hem hizmet şartları, hem de bize yönelik bazı değişiklikler yaptı.. yapacaklarını da  bildirdi..
 çok memnun olduk..  ortaklığınızın bol kazançlı ve uzun ömürlü olmasını diliyorum..

irem-- çok teşekkür ediyorum mehmet bey.. inşallah ,hep birlikte kazanırız..
hem iş,hem özel hayatta mutlu olmanızı diliyorum bende..

mehmet-- hah hah hah.. sağolun.. faruk ve davut da yanımdalar.. onlar da, tebrik ediyorlar.. sizi de duyduklarından..  bizim başımız kel mi dediler..

irem-- (gülerek ) teşekkür ederim..  dileğim ,onlar için de geçerli..

faruk-- irem hanım,sağolun da.... ben öyle birşey demedim..
ama mehmet ve davuta dilek yetmez.. bu beyler umutsuz vaka.. ( imdaatt imdaatt..  dedi ve güldüler sonra da.. )
davut--iyi günler irem hanım.. mehmet faruğu kovaladığından.. kapanışı yapmak bana kaldı..  birazdan yakalayıp,işkence mahiyetinde planlarımızı uygulayacağız kısmetse..
size,eşinize ve tanıdıklara selamlar.. hoşçakalın..
irem-- güle güle,davut bey.. as..

irem--( gülerek,bastım düğmeye..) evlenip ne yapacaksınız.. dert yok,tasa yok..
koca adamlar ,siz koşturun böyle..
tuna-- (kebapçının önünde durdu ) niye öyle diyorsun ki..
evlenmek,koca adam olmak.. koşturmaya engel mi.. belki onlar da, benim gibi..  daha önce hiç kimseyi kovalamamışlardır..

irem-- ay sen, alındın mı yoksa..
tuna-- (gülerek, baktı bana) çokk..
irem-- dürüm alayım da,affet bari..
tuna-- (kaşlarını kaldırıp ) cık,sen tatlıyla dondurmayı al..  birde kovalarsam bellki,affederim..
irem-- hah hah hah..
1627.bölüm...


ersin-- uzun zaman geçmiş üstünden.. nasıl emin olabiliyor sunuz... önemli bir gün müydü ki..

tuna-- evet,bizim için önemliydi.. hasatı tamamlamış,işçilere ve dostlara  yemek vermiştim..o gece..
irem de,aylar sonra..çiftliğe ilk defa gelmişti..
gündüz ,naille konuşurlarken.. bir arkadaşıyla karşılaştığını söylemişti bana da...

irem--bir telefon edebilir miyim..
ersin--elbette,buyrun..

telefonu çekip.. tuşlara basarken.. kahvelerimizi getirdi sekreter kız.. kapıyı da çıkarken kapattı..

vahide-- bahadır holding buyrun..
irem-- merhaba vahide hanım.. birşey soracaktım..
vahide-- buyrun..

irem-- tijen geldiğinde,form doldurdu mu.. birşeyler yazdırdın mı ,yani..
vahide-- evet.. doldurdu,yazdı ve şeffaf dosyaya koydu kendi eliyle.. bende klasöre kaldırdım..
irem-- sen bir tanesin..  dokunmadan.. o klasörle birlikte.. bana gönder.. kim boşsa getirsin..
dayımın bürosundayım..  yerini biliyorsun değil mi..

vahide-- biliyorum ,gülçinle göndereyim.. zuhal hanımın rüyası çıktı mı,yani..
irem-- daha emin değilim.. hoşçakal..

kapatıp.. bir sigara yaktım..
tijenle olan muhabbeti,tunayı İstanbulda gördüğünü ve bana nasıl aktardığını anlattım..
sonra ,iş yerine geldiğinden de bahsettim..

irem-- yaş günümüz,evlilik yıldönümümüz ..mezuniyetim öğrenilebilir de..
 bu tarihi sadece o bilebileceği için,şüphelendim..
 ufuğa gelen mektupları karşılaştırma imkanınız da olabilir ,belki..

tuna yazmış,kağıdı uzattı..aldı aykut bey..

aykut-- evet,belki.. siz yazarken, tuna beyle aşağıya inip.. klasörü almamızda bir sorun var mı..
irem-- yok tabi ki.. gülçin getirecek..

ben yazmaya başladım.. onlar da gittiler..

on beş tarih var.. geçmiş ve gelecek.. hepsi bizimle ilişkili..
önemli değil ama bilmeyen için kafa karıştırıcı tabi.. yazıp uzattım ersin beye..

ersin-- (alıp katladı,cebine koydu ) şimdi bana ufuğun etkilendiği fikrine nasıl kapıldığınızı anlatır mısınız..

irem-- olur..  tuna duymasın mı istediniz..
ersin-- (gülümseyerek ) devam edin lütfen..

ben anlatırken.. hiç kesmedi sözümü ama duyduklarından dolayı,  kıpkırmızı oldu....
sigara üstüne, sigara içti..
benim yanaklarım da kızarmıştır eminim..

bitirince ,bir sigara yakıp.. derin bir nefes alarak .. arkama yaslandım..

irem-- çocuğun etkilendiğini bilmek için, uzman olmaya gerek var mıymış ersin bey..
ersin-- ( içini çekerek ) benim düşüncemin bir önemi yok..
 durumu detaylı öğrenmeye yönelik bir soruydu,irem hanım..
olayın çerçevesini ve ilgili kişilerin ilişkilerini anlayıp..
doğru değerlendirme yapabilmek adına.. dün anlatma imkanı bulamadığınız.. bilgiyi aldım sizden..

irem-- şimdi ne olacak..
ersin-- (içini çekip ) işimiz bitti, gidebilirsiniz..
1626.bölüm..


dayımın bürosunun önünde yer yoktu,biraz ileriye park edip.. yürüdük..
merdiveni çıkarken..

irem-- abim ne diyor,olanlara..
tuna--  şok oldum,üzüldüm.. ..elayla Adanaya giderse..benden de ayrı kalacak.. diye kara kara düşünüyorum dedi..
(büronun zilini çalarken,kısık sesle ) tarif isterlerse,insaflı ol..
irem-- hah hah hah..

dayım açtı kapıyı,gülerek..
erol-- maşallah,yüzünüz gülüyor.. hoşgeldiniz..
tuna-- hoşbulduk..
irem--tunanın sayesinde.. aslında tüm nemrutluğum üstümde de.. o hak etmediği için.. hırsımı sizden çıkaracağım..

tokalaştılar.. bende öptüm..
erol-- bizde hak etmiyoruz.. irem hanım..
irem-- öyleyse,ne işim var benim burada..

erol-- sorgu odasında olmayı mı ,tercih ederdin.. daha ne istiyorsun.. sana özel uygulama yapıyoruz..
irem-- ben niye ifade veriyorum,bir anlasam zaten.. sorun kalmayacak..
hemde savcıya değil de.. aykut ve ersin beye anlatacağım.. danışmanlar,savcıya mı aktarıyorlar yoksa..

erol-- (gülerek ) sen sana ait kısmıyla ilgilen,gerisini bize bırak..
ifade de,vermiyorsun.. anlatırım dedin ya.. dinleyecekler işte.. (tunaya bakıp ) sana da sabır diliyorum..
irem-- dayııı..

erol-- tamammm,birşey demedim.. içeri buyrun.. benim işim var.. ne sorarlarsa cevapla..
irem-- niye gidiyorsun.. nedim bey de yok..

erol--gerek de yok.. rahat konuşamayacağım dediğin için, gidiyorum.. istiyorsan,tunayı da götüreyim..
tuna-- hayır, ben kalıyorum dayı..
erol-- irem ve senin için daha iyi olabilir tuna..
tuna-- (bana bakarak ) irem ?
irem-- iyi,duy.. ve biraz daha kinlen..
tuna-- daha fazlası olabilir mi, ki..

dayımın odasına girdik.. aykut ve ersin beyler oturuyorlardı.. kalktılar.. tokalaştık.

erol-- (dosyasını aldı ) tuna benim yerime geç.. irem,sende böyle otur.. ne içiyorsunuz.. gitmeden söyleyim..
kahve istedik.. o gitti..

tuna-- bir gelişme var mı aykut bey.. mektup konusunda..
aykut-- çalışıyoruz,tuna bey.. kesinleşmiş bir durum yok henüz..

ersin-- (tunaya ve bana kağıtlar uzattı ) tarihleri yazdım .. bildiklerinizin yanına açıklamasını yazın lütfen..

aldık.. ben çantamdan kalemimi çıkarırken,okuyorum da..

irem--  ilginç..
hastaneden çıktıktan bir hafta sonra,bulvarda birisiyle karşılaşmıştım.. bu o günün tarihi,çok ilginç..

ersin-- uzun zaman geçmiş üstünden.. nasıl emin olabiliyor sunuz... önemli bir gün müydü ki..

11 Şubat 2013 Pazartesi

1625.bölüm..


güngör-- sağolasın.. (içini çekerek ) ben dün sabah boşandım.. anlaşmalı olunca.. on dakika bile sürmedi.. tek celse de,bitti..
eski eşim.. mağazayı devir aldığım paradan da haberdardı ,karşılığında iş yerimi talep etti..
tabelamı alıp,onu da verdim..
artık ; ne çocuklarım,ne karım.. ne evim,ne arabam .. ne de,iş yerim var..
ama şikayet ettiğimi ,istediğimi de sanmayın..
ben ,çocuklarım hariç.. tüm ailelemle.. ilişiğimi kestim..
alacak-verecek davamız da yok.. adımı kullanarak sizlere gelen olursa.. polis çağırın..

demem o ki ; hayat trenininde ki,bir vagonun kapısı  sabah kapandı..
öğleden sonra, bir başka vagonun kapısı açıldı.. o kapı sadece siz,dostlara açık..
(ayağa kalkıp,bize bakarak ) işiniz rast gelsin.. hoşçakalın.. ben gittim..

ağzımızı açamadan,hızla çıktı odadan.. bekir bey ardından gitti ama yetişememiş..
geri geldiğinde..
bekir-- kahretsin.. haberim yoktu.. eşyasını nereye koydu,dün gece nerede kaldı acaba..

irem-- karısı da ne aç gözlüymüş.. kimbilir hangi otelde,kaldı.. karışılacak yaş ve konumda da değil ki.. belki mustafa beyin haberi, vardır..

bekir-- (oturdu ve bir sigara yaktı ) sanmam.. halitin mallarını almakla meşguldü.. hüseyine de,ben haber verdim.. sadun bey de,mağazayı almış.. satılık birkaç yer daha varmış,herkese duyurdum..
o da, bir ayrı yürek yarası.. neyse..
ben sana bankayı alacağımı ve reşatbeydeki yerin vakfa bağışlandığını söyleyecektim..
beş yıl dokunmayacaksın,unutma.. güngör anlamamalı..

şeyhsuvar bey otobüsleri teslim almış,şöförleri ağırlıyormuş... paranın kalanını da yatırmış.. bin kere teşekkür etti,sana da bana da.. şöförler gelince,diğer otobüsleri de göndereceğim..

bir de ; kardeşim  ,full çalışan..  her türlü kumaşı üretip,yirmi ülkeye ihracat yaptığı..
 ..xxx dokuma fabrikasını satma kararı almış.. kendisi kurup,faaliyete geçirdiğinden..
protokolümüz uyarınca, biz alamıyoruz..
haberin olsun da.. Hollandalı çocuğa duyur diyorum..

tuna--ben razı değilim, bekir ağa.. duymasını engelleyemem de,en azından irem söylemesin..
 bir yanlışını görmedim ama o adamda hala içime sinmeyen birşey var.. yani mümkün olduğunca,buradan uzak dursun istiyorum..
bekir-- tamam tuna.. unuttuk,gitti..

irem-- bekir ağa,banka için tebrik etmiştim... ilgilendiğin için.. şeyhsuvar kardeş ve vakıf için de teşekkür ediyorum..
bu fabrikayı philibe,mahmut beye  söyledin mi.. yani ben alayım desem.. ne zamanım var,ne bilgim.. yöneticinin işi bilen birisi  olması lazım.. yine de al dersen,alırım..

bekir-- (gülerek )iyi yatırımdır,zarar etmezsin ama hak da verdiğimden.. ısrar edip, al demiyorum.. sağol..  daha az önce yemekte öğrendim.. satacağını.. kimse duymadı yani..
irem-- peki ben söylerim,işim bitince.. haberleşiriz..  biz geciktik.. müsadeni istiyoruz..

kalktık..
tuna-- bekir ağa ,akşam.. çiftlik çalışanımıza.. ahmet abinin kahyasının kızını isteyeceğiz..
 biz bize ,tatlı yenecek yani..
eğer güngör beyi yanlız bırakmamak adına .. bana ihtiyaç duyarsan.. yeri söyle,gelirim.. yada siz gelin,bizim çiftliğe..

bekir-- sağol.. bir konuşalım da,organizasyon yapabilirsek.. haber veririm..

bizi asansöre kadar yolcu etti.. bindik..
tuna tuşa basınca.. ben derinnn bir nefes ,verdim...

tuna-- hayırdır..
irem-- sıkıldım,daraldım.. birazdan daha fazlasıyla karşılaşacağımdan.. gerginim..

tuna-- onları biliyorum.. sanki ,başka birşey var gibi geldi bana..
irem-- midem de bulanıyor,onu söylememişim..  biz gitmesek de,onlar gelselerdi keşke..

tuna-- teklif etsen,başka arzun var mı derler herhalde.. hem sen ne anlatacaksın ki..
irem-- of tuna,sorma.. duyacaksın nasılsa.. sen ne yaptın...

tuna-- melek hanımın ,tahsin beyin ve ardanın sorunları istediğin gibi çözüldü.. akif beye de haber verdim.. ( asansörden inip.. binadan dışarıya çıktık..arabanın yanına doğru giderken )

rekin de haberdar edildi.. iş yerinde de; saliha hanımı,yasini .. halamları,tuğrul ve ereni aradım..selamları var..
vahide hanımın,yaseminin ve turgutun onayladığı iki kız,iki erkek eleman adayı vardı..
 özgeçmişlerine ve aşağıdaki davranışlarına baktım.. iyi gibiydi.. senin görmeni bekliyorlarmış..
vahide hanıma gönder.. yarın sabah gelsinler,görüşür dedim.. onlar da,tatlıyı .. çiçeği alıp.. çiftliğe gidecekler..

irem-- (açtım arabayı ) sağol,buyur sen kullan..

1624.bölüm..


tuna odaya girdi.. bekir beyler de geniş antreye çıktılar..

irem-- ayça hanım ; bekir bey.. murat beyin bana dediklerini kesinlikle ,tunanın yanında söylemesin.. bir adi için.. değmez.. daha iyisi,biz gittikten sonra karşılaşsınlar..
ayça-- anladım.. murat bey.. ben çağırınca gelirsiniz.. hemen uzaklaşın..

murat bey.. görünmeden.. hızlı adımlarla gitti anında..

irem-- teşekkür ederim.. bir de kahve istesem.. belki sakinleştirir,beni..
ayça-- rica ederim.. derhal..

*********

tunayla konuşurken.. güngör ve bekir bey girdiler odaya..
tokalaştık,hoşgeldiniz dedik.. hepimiz otururken,kahvelerimiz de geldi.. sigaralar yakıldı ..

güngör-- sitem edecektim de.. bekir satış yaptığını söyledi..
gelseydin,ben sana tost yedirmezdim.. hediyeni de çok beğendim,teşekkür ederim..
sabah sabah,içim açıldı.. uğurlu geldi.. ilk paramı kazandım..

irem-- beğendiğinize memnun oldum,güngör bey.. gelirim inşallah..  allah bereket versin..
amin dedi..
tuna-- (bana bakıp ) sen geciktin mii,bekir ağa cimrilik mi yaptı..
irem--direktifin uyarınca alışveriş yaptığımdan, ben geciktim..  misafirleriyle karşılaşınca da.. göndermedi beni..

bekir-- iremde dinledi dinledi.. sonra konuya girip.. ben alacağım diyerek ,fiyatı artırdı..  tecrübeliler ,yıllardır al-sat işi yapıyorlar.. ama adam çeki yazdıktan sonra.. kendimi aptallaşmış hissediyorum dedi..

tuna-- güngör--irem-- hah hah hah..

tuna-- irem  saat bir,acele et de.. gidelim..
bekir-- hayırdır,ne ifadesi vereceksin irem..

irem-- önemli değil.. saçma sapan işler,işte..
güngör bey.. bu toptacılık meselesi yokken..

güngör-- biliyorum,bekir anlattı.. çok müteessir oldum.. gerçekten dostlar arasında olduğumu hissettirdiniz bana.. eğer hala istiyorsan.. on bin dolarım var.. onu vereceğim sana..
ama başka hiç param kalmadı,gerekirse gelecek ay isteyebilirim..

irem-- hiç müteessir olmayın güngör bey.. dostluk böyle günde belli olur..
benim ihtiyacım olsa sizde çırpınırdınız eminim..
madem o son paranız,şimdi ticarette yapacaksınız.. mutlaka gerekir,sıkıntıya girmeyin..  eliniz rahatladığında,verirsiniz olur mu..

güngör-- tamam,olur..
bekir-- ben ikimiz adına da veririm.. sen bana verirsin güngör..
ayçaa..

ayça--( girdi odaya)efendim bekir bey..
bekir--(gözlerini kapatıp,aklından hesapladı )  yaz.. x.xxx.xxx.xxx dolar ve x.xxx.xxx.xxx tl yi..
umut vakfı hesabına yatır..  muhasebe müdürünü ara, yirmi bin dolar göndersin hemen.. ..

irem-- bekir bey.. adliyeye o kadar parayla gitmeyeyim.. acelesi yok..  köşke gönderirsiniz, bir ara..
bekir-- peki..
ayça hanım çıktı..

güngör-- irem.. dört ay sonrası için....  kablo bayiliği yada toptancılığını istiyorum.. mümkün mü..

irem-- benim için hiç sorun değil,güngör bey.. çok da memnun olurum..
fabrikanın şartlarını turgut biliyor ve ilgileniyor...
 iki toptancı daha istiyormuş ama önceliğim sizsiniz..  gönderirim,konuşursunuz..

güngör-- sağolasın.. (içini çekerek ) ben dün sabah boşandım.. anlaşmalı olunca.. on dakika bile sürmedi.. tek celse de,bitti..
1623.bölüm..


-- siz büyük araç klimasını alıp,ne yapacaksınız ki.. bağlantınız mı var..
tır,otobüs üreten  fabrikalara bu tarz extra aksamı biz sağlıyoruz çünkü.. elinizde kalır,irem hanım..

irem-- ticarette makul fırsatçılığa,para kazanmaya asla karşı değilim..
 arz -talep doğrultusunda.. aracısınız ve hizmet yapıyorsunuz..
sadece siz değil..herkes kazansın istiyorum ben.. bu tarz aksamı fason üretim gibi.. çok çok ucuza getirip.. aradaki farkı fazlasıyla kendinize alıyorsunuz..
bağlantıları yaptığınız için herkes size mahküm.. rekabet edecek de kimse yok ..nasılsa.. canımı sıkan bunlar..
 ama artık ben varım.. bağlantı dediğiniz nedir ki.. yapılır..  alman xxx fabrikasıyla da çalışıyor musunuz..

-- hayır... yoksaa sizz.. almanyanın  otomativ devine mi satacaksınız..

irem-- evet.. biliyorsunuz,oranın hacmi çok çok fazla.. bekir beyin üretimide çok kaliteli,beğenildi.. yakında satacak mal bulamayabilirsiniz..

-- tamam,istediği fiyattan alıyoruz.. ve siz başka yerden alın lütfen..
çünkü biz ,karşı taraflarla anlaşmalarımızı yaptık..

irem-- bir dakika ,siz onun istediği fiyattan alıyoruz diyorsunuz.. ben daha fazla fiyat verdim..   neden size satsın ki..

---offffff... irem hanım.. çok canayakın ,güzel bir bayansınız ama keşke karşılaşmasaydık..

irem-- hah hah hah.. ama bekir bey kazanacak..  (çantamdan çek karnemi ve kalemimi çıkardım )
evet,ne diyorsunuz.. çok zamanım yok..

-- peki kabul..  (kendisi de çek karnesini çıkarıp.. dediğim rakamı yazıp,bir ay sonrasına kesti.. bekir beye uzattı,tokalaştılar )
bekir bey.. irem hanım,sizinle mi çalışıyor.. eğer öyleyse..çok şanslısınız.. kendimi aptallaşmış hissediyorum..

kahkahayla güldük hepimiz..
çantama karneyi ve kalemimi koyup.. kartvizitimi aldım.. uzatırken..

irem-- burada çalışıyorum.. ve dediğim herşey gerçekti beyefendi.. piyasanıza her an girebilirim..
-- (gülümseyerek ) rica ediyorum,girmeyin.. (kendi kartvizitini verdi )
 tokalaştık ikisiyle de..

bekir-- (çeki verip ) ahmet,ihracat servisine götür beyleri.. eksiksiz yapın işinizi..
muratla ,saruhan detayları atlamasınlar.. aykut imzalasın, holding adına..
ahmet-- peki efendim..

asansöre kadar da olsa.. yolcu ediyoruz..  ayça hanımın odasında.. tuna ve murat beyi görünce... irkildim .. muratın dediklerini bilmediğinden.. tuna dergi okuyor..
 murat bey de.. elinde bir dosya.. alnı boncuk boncuk terlemiş.. bekliyor..

irem-- kocacığım,hoşgeldin..
tuna-- (ayağa kalktı ) hoşbulduk..
 (beylerle tanıştırdım ,memnun oldum dediler ..birbirlerine )

bekir-- nasılsın tuna.. karın var ya.. müthiş bir satıcı..
tuna-- (tokalaştılar ) sağolun bekir bey.. biliyorum..
bekir-- allah sizi ayırmasın da.. haftada bir saat gelse,amcasına yardım etseydi ne olurdu yani..

irem-- ettim ya,amcacığım.. ahmet bey şahit..
ahmet-- evet,şahitim..
bekir-- siz odaya buyrun.. ben gönderip.. murat beyin niye beklediğiyle,ilgileneyim..

tuna-- tamam bekir bey..
tuna odaya girdi.. bekir beyler de geniş antreye çıktılar..

1622.bölüm..


bekir-- benim yerime otur sen.. dinle,sonra sana soracaklarım olacak..



irem-- önce anlaşalım.. ben asla,yerine oturmam .. bir saat sonra , bir konu hakkında.. ifade vereceğim..
o zamana kadar.. toplantı masasında tostu yer..sizi de dinlerim..
banka sahibi bekir ağa.. hayırlıı,uğurlu.. bol mevduatlı olsun..

bekir-- (gülerek ) allah razı olsun.. hadi göster bakayım,şu hesap cüzdanını..

irem-- (çantamı açıp,banka cüzdanını elime aldım ) bekir ağa..otur istersen.. yaşlı başlı adamsın..
bekir-- (güldü )  sen çok yaşa, e mi.. dayanırım, merak etme..

irem-- eh,sen bilirsin.. (açtım ve gösterdim.. gözlerini kısıp.. baktı iyice )
bekir--vay vay vayyy..  maşşşalllahhh.. oy başıma gelenlerr.. gitti paracıklarım..
irem-- hahh hah hah..

**********

onlar konuşurlarken.. bende masada oturup.. kola,tost.. börek yedim..
sigara içiyorlardı.. bende yaktım.. dinliyorum..

daha önce de çalışmışlar.. bu sefer ..bekir beyin ürettiği tır,otobüs klimalarını alıp..
güney Kıbrıs üstünden.. Macaristana göndermek istiyorlar.. orada ki fabrikada.. montajı gerçekleştirilip.. satılacak..
pazarlık yapıyorlar.. tercüman her denileni çeviriyor.. fakat kendi ağırlığını koyma şansı olmadığı için.. bekir beye aktarırken. adamların kendi aralarında fısıldaşmalarını kaçırıyor, doğal olarak..
 fiyatı çok uygun buldukları halde.. devamlı itiraz ettiklerinden.. bekir bey iki kere geri adım attı..
bu satışa ihtiyacı var anlaşılan..

 sigarayı söndürüp kalktım.. yanlarına yaklaşıp..

irem-- müsade var mı, bekir ağa..
bekir-- müsade senin..
irem-- (koltuğa oturdum ) sağol.. (tercümanlık yapan kişiye dönüp ) adınız..
ahmet-- ahmet.. sizin..

irem--  adım irem.. dediklerimi,bekir ağaya çevirirseniz sevinirim ahmet bey..
eğer ,yanlış yolda olduğumu düşünüp.. müdahale etmek isterse.. sigara ikram et, ben anlarım tamam mı..
ahmet-- tamam..
bekir-- konuyu anladıysan.. sat bakalım.. komisyonun bileğinin hakkıyla olsun..
irem-- komisyonlar, demek istediniz herhalde..
bekir-- (gülerek ) tamam tamam..

ikisine de kendimi  ithalat-ihracat yapan bir holdingin patronu olarak,tanıtınca..
 ilgilenip,çok gençsiniz..ne kadar güzel konuşuyorsunuz diye iltifat ettiler..
teşekkür edip.. ingilizce olarak,devam ettim..

irem-- çok naziksiniz.. siz önce geldiğiniz için.. ben bekledim.. aynı ürüne bende talibim..
sizin gibi.. fiyatı bende çok uygun buluyorum.. ama o benim dostum..
hala fiyat kırmasını istemeniz.. zarar etmesine yol açacağı için.. söze girdim..
bir yıl boyunca..ayda dört tır dolusu malzemeye verdiğiniz rakam kabul edilemez..
birde nakliyatı üstleniyor..

bu işi de, bilen birisi olarak.. hiç kazanç bırakmıyorsunuz..
gümrük kapılarında,çok fazla vergi ödüyoruz..
siz güney Kıbrıs üstünden ihracat yaptığınız için.. biliyorsunuzdur zaten..
 kısaca ben ; onun dediği şartlardan ve fiyattan..
 x.xxx.xxx.xxx.xxx  dolar fazlasına  bağlantı yapıp..ürünü almak arzusundayım..
kararınızı verin.. alıyor musunuz,almıyor musunuz..

-- siz büyük araç klimasını alıp,ne yapacaksınız ki.. bağlantınız mı var..
tır,otobüs üreten  fabrikalara bu tarz extra aksamı biz sağlıyoruz çünkü..  elinizde kalır,irem hanım..

1621.bölüm..


başlarını kaldırıp,bana baktılar.. tanımalarına imkan yok tabi..

murat-- buyrun hanımefendi ..
irem-- beni tanıdınız mı..
murat--kusura bakmayın..  sizi ilk defa görüyorum..

irem-- hıı.. "petek gibi,öyle güzel ki.. " dediğiniz için sormuştum..
murat-- benn...

 irem--(dört erkeğin karşısında, duruyorum.. ayça da geldi )  sen ,kocamın kara ve çirkin olduğunu..
ağanın beni  tavladığını söylüyordun .. helal olsun bile dedin..
işte o seviyesiz yakıştırmaları yaptığın, kadın benim..
madem beni tanımıyorsun,görmemişsin de.. ne diye arkamdan konuşup,iftira atıyorsun adi.. şerefsiz..
birde kendine erkek diyorsundur sen.. namusuma dil uzatıyorsan.. kopmuş dilin ve kırılmış kemiklerinle sokağa atılmaya layıksın demektir..  ama benden  bulma..  kocamdan da uzak dur.. yıkıl karşımdan..

murat-- ......................... (kıpkırmızı oldu,başını eğdi.. hiç sesi çıkmıyor.. )

ayça-- murat bey.. bu davranışınız,affedilemez.. bekir beye ileteceğime de emin olabilirsiniz..
istifa dilekçenizi yazın,derhal..

erkekler gittiler..
ayça--  özür dilerim,irem hanım.. ama cezasını çekecek.. lütfen üzülmeyin..

irem-- (sakinleşmeye çalışarak ) sağolun da.. bu.. bu utanç verici ..
hala gürsel beyi benim kovdurttuğumu sanıyorlar.. amca olarak gördüğüm kişi,beni tavlayacak.. çalışanları da ağzına sakız yapıp,helal olsun diyecek.. olacak şey değil..
bu nasıl bir alçaklıktır.. hiç anlamıyorum..
kendimi berbat hissediyorum.. yemeğe çıkıp,misafirlerinin yanında bekir ağayı da.. üzmeden.. en iyisi,ben gideyim..
ayça hanım.. uygun bir zaman olursa.. uğradı dersiniz..

asansörü çağırdım..

ayça-- peki,nasıl isterseniz.. gerçekten, özür dilerim.. bekir bey canlarına okuyacak..

asansör açıldı..bekir bey ve misafirleriyle karşı karşıya kaldık bir anda..
indiler..  iki yabancı misafiriyle tanıştırdı ayaküstü..  tercüme yapan kendi elemanıyla da selamlaştık..

bekir--  geciktin.. hani yemeğe gelecektin.. tatlı göndermişsin..  ama sen yoktun.. hiç olmadı böyle..
irem-- benn...

bekir-- (koluma girdi,misafirlerinin arkasından gidiyoruz..odasına doğru ) gel gel..  vereceğim yeni haberler var sana..
irem-- bekir bey.. benim...

bekir-- (durdu,kaşlarını çatıp ) nee.. gideceğini mi söyleyecektin yoksa..
irem-- (gülümsedim,sitemine ) yemeğe yetişemedin diyorsun da.. aç olduğumu düşünemiyor musun.. bekir ağa..
aşağı inip, bir tost yiyeyim bari..

bekir-- hah hah hah.. ayçaa.. poaça,börek tost.. yaptır,laf eder bu..
ayça-- (gülerek ) hemen geliyor.. içecek ne alırdınız,irem hanım..
irem-- ne gönderirsen,olur..
bekir-- güngörü de ara.. yarım saat sonra gelsin..

odasına girdik.. diğerleri oturmuş ,sohbet ediyorlar.. ..  bizde girişte,konuşuyoruz..

bekir-- benim yerime otur sen.. dinle,sonra sana soracaklarım olacak..


8 Şubat 2013 Cuma

1620.bölüm..


birbirimize teşekkür ederek.. tokalaşıp.. ayrıldık şubeden..  kapıya kadar yolcu etti bizi..

ben arabaya bindim.. tunayla camdan konuşuyoruz..

tuna-- nereye gidiyorsun..
irem-- önce büroya,rekine.. sonra bekir beye.. daha sonra da dayıma ve güngör beye..

tuna-- ben büroya ve rekine gideyim.. saliha hanıma haber veririm.. yasinle konuşup.. hangi evler uygun,ona bakarım.. tuğrulla da konuşacağım..  sen bekir beye git.. işim biterse gelirim..  yada dayına giderken beni ararsın, olur mu..
irem-- olur da.. yemek yeriz demişti bekir bey.. güngör beyde gelir belki..

tuna-- (yanağımı okşadı ) aşkımm,yükünü biraz hafifletmek ..işleri çabuklaştırmak için.. önerdim.. akşam kız isteyeceğiz..  yarın nişan var.. kıyafet ve takı alırız.. sende dinlenir,hazırlanırsın..

irem-- (gülümsedim ) hıı.. nerede dinlenip,hazırlanmamı öngörüyorsun..
tuna-- istediğin yerde.. seç,beğen..
irem-- hıı.. bizim kaçamak yaptığımız ev,uygun olur sanırım..
tuna-- (gülerek ) elbettee.. hadi dikkatli git..
irem-- tamam.. songülün annesi tatlı yapacaktı.. onu almayı unutma.. ay ben onları çağırmadım.. sen söyleyiver..
tuna-- anlaştık..

irem-- bir dakika dur.. (çantamdan zarfı çıkarıp..içindeki paraları aldım.. sterlin var..) kaç lira vardır burada..
tuna-- kabaca üç bin lira..
irem-- (üçte ikisini eline tutuşturdum ) diyorum ki.. melek hanımın kirasını,hemen öde..
ev sahibi geri adım atmış ve kirayı akif bey ödemiş olsun..  anaokulunda ödemesi gelmiştir muhtemelen.. ara adamı,bilgisi olsun....
o kadıncağızın aklı rahatlasın.. elizabethin anaokulu daha hazır değil.. biz de tatile gideceğiz.. acil çözümü yapmış olalım,gerçeğini sonraya bırakırız tamam mı..

tuna-- ( gülümseyerek ) olur da,ben senden para mı alacağım.. hemde ikramiyeni..
irem-- panter iremi görmek istiyorsan.. hevesini eve sakla..  bu parayı sana vermiyorum.. ama  gerekirse verebilirim de.. o yüzdenn.. hiç damarıma basma..

tuna-- pekii..ama görmek istiyorum..

gülerek ."bekletmem " dedim...  öpücük atıp,hareket ettim..

****************


bulvarda ki  üç mağazadan..  tunaya,bana ..çamaşır ..günlük ve abiye kıyafetlerle .. ayakkabıları alıp..
bekir beyin iş yerine gittim.. saat 12 :30..
beş kilo da, halka tatlı siparişi verip.. adresi söylediğimden.. gayet rahat , asansörle yukarıya çıktım..

ayça karşıladı beni..
ayça-- hoşgeldiniz irem hanım.. yemekhanemiz üst katta.. bekir beyin yabancı misafirleri gelince bekleyemedi.. söylememi istedi..
irem-- peki ayça hanım.. merdivenden çıkayım..
ayça-- nasıl isterseniz.. buyrun..

ben ağır ağır çıkarken,yanımdan birkaç kişi iniyordu.. aralarında da konuşuyorlar..

-- bekir ağanın kardeşi.. iyi ki,bizim patronumuz değil.. göz göre göre.. raporları hiçe sayıp.. altın yumurtlayan tavuğu kesiyor.. 

-- ne fark eder ki.. onun başı yanarsa,bekir ağa da etkilenir.. bu kadar fazla yatırım yapmış olsa da, kardeşini sokağa atacak hali yok ya.. 

-- beyler,niyazi bey de çekirdekten yetişmiş..işi bilerek,fabrikatör olmuş.. adam enerji sektörüne geçecekmiş, yoksa dokuma fabrikasını satar mı hiç.. 

-- benim bildiğim bekir ağa.. satışa ya engel olur.. yada değerine satılmasına çalışır.. istediği rakamı kredi alıp,ben bile bulabilirim.. olacak şey değil.. 

-- amaa gürselin kovulmasına neden olan kadın,alıcı olursa.. bedava bile verebilir.. kadın öyle  güzel ki abi,petek gibi.. kocası da karaa,çirkin.. birşey..   ağam,kesin tavlamıştır..  helal olsun,valla..

duyduklarım inanılmaz..sinirden gözüm döndü.. beynim uğulduyor.. merdivenin başında durdum.. onlarda.. indiler.. 
-- lan murat, iftira atma..  ne tavlaması.. karı-koca birbirlerine aşık olduklarını..  zekeriya beyle,ceyda hanım.. anlattılar ya.. kadını görmüş gibi anlatıyorsun ya.. pes yani.. 

irem-- (seslendim ve inmeye başladım ) murat bey.. 

1619.bölüm..



bir beyden evrakları getirmesini istedi..
ben  gösterdiği yerleri imzalarken..  akif beye de.. imza sirkülerim,kimliğim ..holdingin resmi bilgilerini .. bu parayı.. ortaklık için aldığıma dair.. belgeleri verdim..
on dakika sonra geldi ve verdiklerimi uzattı bana.. gülerek..

akif-- para hesaba yattı.. allah utandırmasın,hayırlı uğurlu olsun
ortaklığınız..
irem--tuna-- sağolun..

akif-- haldun dosya sende dursun.. çekmeceyi de kilitle.. o benim inisiyatifimde.. kim bilgi isterse,bana gönder..
haldun-- elbette.. hayırlı olsun efendim..
irem-- teşekkür ederim,haldun bey..  (çıktı odadan )

akif-- (parmağıma mürekkep değmiş.. kolonya verdi,mendilimle silerken .. tuna kalkalım mı dedi.. ) soğuk kola istedim,tuna bey.. içelim gidersiniz..  (telefon çalınca .. afedersiniz diyerek açtı ) buyrun..
.......................... evet,benim ....................... ........................ teşekkür ederim,siz nasılsınız.. ................................................................................................................... evett.. tanıyorum..
buradalar bekir bey.................................... ........................................  hah hah hah..... ...........................  peki,veriyorum. iyi günler... (ahizeyi bana uzattı ) bekir bey,sizi istiyor.. özlemiş..

irem-- (aldım ) hayırdır inşallah.. buyur bekir ağa...
bekir-- sen ne yapıyorsun.. krediye ihtiyacın vardı da.. niye benden istemedin..
nereyi ipotek ettiysen.. söyle hemen kaldırayım..

irem-- allah razı olsun da.. yanlış istihbarat almışsın,bekir ağa.. hiç öyle birşey yok..
bekir-- bankanın genel müdürlüğünden, şimdi faksla bilgi geldi..  nasıl yok..

irem-- bilgi,niye sana geliyor ki..
bekir--Adanadan bu kadar fazla miktarda ,kredi kullanan başkası da olsa.. bana haber gelir.. kii,dostlarımın adını vermiştim..
sana sordum,var dedin.. paran olsa,kullanırdın.. kredi çekmezdin değil mi..

irem-- (gülümseyerek ) hesap cüzdanımın faksını çektireceğim şimdi sana..
 para miktarının  % 30 unu.. dolar cinsinden vakfın hesabına yatıracaksın.. kabul mü..

bekir-- kabul.. korkacak değilim herhalde..
irem-- hah hah hah.. o kağıdı okuduktan sonra, imha etmeyi unutma sakın..
faks numarasını söyle,yazıyorum.. (söyledi yazdım ) bekir ağa,sen bir tanesin.. ,öptüm elinden.. hoşçakal..

bekir-- hadi hadi,bekliyorum.. 1000 dolar vardır ,allah bilir..
irem-- hahhh hah hah.. ay keyfim yerine geldi.. fakstan vazgeçtim.. cüzdanı kendim getireceğim,biraz sonra.. yüzünün alacağı şekli ve rengi görmek istiyorum çünkü..
bekir-- iyi gel.. yemek yeriz..
irem-- anlaştık..

kapadım telefonu..

kolalarımızı başkası getirdi.. birer sigara daha yaktık..

irem-- benim kredi aldığım..  genel müdürlüğünüzden.. anında faksla bekir beye bildirilmiş akif bey.. ondan zarar gelmez de.. nasıl olabiliyor böyle birşey.. her isteyene bilgi mi veriliyor..

akif-- elbette hayır.. verilmez,vermeyiz amaa.. bizim bankanın % doksan hissesini bekir bey alıyormuş yarı bedeli yatırmış.. yarısını da.. önümüzdeki hafta yatıracakmış..  
samimiyetinizden dolayı ,adınıza yapılan işlem hareketliliğini.. öğrenmek istemiş  olabilir ancak..  ama paranızın miktarını kesinlikle bilmiyordur..

irem-- anladım.. evet bilmiyordu.. yoksa,% otuza kesinlikle razı olmazdı.. fena avlandı..

tuna--akif-- hah hah hah..