Translate

15 Ekim 2017 Pazar

2555.bölüm..

behzat-- babalar,anneler ,ablalar ve eniştelerin.. fikirleri değişebiliyor muş,şule..
hayırlar,bir şekilde evet oluveriyor.. ileriye yönelik ciddi arkadaşlığa, yer değişikliğine.. gönüllü izinler veriliyor.. tapular,parasız elden geliyor..
üç günde,evler..temizleniyor, hazır hale getirilip.. tanımadığım anneler, ablalar tarafından dört evin çeyizi seriliyor..kendi evleriymişcesine canla,başla..eşya yerleştiriliyor.. 
köşkte ziyafet sofraları kuruluyor.. gelen-giden işi bile aksatmıyor..
açılışlara,yemeklere gidiyoruz..böyle  yardımlaşma,dostluk ..rekabetsiz ortam hiç görmedim.kimse kimsenin, kuyusunu kazmıyor.. bir kelime,kötü söz .. arkasından konuşma,duymadım.. herkes adeta melek..
bir burada,bir İstanbulda,bir Ankaradayız.. faal
bir hayattan geldiğim halde.. ben bile,takip edemiyorum bazen..
 ..aniden toplu kına törenleri ,yapılıyor ki.. akıllara ziyan.. plansız ,bir sözle  gelişen ,gönül kırmamak için..
kokteyller hazırlanıyor.. profesyonellere ,taş çıkaracak cinsten.. kendi adıma,rüyada gibiyim..

teyzeler,ablalar,abiler,kardeşler,arkadaşlar..dert ortakları,komşularım oldu bir anda..

yani hepimizin hayatında.. nerede ,nasıl  etkisi olduğunu-olacağını
tahmin edemediğimiz .. bir irem hanım faktörü var..
ben artık, bıraktım..anlamaya çalışmıyorum.. sadece iyi ki,var diyorum..

irem--(arkamı dönüp)iyi ki var,kısmı için... teşekkür ederim,behzat bey..
behzat-- rica ederim.. ama sizin hiç ilginiz yok ,değil mi..
irem-- evett,nereden böyle bir fikre kapıldığınızı anlamıyorum ki..
behzat-- rüya görüyorum,dedim ya..
sacide-- hayırlara çıksın,gündüz niyetine..

herkes güldü..

said-- bravo behzatt..
rekin-- helal olsunn..
vahide-- ablamm,ağzına sağlık..
anar-- sen neymişsin behzat,abi..
bekir-- benimle çalış,behzatt..
tamer--  harika anlattın..
turgut-- bir yudum su iç,boğazın kurudu..
bedri-- abim,terini sileyim..
mehmet-- komşum,aç ağzını..
davut-- yarasınn..
faruk-- koçum,iyi misin..
mahmut-- behzatt.. bana gel,bana..
philip-- bence,hem behzat bey.. hemde irem kızım,alkışı hak ediyor..
ahu-- erik ver,ilter.. sakladığını gördümm..

kahkaha alkış,birbirine karışmışken..

ziya-- sağolun,sağolun.. işte böyle,beni dört gözle bekliyorlar dayı..
erol-- ne mutlu sana..

gülerken,başlarımız onlara döndü aniden..

dayım çok şık.. ziyayla beraber geliyor.. tunayla beraber kalktık..
tuğrul , eren abim..orhan abi,sami ve nedim bey.. kalkıp tokalaştılar önce..

erol-- lütfen rahatsız olmayın..

herkese başıyla selam verdi..
yaseminle,anara mutluluk diledi..
zuhal,figen,gülderen,yasin,gönül,menekşe,orhan abi,hüseyin abi ,
sami ve bekir beye  merhaba dedi.. onlar da,hoşgeldiniz
dediler.. tunayla tokalaştı,beni yanağımdan öptü..

irem-- efendim,tanıştırayım.. bu yakışıklı bey.. benim sevgili dayım.. sabah,öğlen akşam beni görmek istiyor sağolsun.. çokk özlemiş..
gülnaz-- ay iyi ki,muazzez hanım yok..

bilenler,dayım dahil.. kahkahayla güldük..

2554.bölüm..

dönüp yerime gelirken.. herkes bana bakıyordu..
tuna da,bekliyor oturmamış.. neyse sağol dedim.. otudum,sandalyemi itti.. o da oturdu..

irem-- rüya gibi gelip,gittiler.. sebep olanlara, teşekkür ediyorum.. ama lütfen bahsetmeyin de.. dağılmayayım.. düğünümüz neşeyle devam etsin..

yavuz-- ama siz hüzünlüsünüz,nasıl devam edecek ki..
irem-- sizlerin sayesinde,gösterin hünerinizi..
birisi bana ; ön planda olmak,kötü değildir..
 bence yaratıcılığınızı kullanın.. oturan arkadaşları imrendirirseniz
aramıza katılırlar belki demişti.. hatırladınız mı..

yavuz-- (gülerek ) evet,hiç unutmuyorsunuz bakıyorum..

irem-- unutmamm...sizden,kadir beyden.. tüm çiftlerin
daha faal olmalarını ,sağlamanızı bekliyorum.. özcan bey ve gülfem hanım  kendilerini kasmadan.. samimiyetle dans etsinler ,mesela..

güldü herkes..

yaşar-- neden,kadir ve yavuz bey .. amir olmalarından dolayı,itiraz edilmez diye mi istediniz irem hanım..

irem-- hayır.. bize öğretilen..küçüğe,toleranslı ve sevgiyle yaklaşılır.. ilk tanıştığına ve büyüğe de hürmet edilir..birkaç denemeyle.. ifadesi ve tavrıyla.. ya üstü, ya altı çizilir.. altını çizdiklerine, saygı duymaya başlar insan.. amir,olsun olmasın.. insanlık ve yaklaşım önemlidir..

yanlış anlaşılmaması açısından; benim nazım sadece babamadır..
zaman,mekan gözetmeyişim de.. beş aydır,görmediğim içindi..

burada yaşça benden küçük, üç dört kişi ancak vardır.. geri kalan herkes amir,dost ,akraba ,arkadaş çevrem ve başımın tacı büyüklerim.. ne mutlu bana ki,
hepsi altı çizilecek nitelikte ve beni tanıyan, nazlanabileceğim insanlar..
hem amir,hem saygı duyulan olmak da ayrıcalıktır bana göre..
yavuz ve kadir bey mecburiyet harici,benden beklemişlerdi..
o nedenle,beceri -hitaplarını duyup,görerek kendimi geliştirme açısından istedim..

kadir-- estafurullah.. bence eksiğiniz yok,fazlanız var..
yavuz-- ben bu tarz konuşmayı,sizden ilk defa duyuyorum.. ağzım açık kaldı..
yaşar-- bravo doğrusu..

çetin-- siz bana dediklerini,bir duysaydınız..
güzide--benimle de,çok etkili bir konuşma yapmıştı önceden..
kırmızı saçı,gündeme getirdiğim için kusura bakma..
istediğin zaman gelebilirsin,irem..
özcan-- teşhis ve önerileri de çok isabetli..

bekir-- mr.smith--nedim--kevin-- evett,bilirizz ..

oturan herkes ,koro halinde bizdeee dedi..

maruf-- işte tunayı da,böyle büyülemiş ..
 güldüler..
tuna-- hiç konuşmadan ve haberi olmadan büyüledi maruf..

irem-- sağolun,iltifat ediyorsunuz.. (gülümsedim,güzide hanıma ) teşekkür ederim.ama  belki bir uyarmak isteyen olur.. tatsızlaşırız..

orhan-- tadımızın,yerine gelmesi için ne yapabilirim..
irem-- bilmiyorum,zamana bırakalım ..

gülfem-- diplomat olmayı,düşünmelisiniz bence.. değil mi,naim bey..
naim-- evet,bende söylemiştim..
şule-- sen,irem hanımla.. ne zaman konuştun ki,baba..
naim-- dubaiden dönerken..
arif-- hepimiz şahitiz..
şule-- hıı.. hani dedim,acaba değişmesinin sebebi irem hanım mıydı..
naim-- yok,o zaman tanışmıyorduk..


behzat-- babalar,anneler ,ablalar ve eniştelerin.. fikirleri değişebiliyormuş,şule..
hayırlar,bir şekilde evet oluveriyor..

2553.bölüm..

babamın yanına gelip,sarıldım arkasından.. yanaklarını öptüm..

irem-- canımm,sağol.. sevimsiz doktor,karışır şimdi.. o görmeden,çıkarım..tamam mı..
ahmet-- tamam..
doğruldum..ellerim,babamın omuzlarında hala..

irem-- arkadaşlar,gelme hikayenizi anlattılar.. sağolun ve gözünüz aydın...allah tamamına erdirsin..
amin dediler..

irem--vahide hanım,nedim bey.. teşekkür ederim..
vahide--nedim-- rica ederiz..

irem-- abime sevgilerimi gönderirken.. madem,geri gidecek mişsiniz.. düğünümüzü yapalım bari...
hadi hep beraber,buyrun lütfen...

kalkarlarken.. annemle,yelizin koluna girdim.. menekşe,gönül,figen,gülderen hanım..aylin..elif abla,sacide abla..gizem hanım,çiğdem,tuğba abla.. konuşa konuşa
ilerliyoruz piste doğru..

bülent-- tuğrul abi,ela nerede..
tuğrul-- İzmirde,bülent.. ahunun,sözü vardı dün..
bülent-- öyle mii,çok sevindim..
tuğrul-- sağol..
yasin-- saçlar biraz daha azalmış,bülent..
bülent-- darısı sana yasin.. çocuğun olunca,seni de görürüz..
eren-- duygu sömürüsü yapma.. çocukları görebiliyor musun,sanki..

bülent-- ondan dökülüyor işte..
tuna-- nurinin sayesinde,ana-baba buldunuz oğlum.. daha ne istiyorsun..
bülent-- valla doğru.. hiç göndermeye niyetimiz yok.. ablalar,abiler ziyaretimize geliyor.. keyfimiz yerinde..

irem--  bülenttt.. damarıma basma..
güldüler..

bir saat boyunca,oynayıp eğlendik.. anneler,babalar dahil,herkes pistteydi..
babama,bülente ,yasine takılmalarıyla.. ziya kırdı,geçirdi bizi..
düğün düğüne,benzedi yani.. 

ahmet-- (elini kaldırıp,müziği durdurdu ) allah neşenizi daim etsin.. hepiniz yuvanızda mutlu,huzurlu olun.. ağzınızın tadı bozulmasın.. nasip oldu,geldik..yine geliriz inşaallah.. biz müsadenizi istiyoruz.. (tunayla,benim omuzuma koydu kollarını ) birbirinize iyi bakın..
tuna-- sağol abi..merak etme..

annemle,yeliz yasemine,şuleye,melise altın lira iğnelediler göğüslerine..
babamla,bülentle de tebrik ettiler.. annem ayline de,lira takınca..
çok mahçup oldu aylin.. teşekkür ettiler..

nermin-- (elimi tutup) öyle hüzünlü durma,bakayım.. çok şükür,gördük birbirimizi.... hadiye hanımlar gelince.. döneceğiz,inşaallah.. (sarıldık,öptük birbirimizi ) evimize gider gibi,gidelim.. yolcu etmeyin.. hepiniz hoşçakalın.. bekleriz..
güle güleee dediler..

yelizle,bülentle vedalaştık.. bülent bana kocaman bir zarfta fotoğraf verdi..

bülent-- sen otur,buraya.. bunlara bak,biz gidelim.. (bir zarf daha çıkardı ,yelizin çantasından ) bekir ağa,bunlarda size..
bekir-- sağol.. yolunuz açık olsun.. ayın yirmisinde,geleceğim.. inşallah..
ahmet-- sacide hanımla,gel..bizde kalırsın..bekir ağa..
bekir-- kısmet bakalım..sağolasın..

tunayla vedalaştılar,hepsi.. ziya ,bülentle babamın koluna girdi.. gidiyorlar..

irem-- (zarfı tunaya verip,çantamı aldım..) ahmet ağaa.. dur..
ahmet-- (döndü) evett..
irem-- (yanına gidip,avucumu açtım) bayram harçlığımı  vermeden,nereye gidiyorsun..

herkes kahkahalarla gülerken.. cekedinin iç cebinden para çıkarıp,avucuma koyup kapattı.. yanağımı öpüp..

ahmet-- güle güle,harca..
irem-- sağol.. (çantamı açıp,dört mendil aldım..ikisini  ) bunlar efeyle,egenin yelizciğim..
yeliz-- çok teşekkür ederiz,irem teyzesi..
irem-- rica ederim.. annem,bunlar da ertanla.. alperin..
nermin-- peki,veririm.. abini ara..
irem-- tamam.. selam söyleyin..
ahmet--as.. kendinize dikkat edin.. hoşçakal..
irem-- güle güle..

ben arkalarından bakarken.. çıktılar salondan..

2552.bölüm..

tunayla sarıldıktan sonra.. babamla,bir kucaklaşmışız ki.. herkes merhabalaşıp..eklenen masaya oturmuş bile..

nermin-- ( yanımızdaymış,gülerek) ben niye geldim ki,zaten..
gülnaz-- hiç.. aramamış bile.. annesini..
irem-- gülnazzz,acımam haberin olsun.. (annemin elini tutup..babamın yanaklarını öptüm)iyisin ?
ahmet-- iyiyim,sen..
irem-- harikayım.. ege,efe,ertan nerede..
ahmet-- anlatırım,sen annene bak hadi..

hüseyin abi geldi,sarıldılar onunla da..

uzun uzun,annemle,yelizle sarıldık.. öptük birbirimizi.. bülentle tokalaşırken..

irem-- başarından gurur duydum.. tebrik ediyorum seni.
bülent-- sağol,bizde seninle gurur duyduk.. sitem,selam ve fotoğraf getirdim sana.
irem-- sağol.. bir dakika geliyorum..
(annem ve yeliz oturunca..
vahide hanımın,arkasından boynuna sarılıp
yanaklarını öptüm.. kısık sesle ) allah da,sizi sevindirsin.. evlatlarının gününü gör..
vahide-- aminn.. hepimiz,inşaallah..

deryayı da,öptükten sonra.. gözün aydın diyenlere, teşekkür edip..
pistte oynayanların yanına gittim..

irem-- kol kola girip,daire olun arkadaşlar..
gerekli kısa konuşmayı yapıp.. teşekkür ettim..

faruk-- rica ederiz.. biz ,yaptıklarınız karşısında.. mahçup olduk ve
sizi sevindirmek istedik..
şule-- sabah konuştuğumuzda,onlarında çok arzu ettiğini ama bırakıp gelemediklerini ,öğrendik.. gelininiz hamileymiş..ve riskliymiş.. onun anne babası,dönmek zorunda kalmış..
hukuki sorunlar nedeniyle..

mehmet-- çokk özledik ,burnumuzda tütüyor ama elimiz kolumuz bağlı dedi babanız..

turgut-- abiniz aradı,siz kuafördeyken.. ben bu gece izin aldım,
gönderin uçağı.. birkaç saatliğine de olsa,gelip özlem gidersinler
dedi.. bülent bey,çok soğuk olduğu için.. çocukları hasta etmeyelim
demiş..

yasemin-- yani doyumluk değil,tadımlık gibi oldu ama.. bu kadarını yapabildik..
nedim bey ,taksi gönderip aldırdı havaalanından.. uçağın yakıtını da
vahide abla,üstlendi..
melis-- şok olduğunuzu görünce,üzüldük.. yanlış mı yaptık ,hiç karışmasa mıydık dedik..
ceyda-- ben babanın omuzuna çıkacağını bekliyordum ama zaten
çok durgunsun,huylandık..

irem-- (gülümseyerek )hepiniz sağolun.. ben çok memnun oldum..
yanlış falan yok,ortada..
durgunluğum sizinle alakalı değil,kesinlikle.. ve sizin için buradayım.. yapabildiğim ölçüde de,neşeli görünmeye çalışıyorum inanın..
 saçma sapan,olaylar olabiliyor..  dediklerinize,tavırlarınıza dikkat edin lütfen..olanlar,mantıklı gelse bile sorgulayın..
 yarın çiftlikte kebap yapacağız.. hepinizi bekliyoruz..
anar ve yasemin dubaiye
gideceksiniz bu gece.. bir haftalık rezarvasyon yaptırmış maruf.. cafer bey,gelip-gitmenizi üstlendi.. yarın ,öbür akşam geleceksiniz.. sonra biz geleceğiz kısmetse..
 elimizden bu kadarı geliyor,maalesef..

sağolun dediler..

irem-- ceydaa,bak şimdi.. (döndüm,bizim masaya doğru ) babaa..
ahmet-- söyle,prensesimm..

güldü herkes..

irem-- ben daha önce,babam geldiğinde omuzuna çıkacağım demiştim. yanımda,pantolon var.. şimdi çıkabilir miyim..
ahmet-- çıkabilirsin.. hadi değişte ,gel..

nalan-- babaaa..
hüseyin-- yaktın beni,ahmett..
 yaşar-- hepimizi yakacak bence..

kahkahayı anlatamam size..

2551.bölüm..

maruf-- evet.. doğrusunu anlattı.. çocuklar kevinın olduğunu görünce, kızmayım diye kevina yalvarmışlar.. aden,onlar için sustum.. hedefimiz sendin.
söylemediğini sanmıştık..haberim vardı,sorumluluğu alıyorum..
vereceğin cezaya da razıyım dedi..

irem-- aferin ona.. hadi maruf şaşırt beni,ceza vermedim de..
maruf-- vermedim ama bana sormadan,yaptıklarının yanlış olduğunu anlattım.. onun tavrı için de,teşekkür ettim..
yarın gündüz seni görmeye gelip,düğünden önce de gideceklerdi.. kebap diyorsun,kalabalık da olunacak .. öbür gün gelsinler..

irem-- hayır hayır, hayır.. sakın ha.. kalpleri kırılır,gelsinler..
onlar bana yük değil,hiçbir zaman ..
maruf-- peki.. ama hediye yok.. 

irem-- (gülümsedim ) tamam ,yok...

******

gülşen,annesiyle babasının yanına gelip.. kısık sesle birşey söylerken .. oturmuş,yemeğimizi
yiyorduk..

gizem-- irem hanım,bağlama..sacide hanım,darbuka .. ziya bey,org
çalıyormuş.. gülşen de,eşlik ediyor muş..  yaşar..
yaşar-- öyle mii.. ben ud la,gizem kemanla katılabilir miyiz sizlere..

irem-- estafurullah ,sizin yanınızda çalmam hadsizlik olur..
kulaklarınızı tırmalamak istemem.. ama lütfederseniz
sizi zevkle dinleriz yaşar bey,gizem hanım..

yaşar-- rica ederiz.. hep beraber çalarsak olur,irem hanım..  sesiniz de çok güzeldi, daha iyi dinlemek isteriz..

gülfem-- misafir isteğini kırmazsınız herhalde.. 
irem-- peki,gülfem hanım.. madem arzu ediyorsunuz,bağlama varsa çalarım..  yarın ,hepinizi çiftliğe kebap yemeye davet ediyoruz.. akşam da düğüne gideceğiz..
ertesi gün ,sizlere ve aileme bayramlaşmaya gidip..akşam yine
düğünümüzü yapacağız..  bu da,benim isteğim..hepiniz geliyorsunuz, değil mi..
evettt dediler..
gülfem-- (gülerek ) peki,bende geliyorum..

kadir-- işte buna içilir..
herkes gülerek,içti..

gülşen-- arabanın anahtarını,alayım baba..
yaşar-- arka tarafa park ettim,ben alırım.. sen gitme.. sonra çalarız..
gülşen-- tamam..

yasemin-anar.. bizimkiler,gıyas beyler.. yaseminin,anarın arkadaşları ,epeyce kalabalık olarak masamızı kuşattılar.. tamamen..

zübeyde-- böyle bir manzara nişanda da olmuştu.. değil mi..
irem-- evet..
nedim-- detayları bile hatırlıyoruz..
tuna-- gençler,görmememiz gereken bir şey mi var..
maruf-- bugün kimin doğum günü..

derya-- turgutt ,söyle ablam.
bilgen-- bedri,behzat ?
turgut-- gelin hanım,söyleyecek..

yasemin-- biz,inisiyatifimizle birşey yaptık..
şule--dün gece karar verdik,aslında..
gülşen-- derya abla olmadığından bilmiyor..
melis-- kesin denilmediği için de,söyleyemedik..

irem-- (ona bakarak )vahide hanımm?
vahide--(gülerek ) efendim,konu neydi..
liz-- temizlik..

kahkahalar atıldı..

irem-- ee.. ziyayla,zuhal nerede..
ziya-- (karşımızdaki sıranın arkasından,elini kaldırdı ) buradayızz..
tuna-- ne yapıyorsun orada..
ziya-- öğreneceksiniz birazdan..
zuhal-- iremm,derinn bir nefes al..
irem-- aldımm..
ziya-- misafirlerimiz var.. çekilebilirsiniz gençler..

karşımızdakiler iki yana çekildi.. babam,annem , yeliz,bülent gayet şık,olarak bize bakıyorlar..

irem--tuna--bekir--sacide-- aaaaaaaa...

eren-- vayy,kimleri görüyorum..

hep bir ağızdan hoşgeldinizz.. diyip kalktılar kucaklaşıyorlar..
aylin , nermin teyzemm dedi..
maruf bile merhaba diyor da.. ben dondum kaldım..

vahide-- efendim bilmeyenler için,tanıştırayım.. irem hanımın,anne-babası..
çok yakın arkadaşları,bülent bey ve yeliz hanım..

rekin de,ingilizce söyledi..

bülent-- tunaa,ireme tokat lazım.. bu fırsat bir daha eline geçmez,bak..
tuna-- çok konuşuyorsun, bülent.. (tuna ellerimden tutup,kaldırdı.. )
canımm,gözün aydın..
irem-- sağoll..
bekir-- bülenttt,bir terslik yok değil mi..
bülent-- yok bekir ağa.. herşey yolunda..
bekir-- ohhhhhh..

2550.bölüm..

irem-- rüya gördüm,hamile misin zuhal..
zuhal-- hayırr.. beş aylık evliyiz,acelemiz ne.. iş konusu,karmaşıkken.. ev borcu öderken.. birde hamilelikle mi uğraşayım.. zaten,melek bende kalıyor.. allah var,hiç zararı yok da..  önümüzdeki hafta ,çeyiz serme adı altında..
kayınvalidem,kayınpederim dahil yirmi kişi bana gelecekmiş.. soran olmadığı gibi.. kışı da sende geçireceğiz diyorlar.. soğuk görmeyeceklermiş..
irem-- iki ay ,yirmi kişi kalır mı canım.. bu ne düşüncesizlik.. ziya ne diyor..

zuhal-- ne diyecek.. kovacak halimiz yok.. o seyehatlerde,ben evde
çalışıp, otel görevi göreceğiz..  sinirim tepemde zaten..
ne hamileliğinden bahsediyorsun ki,sen...

irem-- tamam,canım kızma.. birşey demedim.. ali,ergün abimler niye gelmediler..

zuhal--ergünün kız arkadaşıyla ,yemeğe gittiler.. bizi de çağırmıştı da,düğünü bahane ettik.. aliyle,hale mecbur oldu.. yavaş yavaş aileye girdiriyor..
öğlen annemlerle bayramlaşmaya getirdi. allah sonunu hayır etsin de, görünen köy kılavuz istemiyor.. elimiz kolumuz bağlı,seyrediyoruz..
irem-- iyi olur,inşaallah.. sıkma canını..

tunayla ziya ayakta..,masanın bu tarafındaki mürvet ablalar ,çetin
beyler,yusuf beyler, mahmut beyler,abimler ,arif beyler ve
 bilgen hanımlarla konuşuyorlardı.. yanlarına gittik bizde..
gülşen ,şule, melis,yasemin de.. gizem hanımların yanına gelmişler..


çiğdem-- (kısık sesle) sen ne büyük sevap aldın, farkında mısın..
tuğba-- ve ilgisiz olduğuna inanmadık..
buse-- öyle tahmin ediyoruz, yani..
mürvet-- bir güzellik yapmışsındır dedik..
gönül-- ama ne zaman ve nasıl olduğunu çıkaramadık..
zuhal-- etkisi var yada yok.. otuz yıllık ayrılıktan sonra,kaşılaştılar ya.. önemli olan,bu.. ve şartlarına göre,kesin bir güzellik yapacaktır..bundan sonra..


yusuf-- ama artık,amiri oldu..
zuhal-- bu iremi durdurur mu,sizce..
güzide--(kısık sesle )yusuf.. adama elma demiş,ne diyorsun sen..
yakup-- amasya ?
ziya-- yok,golden..

kahkahayı duymanızı isterdim..

irem-- siz çok yaşayın... başkaları merak etmesin.. yarın,öğlen çiftliğe buyrun.. kebap yapacağım.. zuhal,izin alma fikri senden çıkmış..sağol..
zuhal--(kaşlarını çatıp ) fikir? hıı,rica ederim..
maruf --birisi kebap mı dedi..
irem-- evet maruf.. hepiniz benim için,gayret göstermişsiniz.. borcumu ,böyle ödeyeyim dedim.. yarın öğlen,çiftliğe buyrun..

maruf-- hımm,çok sevindim de..
tuna-- hiç sevinmiş gibi değilsin ama..
maruf-- (gülümseyerek )  biz dün gece,eve gittik.. çocukların odasına girdiğimizde.. yataklar boştu.. ne oluyor,diye sorduğumda.. beni protesto etmek için,bahçeye  kurdurduğum çadırda yattıklarını öğrendim..

irem--  aferin onlara.. yine ne yaptın,kimbilir..

güldüler..

maruf-- seni özlemişlerdi.. bende çalışıyor,açılışta görüşür sünüz demiştim..
faks çektikten sonra,telefonla arayıp.. izinli olduğunu öğrenmişler dün..ben söylememişim,çağırmamışım.. çok kızmışlar.. çadırın girişinde "izinsiz girilmez.. şeyhler hiç giremez.. "yazıyordu.. hah hah hah..

kevin-- gülmeyin rica ederim..
çetin-- yine bir kazaya mı kurban gittiniz..
kevin-- evet..çadırın içinde,gece lambası yanıyordu.. çocuklar da
yer yatağında yatıyorlar.. gölgeleri görünüyor,yani...
maruf beye,siz sakinleşin..önce ben gireyim,nedeni öğrenirim dedim ..
içeri girer girmez.. başımdan aşağıya bir kova su,sonrada un döküldü..

liz--  ben gülebilir miyim..
kevin-- az gülmüştün,biraz daha gül tabi..

kahkahayı anlatamam size..

liz-- (ayağa kalktı ) dışarıdan görüyoruz da,şaşırdık.. kevin imdaat imdatt,kör oldum diye çadırdan çıkmaya çalışıyor da.. iç yüzeye yapıştı.. (taklidini yapıyor )
kapıyı bulamıyor.çocuklar uyandı,maruf bey olduğunu sandıkları için.. hayaleti yakaladık diye alkışlıyorlar.. hiç bu kadar gülmemiştim,harikaydı.

ömer--keşke bende görseydim..
rekin-- zavallı kevin..
irem-- evet de,çocukların suçu yok ki.. girilmez yazmışlar.. kızmadın değil mi,maruf..

maruf-- kızmamak için,kevinı o halde görmemem gerekiyordu.. güldüğüm için de etkili olamayacaktım.. danışmanıma temizlensin,sonra hepsini getir diyip..içeri gittim koşa koşa..
bir süre sonra.. çocuklar pijamalarıyla,kevin
şortlu.. saçları ıslak..geldiler.. niye yatağınızda değilsiniz,kevin sana ne oldu dedim..
çocuklar kendi nedenlerini söyledi de.. kevin çok sıcaktı,duş aldım dedi.. çocuklara açıklamamı yaptım,yatağınıza yatın dedim.. kevinı öpen,gitti.. bizde odalarımıza,çekildik.. yatağa yattım,kapı tıklatıldı..

irem-- aden geldi değil mi..
tunayla ziya ayakta..,masanın  tarafındaki mürvet ablalar ,çetin
beyler,yusuf beyler, mahmut beyler,abimler ,arif beyler ve
 bilgen hanımlarla konuşuyorlardı.. yanlarına gittik bizde..
gülşen ,şule melis,yasemin de.. gizem hanımların yanına gelmişler..


çiğdem-- (kısık sesle) sen ne büyük sevap aldın, farkında mısın..
tuğba-- ve ilgisiz olduğuna inanmadık..
buse-- öyle tahmin ediyoruz, yani..
mürvet-- bir güzellik yapmışsındır dedik..
gönül-- ama ne zaman ve nasıl olduğunu çıkaramadık..
zuhal-- etkisi var yada yok.. otuz yıllık ayrılıktan sonra,kaşılaştılar ya
.. önemli olan,bu.. ve şartlarına göre,kesin bir güzellik yapacaktır..
bundan sonra..


yusuf-- ama artık,amiri oldu..
zuhal-- bu iremi durdurur mu,sizce..
güzide--(kısık sesle )yusuf.. adama elma demiş,ne diyorsun sen..
yakup-- amasya ?
ziya-- yok,golden..
kahkahayı duymanızı isterdim..

irem-- siz çok yaşayın... başkaları merak etmesin.. yarın,öğlen çiftliğe buyrun..
kebap yapacağım.. zuhal,izin alma fikri senden çıkmış..sağol..
zuhal--(kaşlarını çatıp ) fikir? hıı,rica ederim..
maruf --birisi kebap mı dedi..
irem-- evet maruf.. hepiniz benim için,gayret göstermişsiniz.. borcumu
böyle ödeyeyim dedim.. yarın öğlen,çiftliğe buyrun..

maruf-- hımm,çok sevindim de..
tuna-- hiç sevinmiş gibi görünmüyorsun..
maruf-- (gülümseyerek )  biz dün gece,eve gittik.. çocukların odasına
girdiğimizde.. yataklar boştu.. ne oluyor,diye sorduğumda.. beni
 protesto etmek için,
bahçeye  kurdurduğum çadırda yattıklarını öğrendim..

irem--  aferin onlara.. yine ne yaptın,kimbilir..

güldüler..

maruf-- seni özlemişlerdi.. bende çalışıyor,açılışta görüşürsünüz demiştim..
faks çektikten sonra,telefonla arayıp.. izinli olduğunu öğrenmişler dün..
ben söylememişim,çağırmamışım.. çok kızmışlar.. çadırın girişinde
izinsiz girilmez.. şeyhler hiç giremez.. yazıyordu.. hah hah hah..

kevin-- gülmeyin rica ederim..
çetin-- yine bir kazaya mı kurban gittiniz..
kevin-- evet..çadırın içinde,gece lambası yanıyordu.. çocuklar da
yer yatağında yatıyorlar.. gölgeleri görünüyor,yani...
maruf beye,siz sakinleşin..önce ben gireyim,nedeni öğrenirim dedim
içeri girer girmez.. başımdan aşağıya bir kova su,sonrada un döküldü..

liz--  ben gülebilir miyim..
kevin-- az gülmüştün,biraz daha gül tabi..

kahkahayı anlatamam size..

liz-- (ayağa kalktı ) dışarıdan görüyoruz da,şaşırdık.. kevin imdaat imdatt
,kör oldum diye çadırdan çıkmaya çalışıyor da.. iç yüzeye yapıştı..
(taklidini yapıyor )
kapıyı bulamıyor.çocuklar uyandı,maruf bey olduğunu sandıkları için.. hayaleti yakaladık diye alkışlıyorlar.. hiç bu kadar gülmemiştim,harikaydı.

ömer--keşke bende görseydim..
rekin-- zavallı kevin..
irem-- evet de,çocukların suçu yok ki.. girilmez yazmışlar.. kızmadın değil mi, maruf..

maruf-- kızmamak için,kevinı o halde görmemem gerekiyordu.. güldüğüm için de etkili olamayacaktım.. danışmanıma temizlensin,sonra hepsini getir diyip..içeri gittim koşa koşa.. bir süre sonra.. çocuklar pijamalarıyla,kevin
şortlu.. saçları ıslak..geldiler.. niye yatağınızda değilsiniz,kevin sana ne oldu dedim..
çocuklar kendi nedenlerini söyledi de.. kevin çok sıcaktı,duş aldım dedi.. çocuklara açıklamamı yaptım,yatağınıza yatın dedim.. kevinı öpen,gitti.. bizde odalarımıza ,çekildik.. yatağa yattım,kapı tıklatıldı..

irem-- aden geldi değil mi..


2549.bölüm..

orkestra bir saat boyunca,nefis çaldı.. hepimiz döktürdük..
ziyanın hakkını yemek olmaz.. halayından,romanına
geçişleri o istedi.. oynamasıyla da yakıştırıp.. katılmamızı sağladı..
abimler,orhan abi, behzat,bedri,turgut,murat,erkin,halil,ilter sami beyler,hüseyin abi ,
galip,ismail,haldun,naim beyler de süperdi.. faruk beyler biraz durgunlardı,sadece..

hülya,beyhan..mr.smith-rezzan,gülnaz-vehbi,şahika-abdullah ,
yavuz beyler,sami beyler,kadir bey ..hiç yabancılık çekmediler..
hatta bir ara gel buraya diye kenara çektim hülyayı..beyhan hiç fark etmedi bile.. konuştuk iki kuzen samimiyetle..

bekir bey-sacide abla, gülfem ve özcan beylerle oynarken kenara çekilince.. ikisi ortada kalıverdi,beyhan da yanımıza geldi.. ..

irem-- gülfem hanım,ne tarz müzik istersiniz..
gülfem-- (gülümseyerek )bu kadar,yetmez mi..
irem-- ne kadar zamandır,karşılıklı oynamıyor sunuz..
özcan-- otuz yıldır..

neee dedi herkes..
irem-- üç düğünde açığı kapatamayız da,bir yerden başlamak da lazım..
güldüler..

özcan-- (gülfem hanıma bakarak) misket oynar mıyız..
gülfem-- sonra olsa,yoruldum.. otuz yıldır,ben daha yeni oynuyorum..
özcan-- olur..

pasta geleceği için beş dakika ara veriyoruz dediler.. yerimize döndük, hepimiz..

gülnaz-- irem,dediğin doğruymuş.. gülderen hanım,figen ve ablam hiç yorulmadılar valla..
irem-- yaa,ben onlar için..çalışıyorum zaten.. 
güldük..

şahika-- ziyayla,zuhal çok yakışmışlar.. hülyayla,kocasını niye görmedik biz..
irem-- evet,yakıştılar.. onlar,yoktu..yeni evlilerdi ..

bekir-- herkes yeni evli neredeyse... ama buradalar..
irem-- balayı mağdurlarının ,akıllarına getirmesene bekir ağa..

kahkahalarla gülerlerken.. pasta getirildi.. kestiler,alkışladık falan..
gülfem-özcan çiftinin.. aralarında konuşup,güldükleri gözümden kaçmadı tabi..

maruf-- irem,yaseminle anar balayına gidemeyecekler mi,
 ben rezarvasyon yaptırdım,söz vermiştim ya..
irem-- hı,yenildiğinizi diyorsun sen..
güldüler..

bekir-- ben itiraz ederken,reddedildi diyordun.. hadi gönder bakalım..
irem-- maruf,nerede yaptırdın rezarvasyonu..
maruf-- dubaidee..
irem-- bir haftasını kullansınlar.. şimdilik..düğünlere ve açılışa gelmeleri lazım.. gelip gitme meselesini,bedri beye sormam gerekiyor..dur..

cafer-- ben üstlenirim,irem hanım..
irem-- peki,sağolun.. gönderdim,bekir ağa..  ikinci haftayı,vahide hanım döndüğünde kullanırlar..

sıcak yemekler geldiğinde..
hülya-- afiyet olsunn..
irem-- (döndüm arkamı.. beyhan,hülya..ziya,zuhal gelmişler yanımıza.. hülya çantasını takmış omuzuna.. ) sağol,hayırdır.. nereye..

beyhan-- biz çocukları bırakıp geldik..
hülya-- mama saati geldi..
aylin-- çocukları mı.. kaç çocuğunuz var.. manken gibisiniz de..

hülya-- sağolun,bir kızımız bir oğlumuz var.. oğlumuz iki aylık daha.. bayram için geldik.. düğün de sürpriz oldu..
aylin-- allah bağışlasın..
hülya-- amin.. iyi geceler,iyi eğlenceler..

teşekkür ederiz dediler..

tunayla kalkıp,ziyalarla beraber yolcu ederken ..
yarına davet de ettim.. ama halamlara gideceğiz,akşamına da döneceğiz dedi.. geldikleri için teşekkür ettik..
arabayla gelmişler,neyse ki..

dördümüz dönerken.. zuhalin koluna girdim..

irem-- ilerleyin beyler,zuhale birşey söyleyeceğim..
yürüdüler,birkaç adım arkalarından gidiyoruz bizde..

2548.bölüm..

tuna-- çağırayım mı yarın için..
irem-- çok kalabalık olur,tek yapamam.. hem ayarını tutturamayabilirim,hemde öğlene ancak uyanırım..

tuna-- yarısı biliyor,yarısı bilmiyor olur mu hiç.. yardım ederiz..
tehdit etmişsin,misafirler için.. detayı anlamadım ama.. muhatap,biraz daha mutlu olsun..
irem-- (gülümsedim ) peki..

tuna-- anlamadığım.. davut bey niye gül yaprağı,dökmek istesin ki..
irem-- (gülerek ) kimbilir..  (arkamdan omuzumu tuttu,birisi.. döndük tunayla.. tuğrul abim miş) efendim,abi..

tuğrul-- (cekedini ilikleyip) benimle dans eder misin..
irem-- ben bilmem,beyim bilir..
çiğdem-- şakacıı..

kahkahalar arasında.. kalktım..
dans eden kalabalığın arasına katıldık.. turgut,annesiyle.. bedri,keriman teyzeyle..anar ,vildan teyzeyle..yasemin,zekeriya ile dans ediyor.. şule ve mehmet  bey geldiler yanımıza..

mehmet-- durum nasıl..
irem-- ne durumu..
şule-- gülfem hanımla,özcan beyi soruyoruz..
tuğrul-- hani ilgin yoktu,tesadüftü..

mehmet-- yok zaten.. irem hanım gelmeden,onların karşılaşmalarını gördüğümüz için sorduk..bir gönül meselesi olduğu belli oluyordu..
şule-- gülşenlere gelip de,burada karşılaşmaları süper oldu.. şimdi nasıllar,demiştik..

irem-- evet.. duyduğun gibi,ilgim yok abiciğim.. gülşen hanımlarla,nasıl bir bağlantıları var onu bile bilmiyorum..

şule-- gizem hanımlar,yurt dışına konserlere gittikleri yıllarda tanışmışlar..
onbeş yıldır da,ahbaplarmış.. gülşen mezuniyetinde görmüş en son.. konserlerine ve toplantılarına giderlermiş.. rezzan hanımla beraber..
Ankarada görüştüklerinde.. bayramı tek başına geçirmeyin.
Adanada düğün varmış.. gülşen de illa gelin,evimizi de görürsünüz.. dedi..sizi de çok özlemiş..beraber gidelim..
sonrada Mersinde kalırız bir hafta diye davet etmişler..
gündüz gayet güzel,uydular bize.. bayramlaşmaya
beraber gittik..
batu ..kendisinin ve sizin nerede çalıştığını..söyledi..
akşam müdürlerinin de geleceğinden bahsedince.. gizem hanıma,biz Mersine gidelim demiş.. gülfem hanım..

irem-- ha,şimdi anladımm.. özcan beyin geleceğini anladı demek.. benim ısrarımı da,haberim var olarak değerlendirdi.. hay allah.. iyi ki,ısrar etmişim..

mehmet--şule--tuğrul-- hah hah hah..

tuğrul-- izninizle,tuna gelmeden..iremle konuşmam lazım..
mehmet-- tabi..

ama abim konuşamadan,müzik bitti..yaseminle anar orkestradan
hareketli parça istemişler.. bir anda çevirdiler etrafımızı..
oynayalım diyorlar..

irem-- (elimi kaldırıp,durdurdum..müziği..) kocam ve bizim masada  oturanlar gelmeden oynamam..

hepsi güldüler..

irem-- ben çağırıp geliyorum,bekleyin.
"bahça duvarından aştımm "diye söyleyip,oynaya oynaya tunaya doğru gidince ,müzik de başladı..
alkışlarla tempo da tuttular.. gülüyorlar bir yandan da..

tuna kalktı,.elimle hepsine kalkın derken şarkıyı da söylüyorum..
hepsi kalktılar .. özcan bey de ama..gülfem hanım,kararsız gibiydi.
elimi  kaldırıp,müziği susturdum .. gülfem hanıma bakarak
"nar danesi "söylemeye başladım.. kahkahalar arasında,gülfem hanım da gülerek ayağa kalktı..
müzik de,fıkır fıkır.. diğer masalara da ,elimle kalkın diye işaret ettim..
piste çıktı herkes..  çok da ,geniş... sığdık..

2547.bölüm..

diğer masalarda oturan ..hülyalar,almanyadan,azerbaycandan gelenlerle..
elizabethler,fevzi ve vecdi beyler,galip beyler,ismail ,haldun beyler keriman,dürdane,gülten hanımlar..
songül, annesi-babası... mustafa ,cevdet,güngör  beyler,naillerle tokalaştım..
herkes dans ediyordu.. yerime geldiğimde..

irem-- aa,özcan bey...hoşgeldiniz..
özcan-- (şaşkın,teşekkür eden ve heyecanlı bir bakışla..elini uzattı)
hoşbuldum.. sizde hoşgeldiniz..

irem-- hoşbuldum..
gülşen koşarak geldi yanıma..
gülşen-- irem hanım,tanıştırayım, annem gizem..babam yaşar, gülfem teyze ve..rezzan teyze....

( hepsiyle tokalaşıp, hoşgeldiniz dedim. tanıştığımıza memnun olduk dedik ,karşılıklı..  oturdum tunanın tanına.. hal hatır sorduktan,iki kelime konuştuktan sonra)

irem--tesadüflere inanmak lazım.
böyle bir yerde karşılaşmak nasıl bir duygu,gülfem hanım.. özcan bey..yani birbirinizi tanıdığınız belli oluyor da..

gülfem-- (gülümseyerek) evet.. ilginç ve güzel bir sürpriz oldu..
özcan-- müthiş bence..

gülfem-- sizinle hiç görüşmemiştik..eğer gündüz,karşılaşmış olsaydık.. sizin,bizim tanışıklığımızı bildiğinizi ve davut beyin.. gelmemiz için ..o kadar ısrar etmesinin..sizin davetinizin nedenini anlayacaktım .. 
bu gerçekten tesadüf mü,irem hanım.. aydınlatın beni.. bir bilginiz mi vardı..

irem-- tamamen tesadüf.. bilgim yoktu,olamazdı da..
evet,hiç görüşmedik..geldik ama yoktunuz..
beni tanımadığınızdan,davetim garip gelmiş olabilir.. gülfem hanım..
ben şöyle düşündüm.. hem bayram,hem düğün.. ayrılık değil,kavuşma vesilesidir..gülşen hanımın annesi,babası ve teyzeleri gelmiş.. gizem hanımla,yaşar beyi de ..ilk defa görüyorum ama onların misafiri,bizim de misafirimizdir..
sizi yanlız bırakmak,olmazdı.. bir arada olmalıydık .. yaseminle
kuaförde olmam gerektiğinden.. davut beyden rica ettim..yoksa,gelip ben davet etmek isterdim..

gizem-- teşekkür ederiz,çok zarifsin...
irem-- rica ederim..
rezzan-- (gülerek) sevgili irem hanım,çok teşekkür ediyoruz..
değerlerimizin,korunduğunu görmekten mutluyuz.. rica ettim dediniz ama davut bey.. çok çaresiz görünüyordu.. gülfem hanımla,rezzan hanımı  ikna edip,getiremezseniz..size bakışım değişecek.. bayilikten ayrılmanızı bile isteyebilirim ,dediğinizi söyledi..

kahkahalarla güldüler.. özcan bey ve mr.smith..minnetle bakıyorlar
kıyamam..
 rekin-- (bana bakıp ) istemiyoruz artık,değil mi..
irem-- (gülerek ) yok,istemiyoruz.
bazen dostların,arkadaşların.. denerim değil.. yaparım demesine ihtiyaç duyarız.. yani dedim,rezzan hanım..

mr.smith-- iyi ki,demişsin..
özcan-- şerefinize kaldırıyorum kadehimi..

ben su bardağımı,herkes içkisini kaldırdı..içtiler..

 masanın iki yanına da, eğilerek baktım..
irem-- hanımlar,beyler.. bana ,beş dakika izin verin lütfen..
bilgen-- bir kaç lokma ye..
sacide-- aç ağzını,bakayım..
yedirdi bir sarma..

gönül-- oh oh,maaşallah..
menekşe-- öyle demee.. bulsam bende yediririm..
figen-- evlerde görüşmüyoruz.. gönül.. düğünlerde,kınalarda.. ancak..
gülderen-- yemeklerde ve yolculukta biradayız genellikle..

vahide-- bu günleri de,arayacağız gibi..
güzide-- biz göreceğiz,artık..

kadir-- beş dakika dolmadı ama  sonucu ve yayında dediğinizi söyler misiniz..
yavuz-- merak ediyoruz..
irem-- (yuttum,ağzımdakini.. )"görünmeyen ama hissedilen..
duyulmayan ama hiç bırakmayan.. sizlere, teşekkür ediyorum.
iyi ki,varsınız ve bizimlesiniz.. "dedim.. 
ben çıkarken şadi bey,tebrik ederim.. bu rekoru da gördük..
santral yine kilitlenmiş.. onlarda sizi hissediyorlarmış dedi.. 

onlar da, tebrik ettiler.. 
şenol-- çiğköfte yenilmedi değil mi.. 
irem-- yok, sordum..ama kem küm etti ercan bey.. 

yaşar-- ercan bey kim.. bende çok severim,çiğköfteyi.. iyi yapıyorsa,
gelirim yani.. 

bekir-- sen ye,ben söylerim.. 
irem-- sağol.. 

bekir ağa anlattı,abimler.. mr.smith,özcan,abdullah.. yavuz bey ,naim bey..cafer,ömer,maruf..
girdiler lafa çiğköfte konuşuluyor.. 
ben yiyorum.. gençlerde,son hız dans edip eğleniyorlar.. kahkahalar atılıyor.. 
bilgen,buse,mürvet,gönül,aylin de gülfem,gizem ve rezzan hanımla sohbet ediyorlar.. 

tuna bana yaklaşıp..kısık sesle.. 

tuna-- çağırayım mı yarın için..