hüseyinin telsizinden,hamza kahyanın sesi duyuldu..
"esma gelsin,misafir geldi "dedi..
hüseyin--( belinden çıkarıp)anlaşıldı, tamam ..
esma-- tuna ağa,hiç iyi etmedin bunu..
tuna-- sizde faydalanın dedim, esma kadın.. birbirinizle haberleşiyor sunuz,işte ..fena mı..
esma-- (gülerek )yok da.. dün gece.yatarken.. hamza,duymam diye tepemizdeki beşik halkasına ip bağlayıp,aşağı sarkıttı.. ucuna minik sepeti bağlayıp,telsizi içine koyacakmış.. o uğraşırken,ben uyumuşum..
sabah namaza kalktığımda.. burnumun ucundan.. uzunn ,beyaz örtülü birşey geçti..
hamzayı dürttüm.. beni korkutacakmış aklısıra,
kendisinin bağladığını unutmuş.. "bismillahhh..
portakalı fazla yedik,hacı osmanın hayaleti geldi "diye odadan bir kaçışı vardı ki..
hepimiz kahkahayla güldük..
irem-- gel ,seni götüreyim de ..elini öpeyim bari..
esma-- e hadi götür.. kalın sağlıcakla kızlar..
fatma-- güllü-- sağol,güle güle..
tuna anahtar üstünde,gecikme dedi..
arka yoldan,götürdüm..
hamza kahya ile bayramlaşıp, elini öptüm..
hamza-- el öpenlerin çok olsun.. çok bayram gör.
irem-- amin.. beraber,inşallah..
misafirleri çok kalabalık olarak gelince,
ben izin isteyip,döndüm..
**
çiftlikte.. güllü hepimize ,kahve
yapmış..uğur yok,nail kalktı.. bayramlaştık.. harçlığını gömleğinin cebine koydum.. oturduk..
içiyoruz.. hal hatır sordum,işte..
irem-- aklıma geldi bak,rüzgar yanıma gelmedi.. sesini de duymadım..
güllü-- tok evin aç kedisi misali,nerede miskinlik yapıyor kimbilir.. bayram bitince gelir..
irem-- kız,iftira atma.. benim sesimi duyunca gelirdi,mutlaka..
güllü-- uzağa gitmiş,demek ki..
irem-- ............
tuna-- eline sağlık güllü..
güllü-- afiyet olsun,ağam..
tuna-- nail,kebapları.. şişleri ,nevaleyi getirdin değil mi..
nail-- getirdim beyim.
irem--buzdolabına şişle beraber nasıl koyabildiniz.. ben bir bakayım..
hüseyin-- söyleyeceğim,irem hanım.. dediğiniz gibi.. kebaplar şişle buzdolabına sığmıyordu .. şimdi de çok çok fazla olunca..
kokmaması için,sanayi tipi buzdolabı lazımdı.. satılmış dayının bir dolabı var..o kullanıyor....
düşündük taşındık.. okulun yemekhanesindeki, büyük buz dolabını getirdik..
tuna-- nasıl ,açık değildir ki..
hüseyin-- çilingir götürdüm..
irem-- hah hah hah.. kaçırdık mı,hüseyinn..
tuna-- ne alemsin.. adam gelecek,buz dolabı yok..
hüseyin-- (kalktı.. gölgede kendi kılıfıyla örtülü olan büyük sanayi tipi buzdolabının.. örtüsünü kaldırdı ..silme kebap yerleştirilmiş) bozulsa mıydı,ağam..
irem-- vay canına.. bu ne ya.. sürü mü kestirdin,tuna..
tuna-- biraz öyle oldu.. sözümü geri aldım.. iyi yapmışsın.. bir not falan yazsaydın bari..
anahtarı da,değiştirmek lazım..
hüseyin-- tabi değiştirdik.. bekçiye de anahtarı verdim.. dolabı yükledik,kamyonete..
kalabalık olacağız dediğiniz için..
düz tabak.. bıçak,çatal,bardak.. kayık tabak, tuzluklarına varıncaya kadar aldım.
tuna--irem-- hah hah hah..
nail-- hepsi,kutularındaydı hiç kullanılmamış.. yeni değiştirmiş,demek ki..
... bizimkiler yetmez,tabldot tepsisinde de kebap
yenmez.. bir kere kullanacağız.. yıkar geri getiririz dedi,hüseyin..
onun için aldık..
tuna-- siz çok yaşayın, e mi.. bekçi, nasıl izin verdi.. ihbar edip de,polis gelirse sorarım size..
hüseyin-- beni ,naili tanıyor ama söylendi.. yemekhaneyi çalıştıranı ,ara dedim.. konuştuk adamla.. anlattım.. buzdolabını duyunca,"masaları sandalyeleri de götür istersen.. orası bizim ekmek teknemiz.. hepsi
yeni.. kırılır,kaybolur.. dolap bozulabilir,camı çatlar.. ben ne yaparım, o zaman" dedi.. geri götürmeyeceğiz,artık onlar bizim.. çağırdım adamı,parasını verip,aldım..
tuna--irem-- hahh hah hah..
tuna-- işte bu çok güzel olmuş.. iyi yapmışsın.. yıkamadınız sa,yıkayalım..
hüseyin-- sağol,beyim.. esma kadını onun için çağırdık.. o yıkadı,biz kuruladık.. toz olmasın diye getirmedik... bizim evde..
salatanın da,limonu.. yağı dökülecek,tuzu atılacak.. soğan salatasını ,karıştıracağız sadece.. limonları dörde böldük..domates ve biberler şişe takıldı.. pidelerin,bir kısmını kestik..bir kısmı tüm.. sofra bezlerine
sarılı.. fatma,bacıları,kaynanam da.. zeytinyağlı fasulyeyle ,sarma dolma..içli köfte yaptılar.. ayran hazır.. çiğ köfte malzemesi doğrandı,yoğurulacak.. mangal yanacak .. bu kadar..
irem-- daha ne olsun.. hepinizin ellerine sağlık.. çocuklarınızın,gününü görün inşallah.. sağlıklı,sıhhatli doğsun..
darısı naille,güllüye olsun..
amin dediler ama hepsi kızarınca, konuyu değiştirmek için..
irem-- (dolaba bakıp) satılmış dayının eline sağlık.. mümkün değil,yetiştiremez mişim.. aman açık vermeyin,kebapları biz yaptık..
tuna-- güya hepimiz yardım edecektik..ama sabah yatınca,iş değişti..
ben üstümü değişip,köfteyi yoğurayım bari..
gelirler birazdan..
irem-- tamam.. yeni yemek takımlarımızı,hep iyi günlerde
kullanalım inşallah.. hüseyin, nail taşıyor.. güllüyle bende,yerleştiriyoruz.. hadi buyrun..
**
yarım saatte.. her işimizi bitirdik.. fatmanın kardeşleri de,yardım ettiler.. masalar dört dörtlük hazırlandı.. restroran gibi oldu.. her masada,çiçeğimiz bile var.
servis masasına masa örtülerini yayıp.. beyaz kağıtları serdik.. bardakları kapalı olarak, sıraladık..
ayran,su,kola,içki buz var..büyük termoslarda..kim ne içiyorsa alsın.. dolma,sarma ve zeytinyağlı fasulyeleri de.. servis tabaklarıyla,üstünü kapatıp.. oraya koyduk,fazla servis tabakları da dağ gibi ,isteyen alır.. sofra bezlerinde sarılı ,ekmekleri de.. tepsiyle mangalın yanına getirdik..
hüseyinle,nail uzun mangalı kademeli olarak yakıyorlar..
.... bir taraftaki közde.. biberle domatesi,pişirmeye başladılar.. birde büyük tencere getirdik,içine koyacaklar..
irem-- ben tunaya bakıp,geliyorum.. niye sizin evde yoğuruyor,anlamadım ki..
hüseyin-- bütün malzemeleri, orada hazırladık.. siz,biz fark eder mi.. hanımım..
irem-- etmez de.. kayın validen var.. tuna da,rahatsız olmuştur.. o da.. kalabalıksınız..
hüseyin-- oda mı yok,canım..
irem-- hüseyin,siz benden birşey mi saklıyorsunuz..
hüseyin-- yoo..ne alakası var..
yürüdüm evlerine doğru..
mutfak penceresine bakıp, seslendim..
irem-- fatma.. ne yaptınız..
fatma--(baktı dışarıya ) ağam çiğ köfteyle,ben içli köfteyle uğraşıyoruz.. siz ne yaptınız.. gelsenize..
irem-- işimiz bitti,bizim.. pişirmeye başlıyorlar.. ayakkabım var diye çıkamadım.. ama köfte sıkılacaksa,yardıma ihtiyaç varsa geleyim.. uğuru ihmal etme sen..
fatma-- yok yok.. içeride onlar..
fatma çekildi,tuna geldi..elindeki köfteyi..eğilip ağzıma verdi..
tuna--nasıl..
irem-- hımm,hım hım.. nefis olmuşş.. geleyim mi.
tuna-- yok yok.. hepsini sıkmayacağım..
irem-- iyi,ben bir eve gideyim..çocuklara harçlık için..
tuna-- cekedim orada,al.. eren arabanı getirdiğinde,
torpido gözünden de alabilirsin ama sen bilirsin..
irem-- tamam..
tam eve girecekken..
hüseyin-- hanımım.. misafirleriniz geliyormuş..
Translate
24 Ocak 2019 Perşembe
2563.bölüm..
şenol-- hiçç .. hiç birşey olmaz.. ya anlaşırız,ya başka
yer ararız..
irem-- sormak istediğim,kabul etmem halinde bu herşeyden
kuşkulandığınız ticari faaliyet olmayacak mı, benim adıma..
üç dönüm yer istiyorsunuz ama
beş dönüm,birinci sınıf tarım arazisi işgal edeceksiniz.. oradan artık,ürün elde edemeyeceğim.. ki,bu da gençlerin zararına olacak..
isteyeceğim bedeli de kurumunuz,hayatta vermez.. bence siz ,kamulaştırılmış arazilere bakın..
henüz haberi olmasa da,yarın..marufa yıllardır istediği alışveriş merkezini yapması için, beş dönüm yer vereceğim oradan.. her yıl,kirayı kendin belirle ve vakfın hesabına yatır diyeceğim..
ürün ekmemiş olsam da,kayıp olarak görmeyip.. bütçeye böyle destek olmayı düşünüyorum.
kadir-- hem ona ,hem bize verin, bedel söylemeden.. bizde sınırlarımıza göre bir rakamı,her yıl vakfın hesabına yatıralım..
irem-- belki size de,bedelsiz arazi verebilirim ama gençlere yurt
çapında..misafirhane,yemekhaneden yararlanma.. eğitim,staj gibi şartlarım da olur.. zorlarım,itiraz edemezsiniz..
şenol-- kabul kabul..
güldük..
irem-- kadir bey ?
kadir-- maalesef,bizde işler bürokrasi ile yürür..
bakanlıklar,ilgili dairelerin onaylaması,plan projelendirme aşaması uzun sürer.. bedel telafuz edilmemiş olması büyük avantaj ama eğitim,staj,misafirhane ve yemekhane hizmeti sınırsız olamaz..
şahıs olarak faydalı olabilmeyi ,hepimiz arzu ederiz.. ama
bizim kullandığımız zımba teli bile ihtiyaca göre belirlenip,öyle gönderilir anlatabiliyor muyum.. tuna bey de,mr.smith de onaylayacaktır,beni..
tuna-- evet,doğru.. bizim eksiklerimizi,vakıf karşılıyor..
aylin-- yani sen..
tuna-- ehhh,öyle de denebilir..
mr.smith-- sen bize gel,irem.. bütün şartlarını ,yerine getiririm..
istediğin kadarda zımba teli veririz sana..
güldük..
kadir-- aşkolsun,mr.smith..
irem-- sağolun,mr.smith.. çok naziksiniz..
kadir bey, bedelsiz sizi tercih etmem için,hiç birşey sunmadınız bana.. siz söz verebileceğiniz konuları.. bende isteyebileceklerimi
düşünelim olur mu..
kadir-- olur,tabi.. gitmeden konuşuruz yine..
açıkladığınız ve burada bizimle olduğunuz için,çok teşekkür ediyorum..
rica ederiz dedik.. kalkıldı.. tokalaşıp,iyi geceler diledik birbirimize.. söz verdiklerini ve çiftliğe geleceklerini ,hatırlattım..
tamam dediler.. onlar odalarının bulunduğu katta ,bizde lobide indik..
tuna-- kalalım mı?
irem-- iyi,kalalım..
odamızın anahtarını alıp.. yukarı çıktığımızda üçü geçiyordu saat...
makyajımı zor temizledim..
******
sabah saat 9:00 da zor,uyandım.. tuna geleceğim diye not yazmış..
doğrulup.. esneme hareketlerimi yaparken.. pencereden dışarıya baktım.. güneş pırıl pırıl ..bulut bile yok gökyüzünde.. yol da da,yağmurdan iz kalmamış..
duşumu alıp,saçlarımı kuruttum.. ördüm,kabarmasın diye.. bornozla ,sıkıntıyla odada dolaşırken.. tuna girdi içeriye..
günaydın diyerek.. elindeki askıyı,çantayı aldım,hemen..
tuna-- günaydın.. nasılsın..
irem-- (çantayı ,askının kılıfını açtım.. getirdiği kıyafetleri çıkarıp,aceleyle giyinirken.. ) iyiyim de.. nasıl yetiştireceğimi bilmiyorum,geciktik.. bayramlaşmaya gideceğiz birde..
tuna-- hayatım,sen acele etme.. kahvaltı ederken.. anlatırım olur mu..
irem-- kahvaltının zamanı mı,tuna.. hem ne anlatacaksın ki..
tuna-- (oturdu koltuğa,gülerek.. )çiftliğe gittim.. öğlen geleceğimizi haber verdim.. normal salata,
ayran yapacaklar..kömür..pide alıp,masa hazırlayacaklar..
kıymayı,tüm malzemeyi kamyonetle satılmış dayıya götürdüm..
selamı var.. yaparım gelinim için dedi.. nail iki saat sonra alacak..
yalan olmaması için,birisini bozar yaparsın artık.. benim yüzümden,davet kontrolden çıktı çünkü..
irem-- hah hah hah.. (gidip,ellerini tuttum..) gözümde büyüyordu inan.. ne iyi düşünmüşsün..
tuna-- sağol,düşünürüm tabi.. (yanına oturttu beni..) oradan evimize geldim.. kapıya bir zarf sıkıştırılmıştı.. özcan bey,gelmiş gece..
özetle"daha önce,hiç böyle bir sürpriz yapılmamıştı bana..
sonrasını,tahmin bile edemiyorum ama dans etmek,..
neşeyle aynı ortamda eğlenip, nefes almak bile.. hayaldi benim için.. sizin nasıl bildiğinizi anlamış değilim, fakat müthişti..çok çok teşekkür ediyorum..
çılgınlıksa,çılgınlık kaybedeceğim birşey yok.. ben artık, elma olmak istiyorum.. "yazmış..
irem-- hiii,kıyamam.. inşallah iyi olurlar.. bak,gördün mü..
gece beni boşuna ,üzdün..
tuna-- amacımın ne olduğunu biliyorsun.. sen doğmadan ayrılmışlar,kaş yapayım derken.. göz çıkarabilirsin.. biraz kendini frenlemen için gerekliydi..
ben özür de,dilerim..merak etme.. iki tepsi de,tatlı aldım...
yeter değil mi..
irem-- yeter aşkım ,yeter..
********************
saat bir gibi,benim halam,amcam ..sevim teyzemler ve saadet teyzemlerle
bayramlaşmıştık.. dayım yoktu tabi.. bekir beylere yarın gelelim dedim gecikmemek için.. çiftliğe gidiyoruz..
tuna-- benden ,ne isteyeceğini düşündün mü..
irem-- yok da..(elini tuttum)aşkımm ,evlilik yıldönümümüzde almanyaya gidelim mi.
tuna-- bu gece gidelim,gör ama bir yıldır, beklediğim bir haftayı esirgeme benden..lütfen..
irem-- tamamm.. dayım,erdem gelecek demişti.. çocuk nerede ki..
anneannem de,hiç bahsetmedi..
tuna-- kimbilir.. bozuldun mu,bana..
irem-- hayırr.. valla,bozulmadım..
tuna-- güzell..
çiftlik yoluna döndük.. kulubedeki oturan adam dikkatle baktı bize..
ağaçlar büyümüş,çiçekler havuz.. ördekler çok güzel görünüyor..
portakal bahçesinin yeşili ,imrendirecek cinsten..
biraz ileride.. odalara gelmeden...
yola gerçek barikat kurulmuş.. kırmızı ışığı dönüyor..
fosforlu çizgileri var..
dut ağacının gölgesinde oturan, şalvarlı kasketli adamlar, bizi görünce hareketlendiler..
tüfek,fişek tam tekmil..
barikatın yanına geldiler.. tuna selektör yapınca.. kalktı barikat..
geçerken,durdurdu arabayı.. camdan bakıp..
tuna-- ömer,eşim irem..bu arabanın aynısından,onun da var..
başıyla,selam verdi.. bende aynı şekilde aldım..
tuna-- telsizi kullanabiliyor sunuz, değil mi.
ömer-- evet,beyim.. nail beyle ,hüseyin beyle .. diğer devriye gezen, arkadaşlarla denedik.. kulübeden de,geldiğinizi söylediler ..
tuna-- bugün çok misafirimiz gelecek.. fazla bekletmeden,nazikçe.. gelenin adını öğren.. kime geldiklerini sor.. hamza kahyaya ya da bize bildir.. cevap gelmeden gönderme, tamam mı..
ömer-- tamam beyim.. kurtlarda gelecek şimdi..
tuna-- peki,kolay gelsin.. dikkatli ol..
ömer-- anladım,beyim..
hareket ettik..
irem-- neler oluyor.. bilmediğim birşey mi var..
tuna-- hayır yok.. ailesi kalacak da.. hüseyinle fatma ,en az bir hafta olmayacak.. nail her yere yetişemez.. önlem aldık.. . tarlaların yola bakan taraflarına .. sınırlarına da,direk ve dikenli tel çekiliyor.. onarılıyor.. biçerdöverlerin girebileceği genişlikte, kapılar da konulacak..
irem-- iyi,hadi bakalım.. ömer kim.. eline de,tüfeği vermişsin..
tuna-- ben verir miyim hiç.. caydırmak için, o.. ve kendilerinin..
kullanmaya,taşımaya ruhsatlı hepsi..
tabancaları da öyle.. çeşitli testlerden geçmiş,özel
güvenlik elemanı onlar.. sağlamlar merak etme.. kıyafet ve konuşma yadırganmasın diyeydi.. odalarda kalacaklar.. kendileri pişirip,yiyecekler.
hamza kahyaya.. esma kadının ,kardeşlerini çağır .. fatmaya da,güllüye de yardımcı olur demiş baban.. tanıyormuş herhalde..
nail on kurtun tasmalarından tutmuş.. bize doğru geliyordu..
park ettik.. kurtlar bırak diye hopluyor,havlıyorlar..
nail bir bağırdı.. hepsi sustu,oturdu..
indik.. ikimizde hepsinin başlarını okşadık..
irem-- aferin size... bayramın mübarek olsun, nail..
nail-- sizin de..götüreyim de,geliyorum..
tuna-- tamam.. hazır mı herşey..
nail-- hazır hazır..
o gitti.. bizde yürüyüp,dışarıdaki çeşmede ellerimizi yıkadık.. kağıt havlu koymuşlar,kuruladık ..
yer ararız..
irem-- sormak istediğim,kabul etmem halinde bu herşeyden
kuşkulandığınız ticari faaliyet olmayacak mı, benim adıma..
üç dönüm yer istiyorsunuz ama
beş dönüm,birinci sınıf tarım arazisi işgal edeceksiniz.. oradan artık,ürün elde edemeyeceğim.. ki,bu da gençlerin zararına olacak..
isteyeceğim bedeli de kurumunuz,hayatta vermez.. bence siz ,kamulaştırılmış arazilere bakın..
henüz haberi olmasa da,yarın..marufa yıllardır istediği alışveriş merkezini yapması için, beş dönüm yer vereceğim oradan.. her yıl,kirayı kendin belirle ve vakfın hesabına yatır diyeceğim..
ürün ekmemiş olsam da,kayıp olarak görmeyip.. bütçeye böyle destek olmayı düşünüyorum.
kadir-- hem ona ,hem bize verin, bedel söylemeden.. bizde sınırlarımıza göre bir rakamı,her yıl vakfın hesabına yatıralım..
irem-- belki size de,bedelsiz arazi verebilirim ama gençlere yurt
çapında..misafirhane,yemekhaneden yararlanma.. eğitim,staj gibi şartlarım da olur.. zorlarım,itiraz edemezsiniz..
şenol-- kabul kabul..
güldük..
irem-- kadir bey ?
kadir-- maalesef,bizde işler bürokrasi ile yürür..
bakanlıklar,ilgili dairelerin onaylaması,plan projelendirme aşaması uzun sürer.. bedel telafuz edilmemiş olması büyük avantaj ama eğitim,staj,misafirhane ve yemekhane hizmeti sınırsız olamaz..
şahıs olarak faydalı olabilmeyi ,hepimiz arzu ederiz.. ama
bizim kullandığımız zımba teli bile ihtiyaca göre belirlenip,öyle gönderilir anlatabiliyor muyum.. tuna bey de,mr.smith de onaylayacaktır,beni..
tuna-- evet,doğru.. bizim eksiklerimizi,vakıf karşılıyor..
aylin-- yani sen..
tuna-- ehhh,öyle de denebilir..
mr.smith-- sen bize gel,irem.. bütün şartlarını ,yerine getiririm..
istediğin kadarda zımba teli veririz sana..
güldük..
kadir-- aşkolsun,mr.smith..
irem-- sağolun,mr.smith.. çok naziksiniz..
kadir bey, bedelsiz sizi tercih etmem için,hiç birşey sunmadınız bana.. siz söz verebileceğiniz konuları.. bende isteyebileceklerimi
düşünelim olur mu..
kadir-- olur,tabi.. gitmeden konuşuruz yine..
açıkladığınız ve burada bizimle olduğunuz için,çok teşekkür ediyorum..
rica ederiz dedik.. kalkıldı.. tokalaşıp,iyi geceler diledik birbirimize.. söz verdiklerini ve çiftliğe geleceklerini ,hatırlattım..
tamam dediler.. onlar odalarının bulunduğu katta ,bizde lobide indik..
tuna-- kalalım mı?
irem-- iyi,kalalım..
odamızın anahtarını alıp.. yukarı çıktığımızda üçü geçiyordu saat...
makyajımı zor temizledim..
******
sabah saat 9:00 da zor,uyandım.. tuna geleceğim diye not yazmış..
doğrulup.. esneme hareketlerimi yaparken.. pencereden dışarıya baktım.. güneş pırıl pırıl ..bulut bile yok gökyüzünde.. yol da da,yağmurdan iz kalmamış..
duşumu alıp,saçlarımı kuruttum.. ördüm,kabarmasın diye.. bornozla ,sıkıntıyla odada dolaşırken.. tuna girdi içeriye..
günaydın diyerek.. elindeki askıyı,çantayı aldım,hemen..
tuna-- günaydın.. nasılsın..
irem-- (çantayı ,askının kılıfını açtım.. getirdiği kıyafetleri çıkarıp,aceleyle giyinirken.. ) iyiyim de.. nasıl yetiştireceğimi bilmiyorum,geciktik.. bayramlaşmaya gideceğiz birde..
tuna-- hayatım,sen acele etme.. kahvaltı ederken.. anlatırım olur mu..
irem-- kahvaltının zamanı mı,tuna.. hem ne anlatacaksın ki..
tuna-- (oturdu koltuğa,gülerek.. )çiftliğe gittim.. öğlen geleceğimizi haber verdim.. normal salata,
ayran yapacaklar..kömür..pide alıp,masa hazırlayacaklar..
kıymayı,tüm malzemeyi kamyonetle satılmış dayıya götürdüm..
selamı var.. yaparım gelinim için dedi.. nail iki saat sonra alacak..
yalan olmaması için,birisini bozar yaparsın artık.. benim yüzümden,davet kontrolden çıktı çünkü..
irem-- hah hah hah.. (gidip,ellerini tuttum..) gözümde büyüyordu inan.. ne iyi düşünmüşsün..
tuna-- sağol,düşünürüm tabi.. (yanına oturttu beni..) oradan evimize geldim.. kapıya bir zarf sıkıştırılmıştı.. özcan bey,gelmiş gece..
özetle"daha önce,hiç böyle bir sürpriz yapılmamıştı bana..
sonrasını,tahmin bile edemiyorum ama dans etmek,..
neşeyle aynı ortamda eğlenip, nefes almak bile.. hayaldi benim için.. sizin nasıl bildiğinizi anlamış değilim, fakat müthişti..çok çok teşekkür ediyorum..
çılgınlıksa,çılgınlık kaybedeceğim birşey yok.. ben artık, elma olmak istiyorum.. "yazmış..
irem-- hiii,kıyamam.. inşallah iyi olurlar.. bak,gördün mü..
gece beni boşuna ,üzdün..
tuna-- amacımın ne olduğunu biliyorsun.. sen doğmadan ayrılmışlar,kaş yapayım derken.. göz çıkarabilirsin.. biraz kendini frenlemen için gerekliydi..
ben özür de,dilerim..merak etme.. iki tepsi de,tatlı aldım...
yeter değil mi..
irem-- yeter aşkım ,yeter..
********************
saat bir gibi,benim halam,amcam ..sevim teyzemler ve saadet teyzemlerle
bayramlaşmıştık.. dayım yoktu tabi.. bekir beylere yarın gelelim dedim gecikmemek için.. çiftliğe gidiyoruz..
tuna-- benden ,ne isteyeceğini düşündün mü..
irem-- yok da..(elini tuttum)aşkımm ,evlilik yıldönümümüzde almanyaya gidelim mi.
tuna-- bu gece gidelim,gör ama bir yıldır, beklediğim bir haftayı esirgeme benden..lütfen..
irem-- tamamm.. dayım,erdem gelecek demişti.. çocuk nerede ki..
anneannem de,hiç bahsetmedi..
tuna-- kimbilir.. bozuldun mu,bana..
irem-- hayırr.. valla,bozulmadım..
tuna-- güzell..
çiftlik yoluna döndük.. kulubedeki oturan adam dikkatle baktı bize..
ağaçlar büyümüş,çiçekler havuz.. ördekler çok güzel görünüyor..
portakal bahçesinin yeşili ,imrendirecek cinsten..
biraz ileride.. odalara gelmeden...
yola gerçek barikat kurulmuş.. kırmızı ışığı dönüyor..
fosforlu çizgileri var..
dut ağacının gölgesinde oturan, şalvarlı kasketli adamlar, bizi görünce hareketlendiler..
tüfek,fişek tam tekmil..
barikatın yanına geldiler.. tuna selektör yapınca.. kalktı barikat..
geçerken,durdurdu arabayı.. camdan bakıp..
tuna-- ömer,eşim irem..bu arabanın aynısından,onun da var..
başıyla,selam verdi.. bende aynı şekilde aldım..
tuna-- telsizi kullanabiliyor sunuz, değil mi.
ömer-- evet,beyim.. nail beyle ,hüseyin beyle .. diğer devriye gezen, arkadaşlarla denedik.. kulübeden de,geldiğinizi söylediler ..
tuna-- bugün çok misafirimiz gelecek.. fazla bekletmeden,nazikçe.. gelenin adını öğren.. kime geldiklerini sor.. hamza kahyaya ya da bize bildir.. cevap gelmeden gönderme, tamam mı..
ömer-- tamam beyim.. kurtlarda gelecek şimdi..
tuna-- peki,kolay gelsin.. dikkatli ol..
ömer-- anladım,beyim..
hareket ettik..
irem-- neler oluyor.. bilmediğim birşey mi var..
tuna-- hayır yok.. ailesi kalacak da.. hüseyinle fatma ,en az bir hafta olmayacak.. nail her yere yetişemez.. önlem aldık.. . tarlaların yola bakan taraflarına .. sınırlarına da,direk ve dikenli tel çekiliyor.. onarılıyor.. biçerdöverlerin girebileceği genişlikte, kapılar da konulacak..
irem-- iyi,hadi bakalım.. ömer kim.. eline de,tüfeği vermişsin..
tuna-- ben verir miyim hiç.. caydırmak için, o.. ve kendilerinin..
kullanmaya,taşımaya ruhsatlı hepsi..
tabancaları da öyle.. çeşitli testlerden geçmiş,özel
güvenlik elemanı onlar.. sağlamlar merak etme.. kıyafet ve konuşma yadırganmasın diyeydi.. odalarda kalacaklar.. kendileri pişirip,yiyecekler.
hamza kahyaya.. esma kadının ,kardeşlerini çağır .. fatmaya da,güllüye de yardımcı olur demiş baban.. tanıyormuş herhalde..
nail on kurtun tasmalarından tutmuş.. bize doğru geliyordu..
park ettik.. kurtlar bırak diye hopluyor,havlıyorlar..
nail bir bağırdı.. hepsi sustu,oturdu..
indik.. ikimizde hepsinin başlarını okşadık..
irem-- aferin size... bayramın mübarek olsun, nail..
nail-- sizin de..götüreyim de,geliyorum..
tuna-- tamam.. hazır mı herşey..
nail-- hazır hazır..
o gitti.. bizde yürüyüp,dışarıdaki çeşmede ellerimizi yıkadık.. kağıt havlu koymuşlar,kuruladık ..
yemek yenilecek yere doğru yürürken.. güllü, fatma ve esma kadını gördük..
fatmanın evinden çıkıyorlardı..
fatma-- hoşgeldinizz..
irem-- hoşbuldukk..
gittim yanlarına.. öpüştük,bayramlaştık.. ayak üstü sohbet ederken.. içeriden,oğluyla hüseyin geldi.. koca adam,elimi öpmeye çalışıyor..
tokalaştık.. oğluna, ona,fatmaya,güllüye ,esma teyzeye de.. harçlık koyduğum mendilleri verdim..
fatma-- ben bir kahve yapayım..
güllü-- ben yaparım fatma abla.. bize buyrun..
irem-- sen yap kahveyi.. burada,masada oturur içeriz..
hüseyinin telsizinden,hamza kahyanın sesi duyuldu..
28 Ekim 2018 Pazar
30 Ağustos 2018 Perşembe
6 Mart 2018 Salı
2562.bölüm..
tuna-- insan otuz yıl ayrı kalır da,bir saatlik umut herşeyi unutturur.. özcan bey açısından ,durum bu.. ya aynı duygular gülfem hanım
için, geçerli değilse..aralarında ne geçtiğini ,ayrılma sebeplerini bilmiyoruz..
(bana bakıp) yemek yemişler ve gülfem hanım görevine dönmüş.. ikisi de,birbirinin yerini görevini biliyor,görüşme imkanları var demektir..
muhtemelen,gündüz ..düğünden ,senden.. batu beyin nerede çalıştığından vs. bahsedilmiştir..karşılaşmayı istese,niye mersine
gideyim desin ki..
sen tüm iyi niyetinle,yeniden karşılaştırdın .. farz edelim,bir fırsat sundun.. ,üç gün görüşecekler..
eşi- dostu,astı-üstü.. tüm çevresi gördü,duyulacak..
otuz yıldır,üstesinden gelememişler..
üç günde,bu kadar kalabalıkta çözemeyecekleri varsayımıyla.. gülfem hanım gittiğin de..özcan beyin üstündeki baskıyı tahmin et,
hali nasıl olur, sence..
ya da sen.. kendini gülfem hanımın yerine koy.. ne hissederdin..
bir sevda var ama bağ kopmuş,koparılmış.. görünüyor.. ben otuz yıl
sonra gelsem,sen beni kabul eder misin.. birde böyle düşün..
irem-- bu saatte,bu kadar içkiden sonra.. bu kadar gerçekçi olma,ne olursun.. tüm hevesimi kaçırdın..
pişmanlıkla ,neredeyse gidip özür dileyeceğim.. o hale getirdin beni..
haklı olabilirsin ama ne dersen de.. ben ,tesadüfe.. doğru zamana inanıyorum.. belki,benim vesile olmam gerekiyordur..
ikisi de,kocaman insanlar...
hasretle geçen yılların acısını çıkaralım,diyebilirler..
kader şimdi birleştirecektir ,belki..
iki gün sonra ,biz nikahlandık diye gelirlerse..
ne yapayım sana..
tuna-- tabi ki,arzu ederim mutlu olsunlar.. absürt olmamak şartıyla ,ne istersen yap..ya da talep et.. emrin olur..
yavuz-- ne kadar kolay söylediniz.. her istediğini yapabilir misiniz, gerçekten..
tuna-- evet..
irem-- geniş bir yelpaze gibi görünüyor değil mi,yavuz bey..
kimbilir neler ister diye düşünüyor insan..
ama benim gözümde kalan,yapamadığım.. ya da
tunanın hayır dediği ,hiç birşey yok..
kötülük namına, kimseye zararımız da dokunmaz..
ve ben kocamdan maddi değeri olan,hiç birşey istemedim şimdiye
kadar.. bu anlamda,istemeyi bile bilmem.. o hediye ettiği için değerlidir.. yoksa yüzüne bile bakmam..mal,mülk,mücevher öyle hırsım yoktur..
ikimiz adına sağlık,mutluluk,huzur.. yuvamdaki muhabbeti isterim.. onlara da sahibim çok şükür.. aklıma gelen,söz verip de yapamadığı..bir mantar sote var.. onu yap derim, belki..
şenol-- e niye holding kurup,çalıştınız öyleyse.. daha sakin okur ,spikerlik yapar.. evinizde otururdunuz..
tuna-- ahh ah,çalışmak istedi şenol bey.. okulu bırakmıştı,spikerlik gündemde bile değildi.. hayır dememem ,gereken bir dönemdi..
benim de,ticari faaliyeti bırakmam gerekiyordu..
başka yerde çalışmasını istemediğim için.. vahide hanımın
idareci olduğu büromu.. evimize iki adım mesafeye ,taşıdım.. ..tam vekaletnamenle,buyur çalış.. herşey emrinde dedim..
devrettim ve çıktım..
nedim bey,kemal bey,vahide hanım ireme bilgi verdiler..
ben olanı idare etsin,hobi niyetine çalışsın ..
kendini iyi hissetsin demiştim ama irem bir ay sonra ihracat yapmaya başladı.. ve gerisi geldi..
ticari zekası,kısmeti ve yöneticiliğiyle ..vergi rekortmeni oldu..
benim bıraktığım varlık bir ise,beş olarak
geri ödedi bana,abimlere,halama.. ki mecbur değildi.. hissedar bile
değiller,çünkü.. yönetim kuruluna da,öyle.. kar payı dağıttı..
.. elde edilen hasat,kira gibi girdileri bütçesinden çıkardı
tamamen.. ayaklarının üstünde durması için gerekliymiş..
şimdi gerçek ortaklar..yatırdılar ve kazanıyorlar..
herşey iremin yetkisinde..imza yetkimi bile iptal ettirdim..ama
ısrar etmeme rağmen,mal varlığımı üstüne almadı..
şartlar değişti,o da görevlendirmeyi yapıp ayrıldı.. bundan sonrasını,hep beraber yaşayıp göreceğiz..
kadir-- irem hanımın,mülakatta dediklerini,şimdi daha iyi anladım.. peki,bütçenizden çıkardığınız geliri ne yaptınız..
yavuz--önceden kurulan, eğitim vakıfları ..yurtları var..
ve hayal bile edemeyeceğin kadar çok kişiye,gizli ulaşıyorlar..
kullanılacak yer var ,yani..
mr.smith-- saliha hanım da yöneticisi..
şenol-- ve hayırla yad ediyor.. on parmak daktilo yazabilmeyi ona, borçluyum diyormuş..
irem-- yaa,evet.. hayatın cilvesi işte..
şenol-- evet.. benim söylemek istediğim,fikrinizi almak istediğim bir konu daha var..
televizyon yayınları,değişip gelişiyor..geniş mekanlara
ihtiyacımız var.. burada,şu anda hizmet veren, radyo binasına
sığmamız mümkün değil..
bbc nin yerini,çok beğendik.. duyduk ki,arazi sizinmiş.. bbc ile arasında teknik olarak, en az bir dönüm mesafe bırakılması şartıyla,üç dönüm yeri.. yüz yıllık ,kiralanması ve ihtiyaca uygun bina,stüdyolar vs. yapılabilmesi amacıyla talibiz..
toprak ve yetki sahibi olarak..düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz..
tuna-- irem düşüncemi biliyor ama baskı da yapmam.. karar onun..
irem-- hımm.. kabul edersem ne olur,etmezsem ne olur.. aydınlatın beni..
için, geçerli değilse..aralarında ne geçtiğini ,ayrılma sebeplerini bilmiyoruz..
(bana bakıp) yemek yemişler ve gülfem hanım görevine dönmüş.. ikisi de,birbirinin yerini görevini biliyor,görüşme imkanları var demektir..
muhtemelen,gündüz ..düğünden ,senden.. batu beyin nerede çalıştığından vs. bahsedilmiştir..karşılaşmayı istese,niye mersine
gideyim desin ki..
sen tüm iyi niyetinle,yeniden karşılaştırdın .. farz edelim,bir fırsat sundun.. ,üç gün görüşecekler..
eşi- dostu,astı-üstü.. tüm çevresi gördü,duyulacak..
otuz yıldır,üstesinden gelememişler..
üç günde,bu kadar kalabalıkta çözemeyecekleri varsayımıyla.. gülfem hanım gittiğin de..özcan beyin üstündeki baskıyı tahmin et,
hali nasıl olur, sence..
ya da sen.. kendini gülfem hanımın yerine koy.. ne hissederdin..
bir sevda var ama bağ kopmuş,koparılmış.. görünüyor.. ben otuz yıl
sonra gelsem,sen beni kabul eder misin.. birde böyle düşün..
irem-- bu saatte,bu kadar içkiden sonra.. bu kadar gerçekçi olma,ne olursun.. tüm hevesimi kaçırdın..
pişmanlıkla ,neredeyse gidip özür dileyeceğim.. o hale getirdin beni..
haklı olabilirsin ama ne dersen de.. ben ,tesadüfe.. doğru zamana inanıyorum.. belki,benim vesile olmam gerekiyordur..
ikisi de,kocaman insanlar...
hasretle geçen yılların acısını çıkaralım,diyebilirler..
kader şimdi birleştirecektir ,belki..
iki gün sonra ,biz nikahlandık diye gelirlerse..
ne yapayım sana..
tuna-- tabi ki,arzu ederim mutlu olsunlar.. absürt olmamak şartıyla ,ne istersen yap..ya da talep et.. emrin olur..
yavuz-- ne kadar kolay söylediniz.. her istediğini yapabilir misiniz, gerçekten..
tuna-- evet..
irem-- geniş bir yelpaze gibi görünüyor değil mi,yavuz bey..
kimbilir neler ister diye düşünüyor insan..
ama benim gözümde kalan,yapamadığım.. ya da
tunanın hayır dediği ,hiç birşey yok..
kötülük namına, kimseye zararımız da dokunmaz..
ve ben kocamdan maddi değeri olan,hiç birşey istemedim şimdiye
kadar.. bu anlamda,istemeyi bile bilmem.. o hediye ettiği için değerlidir.. yoksa yüzüne bile bakmam..mal,mülk,mücevher öyle hırsım yoktur..
ikimiz adına sağlık,mutluluk,huzur.. yuvamdaki muhabbeti isterim.. onlara da sahibim çok şükür.. aklıma gelen,söz verip de yapamadığı..bir mantar sote var.. onu yap derim, belki..
şenol-- e niye holding kurup,çalıştınız öyleyse.. daha sakin okur ,spikerlik yapar.. evinizde otururdunuz..
tuna-- ahh ah,çalışmak istedi şenol bey.. okulu bırakmıştı,spikerlik gündemde bile değildi.. hayır dememem ,gereken bir dönemdi..
benim de,ticari faaliyeti bırakmam gerekiyordu..
başka yerde çalışmasını istemediğim için.. vahide hanımın
idareci olduğu büromu.. evimize iki adım mesafeye ,taşıdım.. ..tam vekaletnamenle,buyur çalış.. herşey emrinde dedim..
devrettim ve çıktım..
nedim bey,kemal bey,vahide hanım ireme bilgi verdiler..
ben olanı idare etsin,hobi niyetine çalışsın ..
kendini iyi hissetsin demiştim ama irem bir ay sonra ihracat yapmaya başladı.. ve gerisi geldi..
ticari zekası,kısmeti ve yöneticiliğiyle ..vergi rekortmeni oldu..
benim bıraktığım varlık bir ise,beş olarak
geri ödedi bana,abimlere,halama.. ki mecbur değildi.. hissedar bile
değiller,çünkü.. yönetim kuruluna da,öyle.. kar payı dağıttı..
.. elde edilen hasat,kira gibi girdileri bütçesinden çıkardı
tamamen.. ayaklarının üstünde durması için gerekliymiş..
şimdi gerçek ortaklar..yatırdılar ve kazanıyorlar..
herşey iremin yetkisinde..imza yetkimi bile iptal ettirdim..ama
ısrar etmeme rağmen,mal varlığımı üstüne almadı..
şartlar değişti,o da görevlendirmeyi yapıp ayrıldı.. bundan sonrasını,hep beraber yaşayıp göreceğiz..
kadir-- irem hanımın,mülakatta dediklerini,şimdi daha iyi anladım.. peki,bütçenizden çıkardığınız geliri ne yaptınız..
yavuz--önceden kurulan, eğitim vakıfları ..yurtları var..
ve hayal bile edemeyeceğin kadar çok kişiye,gizli ulaşıyorlar..
kullanılacak yer var ,yani..
mr.smith-- saliha hanım da yöneticisi..
şenol-- ve hayırla yad ediyor.. on parmak daktilo yazabilmeyi ona, borçluyum diyormuş..
irem-- yaa,evet.. hayatın cilvesi işte..
şenol-- evet.. benim söylemek istediğim,fikrinizi almak istediğim bir konu daha var..
televizyon yayınları,değişip gelişiyor..geniş mekanlara
ihtiyacımız var.. burada,şu anda hizmet veren, radyo binasına
sığmamız mümkün değil..
bbc nin yerini,çok beğendik.. duyduk ki,arazi sizinmiş.. bbc ile arasında teknik olarak, en az bir dönüm mesafe bırakılması şartıyla,üç dönüm yeri.. yüz yıllık ,kiralanması ve ihtiyaca uygun bina,stüdyolar vs. yapılabilmesi amacıyla talibiz..
toprak ve yetki sahibi olarak..düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz..
tuna-- irem düşüncemi biliyor ama baskı da yapmam.. karar onun..
irem-- hımm.. kabul edersem ne olur,etmezsem ne olur.. aydınlatın beni..
2561.bölüm..
şenol-- bu çok güzeldi.. tuna bey ,doğru mu anladı irem hanım..
başımı salladım..
tuna-- benim kesinlikle,sormayacağım.. söylemeyeceğim şeyler bunlar.. cevap vermeseniz de olur,mr.smith..
mr.smith-- vermek isterim de,diyecek birşey yok.. çok güzel..bilgili,görgülü..meslek sahibi bir hanımla,sohbet ettik.. belirli bir yaşa gelmiş iki insan,
ya herşeyi anlatamaz..ya da,sıralar .. çok duygusuz olur..
ilk tanışmada, konuşacak konu bulmak zordur..
ama ortam itibariyle, biz hiç sıkıntı çekmedik.. rahattık yani..
yemek,içki,sizler,gençler,gülfem hanım,özcan bey.. görevler,gittiğimiz yerler vs..çoktu da.. kendimize ait özel birşey paylaşmadık..
ben yine tunaya bakıp.. ikimizin konuşmasını anlat dedim, işaretle..
tuna-- yok canım,daha neler.. özel birşey paylaşmamışlar ki, cesaret vermek için.. kendimizden örnek verip,söyleyim..
mr.smith-- hımm,özele girer mi bilmiyorum da.. parfümlerimizin adını söyledik.. o da,beğenmiş.. bende çok beğendim..
allahım ne güldük,anlatamam..
irem-- siz,çok yaşayın mr.smith.. samimiyetiniz,çok hoşumuza gittiğinden güldük..ne olur yanlış anlamayın..
kadir-- evet,lütfen..
mr.smith-- (gülerek)anlamadım canım.. şimdi tuna beyin vereceği
örneği ,duyabiliriz.. öyleyse..
tuna-- tuzağa düştük ha.. irem,bizim konuşmamızı anlat demişti.
ben niyetimden bahsedememiştim.. yani,irem izin
vermedi .. lafımı kesti,konuşturmadı.. siz çok iyiymiş siniz ,diyecektim..
mr.smith-- burada sizin paylaştığınız,özeli göremedim ben tuna bey..
tuna-- satır aralarına bakın,mr.smith.. benden bu kadar..
güldük dediğine..
irem-- ilk defa evimize gelmişti.. tüm engellemelerime rağmen..
bahçede, giderken.. bir fırsatını bulup, bana evlenme teklif etti..
şenol-- kabul ettiniz..
tuna-- yok canım,ne kabul etmesi.. kök söktürdü bana..
kadir-- sonu iyi olmuş,önemli olan o..
aylin-- evet.. karı-koca paslaşmaları,anlaşmaları ve sevgilerini gerektiğinde,saklamamaları süperdir.. yani onlara baksanız bile,aşklarını hissedersiniz..
aynı gülfem hanım ve özcan bey gibi.. anlat artık,iremm..
irem-- (gülerek) unutturamadım mı..
yavuz--kadir--mr.smith--şenol-- hayırr..
irem-- zaman,mekan sormayın da.. özcan bey ile gülfem hanımı
bir yerde yemek yerlerken görmüştüm.. gülfem hanım,çok heyecanlı yemeğiyle oynuyor.. özcan beyin de,bakışları konuşuyordu.. kendimi fark ettirmeden,
görmeyecekleri bir yere geçtim.. kalktığımda da,yoklardı..
tuna-- sen tek miydin..
irem-- değildim ama onları karıştırmamak için söylemedim.. ve kesinlikle görmediler..
tuna-- anladımm..
irem-- anlamasan şaşardım..
yavuz-- hiç görüşmemişsiniz.. gülfem hanımın,o kadın olduğunu nasıl anladınız..
irem-- tesadüf oldu.. kuaföre gittiğimde,gülşen hanım yoktu.. nerede,gelmedi mi diye sordum..
şule de,anlattı.. hepsine ama özellikle gülfem ve rezzan hanıma
bayılmışlar.. telefon numarasını ver de,davet edeyim..
gelmişler madem,hiç olur mu öyle şey.. onlar da aramıza katılsın..
misafir edelim.. tanışalım dedim..
yazarken.. melisin babasının çektiği,poloroid resimleri gösterdi..
gülfem hanımı görünce..gözlerime inanamadım..
onlar giyinmeye gittiler.. saçım sarılı,arabadan telefon ettim..
davut bey açtı.. mersine gitmekten vazgeçirmişler,orada kalmaya
ancak ikna edebildiklerini söyledi.. huysuz,inat,geleceğimiz söz konusu ,bayiliğimi iptal edebilir ..gibi bahaneler serbest.. ne dersen de,hanımları ikna et,mutlaka getir dedim.. şaşırdı,yapmayın irem hanım derken.. ince bir mesele var gibi.. denerim değil.. yaparım diyin.. sıra sizde dedim.. o da,peki dedi.. gül yaprağı ,dökmesinin nedeni oydu..
ben haber için gittiğimde.. toplantı odasındaydı özcan bey de.. bayramlaştık.. düğün için,size iyi eğlenceler
dedi.. ben o kadar,hazırlamışım..gelmeyecekmiş.. nöbetçi olmadığı
halde.. ercan beye,sen git demiş.. o da,öyle yorgunum ki.. ikna edin, özcan bey gitsin diyince..
" irem-- bazı tesadüfler vardır..sizin dışınızda,gelişen..geliştirilen.. hakkınızı kullanın ..gecenin şanslısı olmaya adaysınız bence.. ama sormayın,gelin..dedim.."
aylin-- inanılır gibi değil.. aynı şehirde,birbirlerini teğet geçeceklerdi desene..
mr.smith-- iyi niyeti,misafirperverliği ile buluşmalarına zemin hazırlamış..
şenol-- birde gelmiyordu ha.. nasıl üzülürdü,kimbilir..
yavuz-- mahvolurdu,yazık..
kadir-- bundan sonra ki,adım ne olmalı.. otuz yılın birikimi var arada.. nasıl yakınlaşacaklar .. ya da nasıl ayrılacaklar.. sizce..
tuna-- şimdi,ben soracaktım,kadir bey.. . bu tarz meselelerde,aracı olmaktan.. etkilemekten hep çekinmişimdir.. ireme karışma dememin sebebi de bu..
başımı salladım..
tuna-- benim kesinlikle,sormayacağım.. söylemeyeceğim şeyler bunlar.. cevap vermeseniz de olur,mr.smith..
mr.smith-- vermek isterim de,diyecek birşey yok.. çok güzel..bilgili,görgülü..meslek sahibi bir hanımla,sohbet ettik.. belirli bir yaşa gelmiş iki insan,
ya herşeyi anlatamaz..ya da,sıralar .. çok duygusuz olur..
ilk tanışmada, konuşacak konu bulmak zordur..
ama ortam itibariyle, biz hiç sıkıntı çekmedik.. rahattık yani..
yemek,içki,sizler,gençler,gülfem hanım,özcan bey.. görevler,gittiğimiz yerler vs..çoktu da.. kendimize ait özel birşey paylaşmadık..
ben yine tunaya bakıp.. ikimizin konuşmasını anlat dedim, işaretle..
tuna-- yok canım,daha neler.. özel birşey paylaşmamışlar ki, cesaret vermek için.. kendimizden örnek verip,söyleyim..
mr.smith-- hımm,özele girer mi bilmiyorum da.. parfümlerimizin adını söyledik.. o da,beğenmiş.. bende çok beğendim..
allahım ne güldük,anlatamam..
irem-- siz,çok yaşayın mr.smith.. samimiyetiniz,çok hoşumuza gittiğinden güldük..ne olur yanlış anlamayın..
kadir-- evet,lütfen..
mr.smith-- (gülerek)anlamadım canım.. şimdi tuna beyin vereceği
örneği ,duyabiliriz.. öyleyse..
tuna-- tuzağa düştük ha.. irem,bizim konuşmamızı anlat demişti.
ben niyetimden bahsedememiştim.. yani,irem izin
vermedi .. lafımı kesti,konuşturmadı.. siz çok iyiymiş siniz ,diyecektim..
mr.smith-- burada sizin paylaştığınız,özeli göremedim ben tuna bey..
tuna-- satır aralarına bakın,mr.smith.. benden bu kadar..
güldük dediğine..
irem-- ilk defa evimize gelmişti.. tüm engellemelerime rağmen..
bahçede, giderken.. bir fırsatını bulup, bana evlenme teklif etti..
şenol-- kabul ettiniz..
tuna-- yok canım,ne kabul etmesi.. kök söktürdü bana..
kadir-- sonu iyi olmuş,önemli olan o..
aylin-- evet.. karı-koca paslaşmaları,anlaşmaları ve sevgilerini gerektiğinde,saklamamaları süperdir.. yani onlara baksanız bile,aşklarını hissedersiniz..
aynı gülfem hanım ve özcan bey gibi.. anlat artık,iremm..
irem-- (gülerek) unutturamadım mı..
yavuz--kadir--mr.smith--şenol-- hayırr..
irem-- zaman,mekan sormayın da.. özcan bey ile gülfem hanımı
bir yerde yemek yerlerken görmüştüm.. gülfem hanım,çok heyecanlı yemeğiyle oynuyor.. özcan beyin de,bakışları konuşuyordu.. kendimi fark ettirmeden,
görmeyecekleri bir yere geçtim.. kalktığımda da,yoklardı..
tuna-- sen tek miydin..
irem-- değildim ama onları karıştırmamak için söylemedim.. ve kesinlikle görmediler..
tuna-- anladımm..
irem-- anlamasan şaşardım..
yavuz-- hiç görüşmemişsiniz.. gülfem hanımın,o kadın olduğunu nasıl anladınız..
irem-- tesadüf oldu.. kuaföre gittiğimde,gülşen hanım yoktu.. nerede,gelmedi mi diye sordum..
şule de,anlattı.. hepsine ama özellikle gülfem ve rezzan hanıma
bayılmışlar.. telefon numarasını ver de,davet edeyim..
gelmişler madem,hiç olur mu öyle şey.. onlar da aramıza katılsın..
misafir edelim.. tanışalım dedim..
yazarken.. melisin babasının çektiği,poloroid resimleri gösterdi..
gülfem hanımı görünce..gözlerime inanamadım..
onlar giyinmeye gittiler.. saçım sarılı,arabadan telefon ettim..
davut bey açtı.. mersine gitmekten vazgeçirmişler,orada kalmaya
ancak ikna edebildiklerini söyledi.. huysuz,inat,geleceğimiz söz konusu ,bayiliğimi iptal edebilir ..gibi bahaneler serbest.. ne dersen de,hanımları ikna et,mutlaka getir dedim.. şaşırdı,yapmayın irem hanım derken.. ince bir mesele var gibi.. denerim değil.. yaparım diyin.. sıra sizde dedim.. o da,peki dedi.. gül yaprağı ,dökmesinin nedeni oydu..
ben haber için gittiğimde.. toplantı odasındaydı özcan bey de.. bayramlaştık.. düğün için,size iyi eğlenceler
dedi.. ben o kadar,hazırlamışım..gelmeyecekmiş.. nöbetçi olmadığı
halde.. ercan beye,sen git demiş.. o da,öyle yorgunum ki.. ikna edin, özcan bey gitsin diyince..
" irem-- bazı tesadüfler vardır..sizin dışınızda,gelişen..geliştirilen.. hakkınızı kullanın ..gecenin şanslısı olmaya adaysınız bence.. ama sormayın,gelin..dedim.."
aylin-- inanılır gibi değil.. aynı şehirde,birbirlerini teğet geçeceklerdi desene..
mr.smith-- iyi niyeti,misafirperverliği ile buluşmalarına zemin hazırlamış..
şenol-- birde gelmiyordu ha.. nasıl üzülürdü,kimbilir..
yavuz-- mahvolurdu,yazık..
kadir-- bundan sonra ki,adım ne olmalı.. otuz yılın birikimi var arada.. nasıl yakınlaşacaklar .. ya da nasıl ayrılacaklar.. sizce..
tuna-- şimdi,ben soracaktım,kadir bey.. . bu tarz meselelerde,aracı olmaktan.. etkilemekten hep çekinmişimdir.. ireme karışma dememin sebebi de bu..
2560.bölüm..
irem-- şöyle anlatayım aylin.. anar bilgisayar mühendisi.. ,azarbeycanda gıda üstüne üretimi yapan bir fabrikanın genel müdürüydü.. ilk ihracatımı onunla yapmıştım.
........................................................................................................
.....................................................................................................
açılış kokteyli sonrasında..
bende yaseminle,turguta teklif ettim.. sevinip, kabul ettiler..
yemek yenilirken..
mahmut beyle -güzide hanım,tanıştı..çiğdemle-yusuf bey
tanışıyorlarmış..................................................................................................................................................................................................................................................... anar ile yasemin
ciddileşinceye kadar,ben yasemine müdürlüğü vermiş..
gidemezsin demiştim.. o da, kabul etmişti.. ....................................
..........................................................................................................
.........................................................................................................
onların bilmediği ve bilmemesi gereken bir dokunuşla
bekir ağa kendisi iş teklif etti, anara.. hiç şüpheye yer bırakmadı, çalışmaya başladılar.. o baba oldu,bende abla/kardeş oldum bir yerde.. destekledik.. son anda.. dur ben çok yorgunum,aklım
karışık diyip.. nasıl çekilebilirdim ki..
bilmedikleri öyle çok şey oldu ki,bugün..
durgunluğumdan alınmışlar hatta.. dilim döndüğünce,sizinle ilgili değil dedim..
bekir ağa da,ben de elimizden geleni yaptık.. helali hoş olsun,
ikisinden de hiç incinmedik,çırpınmam ondandı aylin..
kadir-- belliydi,canım..istifa edecektiniz,neredeyse..
güldük..
kadir-- mahmut beyi nereden tanıyordunuz.. yani tanışsınlar diye mi çağırdınız..
irem-- hayır.. hiç öyle bir niyetim yoktu.. mahmut beyi ,iki kere görmüştüm zaten..............................................................................,
.......................................................................................................
..........................................................................................................
..........................................................................................................
öyle tanıştık..kiracım olduğunu öğrendi.. ben oradan iki nevresim,şecereli bir at alıp çıktım............................................................
.....................................................................................................
........................................................................................................
bize de sürpriz oldu yani..
şenol-- güzide hanım,batuyu bırakmam diyor.. evlenecek,onun
nişanlısıyla aranız nasıl..
irem-- gayet iyi..çok aklı başında,kızlar.. candanla melek, ziyanın
kuzenleri.. onların düğününe geldiklerinde
tanıştık.. mürvet hanımda akrabaları.. o da,bayiim oldu.. Ankara da..
yavuz-- ev ve iş yerini siz bulmuşsunuz... yani sizin miş..
irem-- evet.. nailin düğününde de bahsedildiğini hatırlıyorum.. sorun mu var..
yavuz-- yoo.. büyük mali yük,getirecek.. ev eşyası, kira.. iş yeri açmak da,kolay değil.. Ankara ya gidebilse,rahat ederdi..
irem--evlenenle,iş kurana allah yardım edermiş.. miş dediniz,kimden duydunuz kesinleştiğini..
yavuz-- mürvet -sami çifti.. köşkte sohbet ederken..söylediler..
söylememeleri mi,gerekiyordu..
irem-- hayır hayır,sadece öğrenmek istedim..
melek eczacılık fakültesini birincilikle bitirdiği için.. iki yıl,
kira almayacağım..ev için de,almayacaktım
ama ikisi de,çok ısrar edip, evde asla kirasını ödemeden,oturamayız dediklerinden..peki dedim..
bir fırsat oldu,denk geldi .. onları da ayırmadan.. turgut,yasemin,şule,melis,derya,bedri,ilter ,batu bey ve tamere.. senetsiz,sepetsiz..bir nevi zorla..kredili ev aldırdım..
zorlamayacak aylık taksitle..beş yıl,geri ödemeli.. ve faizssiz..
iş arkadaşlarım,bayram ve açılıştaki performansları nedeniyle..
aldıkları ikramiyelerle, borçlarını ödeyebilecek konumdalar..
sizde kurum olarak,desteklersiniz belki..
kadir-- hayran oldum.. bizde bir ev bedeli kadar ,
ikramiye alınmaz da.. performans değerlendirmesiyle,maaş artar..
yılda iki kere..
batu bey,ne kadar maaş alıyor yavuz bey..
yavuz-- iki bin lira ..
kadir-- ev kaç liraydı,irem hanım biliyor musunuz..
irem-- biliyorum,ben pazarlık yaptım telefonda.. full eşyalı,göl manzaralı ..birinci sınıf,sıfır bina.. beş bine anlaştık..
mr.smith-- helal olsun.. ne zaman yaptınız bunları..
şenol-- yani.. kadrolu olduktan sonra değildir,inşaallah..
irem-- yok,bir gün öncesinde bütün işlerimi tamamladım..
güldüler..
mr.smith-- o ticari taksiye binmenizi ,niye istedi kemal bey..
nedim bey de,sahibiymiş gibi gidenleri bindirdi hep..
irem-- üniversiteye kayıt için gittiğimde,toplu taşıma hizmetinin yetersiz olduğunu ,fark ettim.. çok uzak,acil bir durumda binecek bir taksi bile ,yoktu.. nedim beye söyledim,bir taksi durağındaki arabaları aldılar..kemal beyle ortak.. kampüs taksi, daha bir kaç gün önce faaliyete geçti.. ilk siz binin,demişti.. nedim bey de,jest yapıp çağırmış.. o nedenle bindim, mr.smith..
aylin-- bravo.. gülfem hanımla,özcan beyin tanıştıklarını nereden
biliyordun.. peki..
irem-- beş dakika mola,istiyorum.. aylin.. öğlenden bu yana,konuşuyorum..siz anlatın,biraz da..
mr.smith-- bizde birşey yok ki,anlatalım..
tunaya gülümseyerek bakıp,işaretle gözümde gördüğünü.. mr.smithe,söyle dedim..
tuna-- (gülerek) mr.smith,irem diyor k;.. bundan sonra olacak gibi..
kahkahayla güldüler..
........................................................................................................
.....................................................................................................
açılış kokteyli sonrasında..
bende yaseminle,turguta teklif ettim.. sevinip, kabul ettiler..
yemek yenilirken..
mahmut beyle -güzide hanım,tanıştı..çiğdemle-yusuf bey
tanışıyorlarmış..................................................................................................................................................................................................................................................... anar ile yasemin
ciddileşinceye kadar,ben yasemine müdürlüğü vermiş..
gidemezsin demiştim.. o da, kabul etmişti.. ....................................
..........................................................................................................
.........................................................................................................
onların bilmediği ve bilmemesi gereken bir dokunuşla
bekir ağa kendisi iş teklif etti, anara.. hiç şüpheye yer bırakmadı, çalışmaya başladılar.. o baba oldu,bende abla/kardeş oldum bir yerde.. destekledik.. son anda.. dur ben çok yorgunum,aklım
karışık diyip.. nasıl çekilebilirdim ki..
bilmedikleri öyle çok şey oldu ki,bugün..
durgunluğumdan alınmışlar hatta.. dilim döndüğünce,sizinle ilgili değil dedim..
bekir ağa da,ben de elimizden geleni yaptık.. helali hoş olsun,
ikisinden de hiç incinmedik,çırpınmam ondandı aylin..
kadir-- belliydi,canım..istifa edecektiniz,neredeyse..
güldük..
kadir-- mahmut beyi nereden tanıyordunuz.. yani tanışsınlar diye mi çağırdınız..
irem-- hayır.. hiç öyle bir niyetim yoktu.. mahmut beyi ,iki kere görmüştüm zaten..............................................................................,
.......................................................................................................
..........................................................................................................
..........................................................................................................
öyle tanıştık..kiracım olduğunu öğrendi.. ben oradan iki nevresim,şecereli bir at alıp çıktım............................................................
.....................................................................................................
........................................................................................................
bize de sürpriz oldu yani..
şenol-- güzide hanım,batuyu bırakmam diyor.. evlenecek,onun
nişanlısıyla aranız nasıl..
irem-- gayet iyi..çok aklı başında,kızlar.. candanla melek, ziyanın
kuzenleri.. onların düğününe geldiklerinde
tanıştık.. mürvet hanımda akrabaları.. o da,bayiim oldu.. Ankara da..
yavuz-- ev ve iş yerini siz bulmuşsunuz... yani sizin miş..
irem-- evet.. nailin düğününde de bahsedildiğini hatırlıyorum.. sorun mu var..
yavuz-- yoo.. büyük mali yük,getirecek.. ev eşyası, kira.. iş yeri açmak da,kolay değil.. Ankara ya gidebilse,rahat ederdi..
irem--evlenenle,iş kurana allah yardım edermiş.. miş dediniz,kimden duydunuz kesinleştiğini..
yavuz-- mürvet -sami çifti.. köşkte sohbet ederken..söylediler..
söylememeleri mi,gerekiyordu..
irem-- hayır hayır,sadece öğrenmek istedim..
melek eczacılık fakültesini birincilikle bitirdiği için.. iki yıl,
kira almayacağım..ev için de,almayacaktım
ama ikisi de,çok ısrar edip, evde asla kirasını ödemeden,oturamayız dediklerinden..peki dedim..
bir fırsat oldu,denk geldi .. onları da ayırmadan.. turgut,yasemin,şule,melis,derya,bedri,ilter ,batu bey ve tamere.. senetsiz,sepetsiz..bir nevi zorla..kredili ev aldırdım..
zorlamayacak aylık taksitle..beş yıl,geri ödemeli.. ve faizssiz..
iş arkadaşlarım,bayram ve açılıştaki performansları nedeniyle..
aldıkları ikramiyelerle, borçlarını ödeyebilecek konumdalar..
sizde kurum olarak,desteklersiniz belki..
kadir-- hayran oldum.. bizde bir ev bedeli kadar ,
ikramiye alınmaz da.. performans değerlendirmesiyle,maaş artar..
yılda iki kere..
batu bey,ne kadar maaş alıyor yavuz bey..
yavuz-- iki bin lira ..
kadir-- ev kaç liraydı,irem hanım biliyor musunuz..
irem-- biliyorum,ben pazarlık yaptım telefonda.. full eşyalı,göl manzaralı ..birinci sınıf,sıfır bina.. beş bine anlaştık..
mr.smith-- helal olsun.. ne zaman yaptınız bunları..
şenol-- yani.. kadrolu olduktan sonra değildir,inşaallah..
irem-- yok,bir gün öncesinde bütün işlerimi tamamladım..
güldüler..
mr.smith-- o ticari taksiye binmenizi ,niye istedi kemal bey..
nedim bey de,sahibiymiş gibi gidenleri bindirdi hep..
irem-- üniversiteye kayıt için gittiğimde,toplu taşıma hizmetinin yetersiz olduğunu ,fark ettim.. çok uzak,acil bir durumda binecek bir taksi bile ,yoktu.. nedim beye söyledim,bir taksi durağındaki arabaları aldılar..kemal beyle ortak.. kampüs taksi, daha bir kaç gün önce faaliyete geçti.. ilk siz binin,demişti.. nedim bey de,jest yapıp çağırmış.. o nedenle bindim, mr.smith..
aylin-- bravo.. gülfem hanımla,özcan beyin tanıştıklarını nereden
biliyordun.. peki..
irem-- beş dakika mola,istiyorum.. aylin.. öğlenden bu yana,konuşuyorum..siz anlatın,biraz da..
mr.smith-- bizde birşey yok ki,anlatalım..
tunaya gülümseyerek bakıp,işaretle gözümde gördüğünü.. mr.smithe,söyle dedim..
tuna-- (gülerek) mr.smith,irem diyor k;.. bundan sonra olacak gibi..
kahkahayla güldüler..
2559.bölüm..
çaldılar,oynadık,söyledik.. beraberce..
sonra,maaşallah bir takı töreni yaptık ki.. imrenilecek cinsten.. bekletmedik,onları..
oynarken takılar,paralar takıldı..
irem-- said,sen mi götüreceksin..
maruf-- şöför götürecek..beraber gideceğiz.. anarın anne babası da,katara gidiyor.. caferlerle..
keriman-- evlerimiz müsait.. bizlerde de kalabilirsiniz..
irem-- sen üzülme,kalacak yer var..keriman teyzeciğim..
saliha-- yurtta yirmi oda,boş.. dört yataktan,hesap edin.. bilgen tarafından,pırıl pırıl temizlendi.. isteyenler buyursun..
irem-- niye gelmedi..
oya-- yemek yerken,uyudu..
irem-- nasıl kıydın,saliha hanım.. alışık olmadığını anlamadın mı..
saliha-- yoo,anladım .. o da,çabucak ailesinin kıymetini anladı..
babasının sırtında giderken.. bana senin gibi ,bakıyordu..
irem-- ben bir yıl,o bir gün.. kesinlikle aynı olamaz, saliha hanım..
saliha-- yarın gelince,daktilo da yazdırayım öyleyse..
fevzi--oya--meryem--elizabeth--philip--irem--tuna--galip-- hah hah hah..
gençleri,yaşlıları,marufları,gelin-damadı,hamileleri,sami beyleri,hüseyin abileri,
ismail beyleri ,yusuf ,ziya,batu kaan,bekir,rekin arif,akif,mustafa güngör beyleri yolcu ettik.. şakır şakır yağmur yağıyordu..
sadun-şermin,behzat-feryal,mehmet-şule,faruk-melis,davut-gülşen,abdullah-gülnaz,
vehbi-şahika ,özcan-gülfem ,yaşar-gizem,rezzan hanım mr.smith ve biz otelin önündeyiz..
arabalarımız gelecek..
yavuz beyler,kadir,şenol ,mr.smith otelde kalacaklar..
şule-- irem hanımm..
irem-- efendimm..
şule-- ablamla ben, yarın çiftliğe gelmesek,olur mu.. saçımı yaptırıp gelsem,duman olacağım..
irem-- olur,tabi..sen nasıl istersen,hayatım.. şermin,feryal,gülşen,melis hanımlar ve beylerde , nasıl arzu ederlerse ..ısrar etmiyorum..
şule-- sağolun..
irem-- sende sağol..
melis-- siz gelmeyecek misiniz..
irem-- geleceğim canım..
şermin-- yaseminle,beraber geldi.. köşkü açtı.. şuleye,kuaförden
beraber çıkmayı esirgemez herhalde..
sadun-- şerminn..
şule-- sen şaşırdın mı,şermin.. nişan da,biz orada hazırlandık..
dedim ya.. bu neydi şimdi..
irem-- takma kafana,şuleciğim.. ben kimden,ne esirgeyeceğimi bilirim..
hepsinin arabası geldi ,arka arkaya.. bizim ki,yok.. sadun bey özür diledi.. iyi geceler dilekleriyle,bindiler ve gittiler..
tuna-- ben bir bakayım.. sizi beklettik..
kadir-- bekletmediniz,tuna bey.. arabanızı getirmemelerini ben istedim..
tuna-- neden..
kadir-- roofa çıkarız da,birer kadeh içerken.. bu buluşmanın nasıl
gerçekleştiğini öğreniriz ,irem hanımdan demiştik..
mr.smith-- evet..çok merak ediyoruz..
şenol-- işin tuhafı özcan bey de,bilmiyormuş.. sadece ısrarla düğüne gidin ,demişsiniz..
aylin-- biraz rahatla ve anlat bize..
yavuz-- sizin kadar mahir değiliz,belki bir faydamız olur özcan beye..
irem-- aramızda kalacağına dair yemin edin,yoksa anlatmam..
yemin ettiler..
irem-- tunaa?
tuna--iyi,çıkalım..
içeri girdik,asansörü bekliyoruz..
irem--profesörler neredeydi,mr.smith..
mr.smith--üniversite ve denetim programları yoğun.. dün gece farklı yerlere,gittiler.
asansörle çıktık.. roofa.. loş ve derinden gelen müziğin dinlendiriciliğini.. birçok kişi tercih etmiş.. kalabalık epeyce..harika gece manzarasını,görebileceğimiz bir masaya oturduk.. yağmur çok güzel yağıyor..
içecek siparişi verilirken..
tuna-- taksiyle gideriz.. iç bence..
peynir,meyve çerez vs.geldi..
irem-- iyi,bir kadeh şarap içebilirim..
tuna istedi.. ingilizce konuşuyoruz mr.smith için..
aylin-- bana yıpratıyorsun kendini diyordun.. tuna da, önlem
almıştı güya..
tuna-- belirli bir takvim olduğundan.. son iki aydır mecbur koşturuyor..
düğünler için de,birşey diyemiyorum aylin.. yasemin için,olay
değişikti.. engelleyemezdim.. babası yok çünkü..
sonra,maaşallah bir takı töreni yaptık ki.. imrenilecek cinsten.. bekletmedik,onları..
oynarken takılar,paralar takıldı..
irem-- said,sen mi götüreceksin..
maruf-- şöför götürecek..beraber gideceğiz.. anarın anne babası da,katara gidiyor.. caferlerle..
keriman-- evlerimiz müsait.. bizlerde de kalabilirsiniz..
irem-- sen üzülme,kalacak yer var..keriman teyzeciğim..
saliha-- yurtta yirmi oda,boş.. dört yataktan,hesap edin.. bilgen tarafından,pırıl pırıl temizlendi.. isteyenler buyursun..
irem-- niye gelmedi..
oya-- yemek yerken,uyudu..
irem-- nasıl kıydın,saliha hanım.. alışık olmadığını anlamadın mı..
saliha-- yoo,anladım .. o da,çabucak ailesinin kıymetini anladı..
babasının sırtında giderken.. bana senin gibi ,bakıyordu..
irem-- ben bir yıl,o bir gün.. kesinlikle aynı olamaz, saliha hanım..
saliha-- yarın gelince,daktilo da yazdırayım öyleyse..
fevzi--oya--meryem--elizabeth--philip--irem--tuna--galip-- hah hah hah..
gençleri,yaşlıları,marufları,gelin-damadı,hamileleri,sami beyleri,hüseyin abileri,
ismail beyleri ,yusuf ,ziya,batu kaan,bekir,rekin arif,akif,mustafa güngör beyleri yolcu ettik.. şakır şakır yağmur yağıyordu..
sadun-şermin,behzat-feryal,mehmet-şule,faruk-melis,davut-gülşen,abdullah-gülnaz,
vehbi-şahika ,özcan-gülfem ,yaşar-gizem,rezzan hanım mr.smith ve biz otelin önündeyiz..
arabalarımız gelecek..
yavuz beyler,kadir,şenol ,mr.smith otelde kalacaklar..
şule-- irem hanımm..
irem-- efendimm..
şule-- ablamla ben, yarın çiftliğe gelmesek,olur mu.. saçımı yaptırıp gelsem,duman olacağım..
irem-- olur,tabi..sen nasıl istersen,hayatım.. şermin,feryal,gülşen,melis hanımlar ve beylerde , nasıl arzu ederlerse ..ısrar etmiyorum..
şule-- sağolun..
irem-- sende sağol..
melis-- siz gelmeyecek misiniz..
irem-- geleceğim canım..
şermin-- yaseminle,beraber geldi.. köşkü açtı.. şuleye,kuaförden
beraber çıkmayı esirgemez herhalde..
sadun-- şerminn..
şule-- sen şaşırdın mı,şermin.. nişan da,biz orada hazırlandık..
dedim ya.. bu neydi şimdi..
irem-- takma kafana,şuleciğim.. ben kimden,ne esirgeyeceğimi bilirim..
hepsinin arabası geldi ,arka arkaya.. bizim ki,yok.. sadun bey özür diledi.. iyi geceler dilekleriyle,bindiler ve gittiler..
tuna-- ben bir bakayım.. sizi beklettik..
kadir-- bekletmediniz,tuna bey.. arabanızı getirmemelerini ben istedim..
tuna-- neden..
kadir-- roofa çıkarız da,birer kadeh içerken.. bu buluşmanın nasıl
gerçekleştiğini öğreniriz ,irem hanımdan demiştik..
mr.smith-- evet..çok merak ediyoruz..
şenol-- işin tuhafı özcan bey de,bilmiyormuş.. sadece ısrarla düğüne gidin ,demişsiniz..
aylin-- biraz rahatla ve anlat bize..
yavuz-- sizin kadar mahir değiliz,belki bir faydamız olur özcan beye..
irem-- aramızda kalacağına dair yemin edin,yoksa anlatmam..
yemin ettiler..
irem-- tunaa?
tuna--iyi,çıkalım..
içeri girdik,asansörü bekliyoruz..
irem--profesörler neredeydi,mr.smith..
mr.smith--üniversite ve denetim programları yoğun.. dün gece farklı yerlere,gittiler.
asansörle çıktık.. roofa.. loş ve derinden gelen müziğin dinlendiriciliğini.. birçok kişi tercih etmiş.. kalabalık epeyce..harika gece manzarasını,görebileceğimiz bir masaya oturduk.. yağmur çok güzel yağıyor..
içecek siparişi verilirken..
tuna-- taksiyle gideriz.. iç bence..
peynir,meyve çerez vs.geldi..
irem-- iyi,bir kadeh şarap içebilirim..
tuna istedi.. ingilizce konuşuyoruz mr.smith için..
aylin-- bana yıpratıyorsun kendini diyordun.. tuna da, önlem
almıştı güya..
tuna-- belirli bir takvim olduğundan.. son iki aydır mecbur koşturuyor..
düğünler için de,birşey diyemiyorum aylin.. yasemin için,olay
değişikti.. engelleyemezdim.. babası yok çünkü..
2558.bölüm..
özcan--(gülümseyerek )sağol,ziya.. (gülfem hanımın elinden tutup,pistin ortasına geldiler )
ziya-- rica ederim
org çalarak, elbet birgün buluşacağız söyledi..
inletti maaşallah.. biterken,şimdi uzaklardasın'a geçti..
sorma ne haldeyimden,seni sordum yıldızlara isimli şarkıya atladı..
gitme sana muhtacım ile noktayı koydu.. onları ve ziyayı dakikalarca alkışladık..
yaşar-- benimde ağzım açık kaldı.. bravo ziya bey,irem hanım,sacide hanım..arada bir sizin yanınızda,çalmama izin verir misiniz..
ziya-- estafurullah,yaşar bey.. bizim için,onurdur.. buyrun..
müzik aletlerini almışlar demek ki.. gizem hanım kemanını, yaşar bey,klarnetini çıkardı kutularından.. bizim yanımıza geldiler..
yaşar-- sandalyeleri sıralarsanız,iyi olur bence.. bir ziya bey,bir irem hanım ..şarkının adını söyleyin çalalım...
pistin etrafına sandalyeler sıralandı,herkes oturdu..
ziya-- sen başla..
irem-- peki,bir kızıl goncaya benzer dudağın..
aman allahım,nefis çalıyorlar.. yaşar bey başını eğince..başladım şarkıya..
ziya ben bitirirken. repertuardan bir şarkı gösterdi yaşar beye.. hemen ona geçtiler..
fikrimin ince gülünü söyledi o da,harika bir performansla.. bende,tadı yok
sensiz geçen ne baharın ne yazın adlı eseri istedim.. çaldılar söyledim..
ama ziya "sevmekten kim usanır" söylerken.. mest etti bizi..
alkış,ıslık bravo sesleri yankılandı salonda.. uzun uzun alkışlandık..
dayım,bekir bey ve nedim bey oturuyorlardı..
maruf-- iremmm.. yattaki,şarkıyı istiyorum lütfenn..
irem-- peki.. yaşar bey,"birde bana sor "istiyor arkadaşımız.. tek de,söyleyebilirim..
yaşar-- gizem fon yapar, canım..
gizem hanım mükemmel çaldı,bende mükemmel söyledim..
bitirdiğimdeki alkış inanılmazdı..
bekir beyle dayımda gelmiş.. ayakta alkışlıyorlar..
bekir-- helal olsun size..
erol-- ne derdin varmış,çok içten söyledin de..
irem-- derdim çoktur hangisine yanayım diyerek,
dibe vurmanıza neden olmadan..şöyle anlatayım sana;
ziya-- rica ederim
org çalarak, elbet birgün buluşacağız söyledi..
inletti maaşallah.. biterken,şimdi uzaklardasın'a geçti..
sorma ne haldeyimden,seni sordum yıldızlara isimli şarkıya atladı..
gitme sana muhtacım ile noktayı koydu.. onları ve ziyayı dakikalarca alkışladık..
yaşar-- benimde ağzım açık kaldı.. bravo ziya bey,irem hanım,sacide hanım..arada bir sizin yanınızda,çalmama izin verir misiniz..
ziya-- estafurullah,yaşar bey.. bizim için,onurdur.. buyrun..
müzik aletlerini almışlar demek ki.. gizem hanım kemanını, yaşar bey,klarnetini çıkardı kutularından.. bizim yanımıza geldiler..
yaşar-- sandalyeleri sıralarsanız,iyi olur bence.. bir ziya bey,bir irem hanım ..şarkının adını söyleyin çalalım...
pistin etrafına sandalyeler sıralandı,herkes oturdu..
ziya-- sen başla..
irem-- peki,bir kızıl goncaya benzer dudağın..
aman allahım,nefis çalıyorlar.. yaşar bey başını eğince..başladım şarkıya..
ziya ben bitirirken. repertuardan bir şarkı gösterdi yaşar beye.. hemen ona geçtiler..
fikrimin ince gülünü söyledi o da,harika bir performansla.. bende,tadı yok
sensiz geçen ne baharın ne yazın adlı eseri istedim.. çaldılar söyledim..
ama ziya "sevmekten kim usanır" söylerken.. mest etti bizi..
alkış,ıslık bravo sesleri yankılandı salonda.. uzun uzun alkışlandık..
dayım,bekir bey ve nedim bey oturuyorlardı..
maruf-- iremmm.. yattaki,şarkıyı istiyorum lütfenn..
irem-- peki.. yaşar bey,"birde bana sor "istiyor arkadaşımız.. tek de,söyleyebilirim..
yaşar-- gizem fon yapar, canım..
gizem hanım mükemmel çaldı,bende mükemmel söyledim..
bitirdiğimdeki alkış inanılmazdı..
bekir beyle dayımda gelmiş.. ayakta alkışlıyorlar..
bekir-- helal olsun size..
erol-- ne derdin varmış,çok içten söyledin de..
irem-- derdim çoktur hangisine yanayım diyerek,
dibe vurmanıza neden olmadan..şöyle anlatayım sana;
Hani ıssız bir yoldan geçerken
Hani bir korku duyar da insan
Hani bir şarkı söyler içinden
İşte öyle birşey
Hani eski bir resme bakarken
Hani yılları sayar da insan
Hani gözleri dolar ya birden
İşte öyle birşey,işte öyle birşey
alkışlarlarken.. yanıma gelip, ziyayla ikimizin
omuzuna koydu kollarını..
erol-- farklı ve zamansız olmakla birlikte.. kazancın, kayıptan
fazla olması için.. mecburiyetle eğlencenizi böldük.. ya da boyutu değiştirdik..
solistlere, müzisyenlere ve sabrınız için sizlere teşekkür ediyorum..
bekir ve nedim beye birşey sormamanızı ,söylemelerinin sakıncalı ve yasak olduğunu unutmayın lütfen.. ben izninizi istiyorum..
yasemin-- ama olmaz ki,erol bey.. hiç eğlencemize katılmadınız..
erol-- yasemin hanım,isterdim ama.. bekliyorlar.. eğer eğlenecek durumda olursak,yarın telafi ederiz.. tekrar mutluluk diliyorum..
yasemin-- anar-- teşekkür ederiz..
mehmet--naim-- bekleriz,erol bey..
sami-- ben sizi yolcu edeyim..
tuna-- ben yolcu ederim,sami bey..
erol-- (omuzlarımıza, minik minik vurduktan sonra )lütfen,zaman yok.. hoşçakalın..
(piste inip,hızlıca giderken.. döndü..) iremm,nuri niye gelmemiş..
irem-- hanımını bekliyormuş..bebekleri olacakmış yine..ama riskliymiş.. onun için,geri gittiler..
erol-- hıı..
irem-- dayı..dur dur,gitme.. (acele acele,gittim masanın yanına.. çantamdan,bir mendil alıp. dayıma uzattım..) bu erdemin..
erol-- (gülümseyerek ) kendin verirsin.. yarın gelecek
erdem.. getiririm..
irem-- peki.. güle güle, işin rast gelsin..
erol-- sağol..
çıktı salondan.. ben çantamı koydum masaya..
irem-- (gülerek,yanlarına giderken..oynayıp ) bekir ağaa,bir çiftetelli yakışır .. değil mi...
bekir-- seni mi,kıracağım gel.. yakıştırırız..
2557.bölüm..
vur patlasın,çal oynasın durumu varken.. masaya baktım dört kişi daha gelmiş,.. daire şeklinde oturmuş,konuşuyorlar..
çetin-- neler oluyor.. irem hanım..
irem-- yok birşey,bilgi alacaklarmış..
rekin-- yapılacak herhangi birşey var mı..
faruk-- yanında olsaydık keşke..
irem-- yokmuş.. nedim bey,yanında kalsın dedi..
mahmut-- burada bilgi almak,sıra dışı..
irem-- evet.. başka yerde almamak için,gerekli olunca gelmişler..
çocukların düğünü,burnumuzdan gelmesin demiştim de..
yavuz-- iyi düşünmüşsünüz..
irem-- evet.. yarın daha iyi bir gün olur umarım..
kadir-- sıkmayın canınızı.. baksanıza, mucize gerçekleştirdiniz..
mahmut-- özcan beyle,gülfem hanım.. mr.smithle,rezzan hanım
müthiş..
tuna-- (kısık sesle )irem,bir ilgin var mı..
irem-- aa,daha neler..(dudaklarımı oynatarak.. )
konuşmayalım.. (sesli olarak ) eğlenin ve eğlendirin hadi..
onlar için de,unutulmaz olsun ki.. yarın biraz daha samimi olabilsinler..
çetin-- (gülerek) üçüncü düğünde, nikah kıyılır mı sizce..
irem-- hayırlısı,neden olmasın.. otuz yıl,dile kolay.. burhanla,çiçeği düşünürken..daha zoru varmış meğerse..
faruk-- evet.. vehbi bey ve abdullah bey de sürpriz yapabilirler..
kadir-- ben,köşke birde gündüz uğrayayım diyorum..
şenol-- beni de götür, beni de..
tuna-- yavuz--çetin--mahmut--irem-- rekin--faruk--kadir--hah hah hah..
anneleri,babaları davet etti yavuz bey.. kadir bey,şenol bey..
samimiyetle piste attılar kendilerini..
batu,yusuf bizimkiler .. yaşar,gizem,naim eva,ismail beyler,haldun ,hüseyin ,galip,sami beyler
cristinalar,cafer beyler.. vildan,keriman ,şebnem..
tam katılımlı ve samimi oynuyorlar coşkuyla..
pistin kenarına,sandalyeler koyup.. gülderen hanımı,menekşeyi ve figeni oturttum..
sacide ablayı da,ziyanın yanına çıkarıp..
irem-- ablam,sakın sıkma canını.. o bulunan alet için soru soruyorlardır..
sacide-- tamam..
ziya-- ablam,darbuka için tam zamanında geldin.. yoruldum valla..
sacide-- peki,ziya.. çalarım..
irem-- bende yardım ederim,sağol ziya..
ziya-- sende.. dışarıda ordu vardı,bir görseydin.. neler oluyor yine..
irem-- sorma ziya.. bilmiyoruz ki.. hadi seni piste alalım.. coştur..
ziya-- tamam..
sacide abla çalıyor,ben söylüyorum.. ziyanın katılımıyla pistte yer gök,inliyor.. gözüm de,dayımda..
yasemin,anar.. gülfem,özcan,mr.smith,rezzan
ve büyükler.. yaşıtlar.. çok mutlu..
ziya ,murat,erkin,behzat,mehmet ,faruk bey.. mahmut bey,ilter.. halay çekiyorlardı..
irem-- siz salonu ,şöyle bir dolaşın bence..
behzat-- güzergah ?
irem-- bizim masa civarı..
kahkahalar atıldı..
hepimiz bakıyoruz,hoplaya zıplaya gidişlerine..
dayım gülerek,eliyle geri dön işareti yaptı..ziyaya..
yeni gelenler,tanınmamak için.. başlarını eğdiler çünkü..
ziya--( masanın kısa kenarında oynuyorlar hala )aa,biz kaptırmışız.. ama gelmişken,bekir beye .. hanımı ,öpücük göndermişti.. emaneti teslim edeyim bari..
erol-- (gülerek )ziyaa,gelince öpersin..git oğlum..
ziya-- (koşarak bekir beyin yanına gitti.. oturanlara arkasını dönüp.. bekir beyi ,kelinden öptü ..kendi yanağını da,bekir beye öptürdü.. doğrulup,gülderen hanıma bakarak..) istiyorsanız,canımı dişime takıp.. nedim beyi de öpebilirim..
bekir bey,onlar,bizler.. kahkahalarla gülerken..
erol-- zuhall,çağır kocanı..
ziya-- ben giderim canım.. söylemeniz yeterli..
yine halay çekerek geldiler.. sacide hanıma,yanağını öptürdü..
elini tutarak..
ziya-- seni seviyormuş,niye kelinden öpmemi istediğini anlamadığını söyledi..
bende kusura bakma,teslimat yapacağım diye kendimi feda edecek değildim dedim, ablam..
irem-- caizdir..
kahkahayı anlatamam size.. anar,güleceğim diye düşecekti neredeyse..
ziya-- aman damat.. dikkat et..
zuhal-- ziyaa..
ziya-- çiğ köfte isterim..
tuğrul-- ben,yarın yaparım sana..
ziya-- tamam,sözü aldık.. izin verip,kenara çekilirseniz.. gülfem hanım ve özcan beyin dans etmesi amacıyla ,şarkı söylemek istiyorum.. ablam,dinlenirsin de olur mu..
sacide-- olur..
alkışladı herkes.. kare pistin kenarına dizildiler..
gülfem-- ziya bey,çok teşekkür ediyorum da.. mahçup ediyorsunuz.. tek olmasa..
ziya-- estafurullah.. böyle buluştuğumuz zamanlarda.. çok şarkı söyledim.. ama özcan beyin bakışındaki hüznü ve sevdayı göremediğim için.. yaraladığımı da fark edemedim..
yani,o mahcubiyet bana ait..
madem buradasınız.. lütfen,hatamı telafi etmeme izin verin..
otuz yıl dediniz,siz tek dans
etmeyeceksiniz de.. kim edecek.. buyrun rica ederim..
özcan--(gülümseyerek )sağol,ziya.. (elinden tutup,pistin ortasına geldiler )
çetin-- neler oluyor.. irem hanım..
irem-- yok birşey,bilgi alacaklarmış..
rekin-- yapılacak herhangi birşey var mı..
faruk-- yanında olsaydık keşke..
irem-- yokmuş.. nedim bey,yanında kalsın dedi..
mahmut-- burada bilgi almak,sıra dışı..
irem-- evet.. başka yerde almamak için,gerekli olunca gelmişler..
çocukların düğünü,burnumuzdan gelmesin demiştim de..
yavuz-- iyi düşünmüşsünüz..
irem-- evet.. yarın daha iyi bir gün olur umarım..
kadir-- sıkmayın canınızı.. baksanıza, mucize gerçekleştirdiniz..
mahmut-- özcan beyle,gülfem hanım.. mr.smithle,rezzan hanım
müthiş..
tuna-- (kısık sesle )irem,bir ilgin var mı..
irem-- aa,daha neler..(dudaklarımı oynatarak.. )
konuşmayalım.. (sesli olarak ) eğlenin ve eğlendirin hadi..
onlar için de,unutulmaz olsun ki.. yarın biraz daha samimi olabilsinler..
çetin-- (gülerek) üçüncü düğünde, nikah kıyılır mı sizce..
irem-- hayırlısı,neden olmasın.. otuz yıl,dile kolay.. burhanla,çiçeği düşünürken..daha zoru varmış meğerse..
faruk-- evet.. vehbi bey ve abdullah bey de sürpriz yapabilirler..
kadir-- ben,köşke birde gündüz uğrayayım diyorum..
şenol-- beni de götür, beni de..
tuna-- yavuz--çetin--mahmut--irem-- rekin--faruk--kadir--hah hah hah..
anneleri,babaları davet etti yavuz bey.. kadir bey,şenol bey..
samimiyetle piste attılar kendilerini..
batu,yusuf bizimkiler .. yaşar,gizem,naim eva,ismail beyler,haldun ,hüseyin ,galip,sami beyler
cristinalar,cafer beyler.. vildan,keriman ,şebnem..
tam katılımlı ve samimi oynuyorlar coşkuyla..
pistin kenarına,sandalyeler koyup.. gülderen hanımı,menekşeyi ve figeni oturttum..
sacide ablayı da,ziyanın yanına çıkarıp..
irem-- ablam,sakın sıkma canını.. o bulunan alet için soru soruyorlardır..
sacide-- tamam..
ziya-- ablam,darbuka için tam zamanında geldin.. yoruldum valla..
sacide-- peki,ziya.. çalarım..
irem-- bende yardım ederim,sağol ziya..
ziya-- sende.. dışarıda ordu vardı,bir görseydin.. neler oluyor yine..
irem-- sorma ziya.. bilmiyoruz ki.. hadi seni piste alalım.. coştur..
ziya-- tamam..
sacide abla çalıyor,ben söylüyorum.. ziyanın katılımıyla pistte yer gök,inliyor.. gözüm de,dayımda..
yasemin,anar.. gülfem,özcan,mr.smith,rezzan
ve büyükler.. yaşıtlar.. çok mutlu..
ziya ,murat,erkin,behzat,mehmet ,faruk bey.. mahmut bey,ilter.. halay çekiyorlardı..
irem-- siz salonu ,şöyle bir dolaşın bence..
behzat-- güzergah ?
irem-- bizim masa civarı..
kahkahalar atıldı..
hepimiz bakıyoruz,hoplaya zıplaya gidişlerine..
dayım gülerek,eliyle geri dön işareti yaptı..ziyaya..
yeni gelenler,tanınmamak için.. başlarını eğdiler çünkü..
ziya--( masanın kısa kenarında oynuyorlar hala )aa,biz kaptırmışız.. ama gelmişken,bekir beye .. hanımı ,öpücük göndermişti.. emaneti teslim edeyim bari..
erol-- (gülerek )ziyaa,gelince öpersin..git oğlum..
ziya-- (koşarak bekir beyin yanına gitti.. oturanlara arkasını dönüp.. bekir beyi ,kelinden öptü ..kendi yanağını da,bekir beye öptürdü.. doğrulup,gülderen hanıma bakarak..) istiyorsanız,canımı dişime takıp.. nedim beyi de öpebilirim..
bekir bey,onlar,bizler.. kahkahalarla gülerken..
erol-- zuhall,çağır kocanı..
ziya-- ben giderim canım.. söylemeniz yeterli..
yine halay çekerek geldiler.. sacide hanıma,yanağını öptürdü..
elini tutarak..
ziya-- seni seviyormuş,niye kelinden öpmemi istediğini anlamadığını söyledi..
bende kusura bakma,teslimat yapacağım diye kendimi feda edecek değildim dedim, ablam..
irem-- caizdir..
kahkahayı anlatamam size.. anar,güleceğim diye düşecekti neredeyse..
ziya-- aman damat.. dikkat et..
zuhal-- ziyaa..
ziya-- çiğ köfte isterim..
tuğrul-- ben,yarın yaparım sana..
ziya-- tamam,sözü aldık.. izin verip,kenara çekilirseniz.. gülfem hanım ve özcan beyin dans etmesi amacıyla ,şarkı söylemek istiyorum.. ablam,dinlenirsin de olur mu..
sacide-- olur..
alkışladı herkes.. kare pistin kenarına dizildiler..
gülfem-- ziya bey,çok teşekkür ediyorum da.. mahçup ediyorsunuz.. tek olmasa..
ziya-- estafurullah.. böyle buluştuğumuz zamanlarda.. çok şarkı söyledim.. ama özcan beyin bakışındaki hüznü ve sevdayı göremediğim için.. yaraladığımı da fark edemedim..
yani,o mahcubiyet bana ait..
madem buradasınız.. lütfen,hatamı telafi etmeme izin verin..
otuz yıl dediniz,siz tek dans
etmeyeceksiniz de.. kim edecek.. buyrun rica ederim..
özcan--(gülümseyerek )sağol,ziya.. (elinden tutup,pistin ortasına geldiler )
2556.bölüm..
ziya,bir sandalye verdi dayıma.. bir kişilik yer açıldı hemen.. benimle bekir beyin arasına oturdu..
erol-- sağol,ziya..
ziya-- rica ederim..
bizlerde oturduk..
ziya-- ne vereyim,dayıma..
garson,servis açtı hemen..
erol-- sen verme canım.. şarkı söyleyeceğim,diyip davet ettin..
hadi dinleyelim,öyleyse..
irem-- ziyaa,elvada gençliğim şarkısını istiyorum.. sana gelsin..
ziya-- bende sana.. sorma ne haldeyim, şarkısını söylemeyi
düşünüyordum.. hayret bir şey ya..
kahkahayı duymanızı isterdim.. ..
meyve,pasta içki servisi yapıldı hepimize..
erol-- ben geldim diye içmiyorsan..
irem-- alkolle aram iyi değil.. içseydim bile,senin yanında içmezdim.. bilmiyor musun sanki..
cekedini,kravatını ,cebindeki mendili düzeltiyormuş gibi yapıp..
elimi göğsüne,sırtına sürerek,kontrolümü de yaptım çabucak..
sami bey,bekir bey,nedim bey,dayım,eren ve tuğrul abim kıs kıs güldüler..
irem-- ne gülüyorsunuz.. eşi burada değil.. atlet giymiş mi diye baktım.. beli ağrıyor malum..
zuhal-- dayıı,geçmedi mi daha..
erol-- geçti,geçti.. irem evhamlı biliyorsun..
gönül-- bir dayısı var,ne yapsın...hasta olmasın istiyor..
erol-- evet,haklısınız.. (hoşgeldiniz diyerek,bardağını kaldırdı.. kadehler kalktı.. tam içecek.. )
irem-- (döndüm,ziya orgun arkasında.. ) ziyaa,şarkıyı değiştirdim..
bir filcan kahve olsam,istiyorum..
erol--tuna-- hah hah hah..
ziya nefis söylüyor,alkışladık.. herkesi dansa davet etti.. bizim masadan da,kalkanlar oldu..
erol-- bu zarf kimin..
irem-- benim..
erol-- kimden ,bakabilir miyim..
irem-- bakabilirsin de.. bakma.. görmeyim,şimdi.. annem,babam bülent ve yeliz buradaydı az önce..arkadaşlar,bana sürpriz yapmışlar.. çocukların resimlerini getirmişler onlarda..
duygulandım,düğünde olmaması gereken ne varsa.. yaşıyoruz.. durgunluğumun sebebini bilmediklerinden.. alındılar yazık.. neşeli görünmeye,gayret etmekteydim ki.. sen geldin.. iyi birşey söyle de,yüzüm gülsün..
erol-- dışarı çağırıp,ya da çıkarıp dikkat çekmemeniz için buradayım.. gerekli olmasa gelmezdim.. tuna ve sacide hanım dahil herkes kalksın da, bekir beyle konuşalım..
irem-- tamam,ben..
erol-- sende.. nedim bey kalabilir.. sonra ifade verirsin..uzatmayalım şimdi..
irem-- (kısık sesle) bak,adamın kalbi var.. çok üzüldü, zaten.. bülent de,oğlunun olduğunu sandığım resimleri getirdi.. yani,çok iyi değil.. dikkatli ol..
erol-- (kulağıma yaklaşıp) piste giderken,bir kaç soru soracaklarmış sakin ol.. sorgulanmıyorsun de.. fısıltıyla.. birde erken dönmeyin masaya..
irem-- anladım.. (ayağa kalkıp..) ziyaa,oynayalım.. güvercini uçursan da,hepimiz gelsek..
ziya-- derhall..
müzik başladı..
irem-- hadi buyrunn..
kalktılar.. nedim beye gözümle,benim yerime gel diye işaret ettim..başını salladı..
bekir-- sacide sende git..
sacide-- tamam..
bekir ağaya.. dayımın dediğini fısıldadım.. anlaşıldı dedi..
üçünü yanyana bırakıp.. piste çıktık..
erol-- sağol,ziya..
ziya-- rica ederim..
bizlerde oturduk..
ziya-- ne vereyim,dayıma..
garson,servis açtı hemen..
erol-- sen verme canım.. şarkı söyleyeceğim,diyip davet ettin..
hadi dinleyelim,öyleyse..
irem-- ziyaa,elvada gençliğim şarkısını istiyorum.. sana gelsin..
ziya-- bende sana.. sorma ne haldeyim, şarkısını söylemeyi
düşünüyordum.. hayret bir şey ya..
kahkahayı duymanızı isterdim.. ..
meyve,pasta içki servisi yapıldı hepimize..
erol-- ben geldim diye içmiyorsan..
irem-- alkolle aram iyi değil.. içseydim bile,senin yanında içmezdim.. bilmiyor musun sanki..
cekedini,kravatını ,cebindeki mendili düzeltiyormuş gibi yapıp..
elimi göğsüne,sırtına sürerek,kontrolümü de yaptım çabucak..
sami bey,bekir bey,nedim bey,dayım,eren ve tuğrul abim kıs kıs güldüler..
irem-- ne gülüyorsunuz.. eşi burada değil.. atlet giymiş mi diye baktım.. beli ağrıyor malum..
zuhal-- dayıı,geçmedi mi daha..
erol-- geçti,geçti.. irem evhamlı biliyorsun..
gönül-- bir dayısı var,ne yapsın...hasta olmasın istiyor..
erol-- evet,haklısınız.. (hoşgeldiniz diyerek,bardağını kaldırdı.. kadehler kalktı.. tam içecek.. )
irem-- (döndüm,ziya orgun arkasında.. ) ziyaa,şarkıyı değiştirdim..
bir filcan kahve olsam,istiyorum..
erol--tuna-- hah hah hah..
ziya nefis söylüyor,alkışladık.. herkesi dansa davet etti.. bizim masadan da,kalkanlar oldu..
erol-- bu zarf kimin..
irem-- benim..
erol-- kimden ,bakabilir miyim..
irem-- bakabilirsin de.. bakma.. görmeyim,şimdi.. annem,babam bülent ve yeliz buradaydı az önce..arkadaşlar,bana sürpriz yapmışlar.. çocukların resimlerini getirmişler onlarda..
duygulandım,düğünde olmaması gereken ne varsa.. yaşıyoruz.. durgunluğumun sebebini bilmediklerinden.. alındılar yazık.. neşeli görünmeye,gayret etmekteydim ki.. sen geldin.. iyi birşey söyle de,yüzüm gülsün..
erol-- dışarı çağırıp,ya da çıkarıp dikkat çekmemeniz için buradayım.. gerekli olmasa gelmezdim.. tuna ve sacide hanım dahil herkes kalksın da, bekir beyle konuşalım..
irem-- tamam,ben..
erol-- sende.. nedim bey kalabilir.. sonra ifade verirsin..uzatmayalım şimdi..
irem-- (kısık sesle) bak,adamın kalbi var.. çok üzüldü, zaten.. bülent de,oğlunun olduğunu sandığım resimleri getirdi.. yani,çok iyi değil.. dikkatli ol..
erol-- (kulağıma yaklaşıp) piste giderken,bir kaç soru soracaklarmış sakin ol.. sorgulanmıyorsun de.. fısıltıyla.. birde erken dönmeyin masaya..
irem-- anladım.. (ayağa kalkıp..) ziyaa,oynayalım.. güvercini uçursan da,hepimiz gelsek..
ziya-- derhall..
müzik başladı..
irem-- hadi buyrunn..
kalktılar.. nedim beye gözümle,benim yerime gel diye işaret ettim..başını salladı..
bekir-- sacide sende git..
sacide-- tamam..
bekir ağaya.. dayımın dediğini fısıldadım.. anlaşıldı dedi..
üçünü yanyana bırakıp.. piste çıktık..
15 Ekim 2017 Pazar
2555.bölüm..
behzat-- babalar,anneler ,ablalar ve eniştelerin.. fikirleri değişebiliyor muş,şule..
hayırlar,bir şekilde evet oluveriyor.. ileriye yönelik ciddi arkadaşlığa, yer değişikliğine.. gönüllü izinler veriliyor.. tapular,parasız elden geliyor..
üç günde,evler..temizleniyor, hazır hale getirilip.. tanımadığım anneler, ablalar tarafından dört evin çeyizi seriliyor..kendi evleriymişcesine canla,başla..eşya yerleştiriliyor..
köşkte ziyafet sofraları kuruluyor.. gelen-giden işi bile aksatmıyor..
açılışlara,yemeklere gidiyoruz..böyle yardımlaşma,dostluk ..rekabetsiz ortam hiç görmedim.kimse kimsenin, kuyusunu kazmıyor.. bir kelime,kötü söz .. arkasından konuşma,duymadım.. herkes adeta melek..
bir burada,bir İstanbulda,bir Ankaradayız.. faal
bir hayattan geldiğim halde.. ben bile,takip edemiyorum bazen..
..aniden toplu kına törenleri ,yapılıyor ki.. akıllara ziyan.. plansız ,bir sözle gelişen ,gönül kırmamak için..
kokteyller hazırlanıyor.. profesyonellere ,taş çıkaracak cinsten.. kendi adıma,rüyada gibiyim..
teyzeler,ablalar,abiler,kardeşler,arkadaşlar..dert ortakları,komşularım oldu bir anda..
yani hepimizin hayatında.. nerede ,nasıl etkisi olduğunu-olacağını
tahmin edemediğimiz .. bir irem hanım faktörü var..
ben artık, bıraktım..anlamaya çalışmıyorum.. sadece iyi ki,var diyorum..
irem--(arkamı dönüp)iyi ki var,kısmı için... teşekkür ederim,behzat bey..
behzat-- rica ederim.. ama sizin hiç ilginiz yok ,değil mi..
irem-- evett,nereden böyle bir fikre kapıldığınızı anlamıyorum ki..
behzat-- rüya görüyorum,dedim ya..
sacide-- hayırlara çıksın,gündüz niyetine..
herkes güldü..
said-- bravo behzatt..
rekin-- helal olsunn..
vahide-- ablamm,ağzına sağlık..
anar-- sen neymişsin behzat,abi..
bekir-- benimle çalış,behzatt..
tamer-- harika anlattın..
turgut-- bir yudum su iç,boğazın kurudu..
bedri-- abim,terini sileyim..
mehmet-- komşum,aç ağzını..
davut-- yarasınn..
faruk-- koçum,iyi misin..
mahmut-- behzatt.. bana gel,bana..
philip-- bence,hem behzat bey.. hemde irem kızım,alkışı hak ediyor..
ahu-- erik ver,ilter.. sakladığını gördümm..
kahkaha alkış,birbirine karışmışken..
ziya-- sağolun,sağolun.. işte böyle,beni dört gözle bekliyorlar dayı..
erol-- ne mutlu sana..
gülerken,başlarımız onlara döndü aniden..
dayım çok şık.. ziyayla beraber geliyor.. tunayla beraber kalktık..
tuğrul , eren abim..orhan abi,sami ve nedim bey.. kalkıp tokalaştılar önce..
erol-- lütfen rahatsız olmayın..
herkese başıyla selam verdi..
yaseminle,anara mutluluk diledi..
zuhal,figen,gülderen,yasin,gönül,menekşe,orhan abi,hüseyin abi ,
sami ve bekir beye merhaba dedi.. onlar da,hoşgeldiniz
dediler.. tunayla tokalaştı,beni yanağımdan öptü..
irem-- efendim,tanıştırayım.. bu yakışıklı bey.. benim sevgili dayım.. sabah,öğlen akşam beni görmek istiyor sağolsun.. çokk özlemiş..
gülnaz-- ay iyi ki,muazzez hanım yok..
bilenler,dayım dahil.. kahkahayla güldük..
hayırlar,bir şekilde evet oluveriyor.. ileriye yönelik ciddi arkadaşlığa, yer değişikliğine.. gönüllü izinler veriliyor.. tapular,parasız elden geliyor..
üç günde,evler..temizleniyor, hazır hale getirilip.. tanımadığım anneler, ablalar tarafından dört evin çeyizi seriliyor..kendi evleriymişcesine canla,başla..eşya yerleştiriliyor..
köşkte ziyafet sofraları kuruluyor.. gelen-giden işi bile aksatmıyor..
açılışlara,yemeklere gidiyoruz..böyle yardımlaşma,dostluk ..rekabetsiz ortam hiç görmedim.kimse kimsenin, kuyusunu kazmıyor.. bir kelime,kötü söz .. arkasından konuşma,duymadım.. herkes adeta melek..
bir burada,bir İstanbulda,bir Ankaradayız.. faal
bir hayattan geldiğim halde.. ben bile,takip edemiyorum bazen..
..aniden toplu kına törenleri ,yapılıyor ki.. akıllara ziyan.. plansız ,bir sözle gelişen ,gönül kırmamak için..
kokteyller hazırlanıyor.. profesyonellere ,taş çıkaracak cinsten.. kendi adıma,rüyada gibiyim..
teyzeler,ablalar,abiler,kardeşler,arkadaşlar..dert ortakları,komşularım oldu bir anda..
yani hepimizin hayatında.. nerede ,nasıl etkisi olduğunu-olacağını
tahmin edemediğimiz .. bir irem hanım faktörü var..
ben artık, bıraktım..anlamaya çalışmıyorum.. sadece iyi ki,var diyorum..
irem--(arkamı dönüp)iyi ki var,kısmı için... teşekkür ederim,behzat bey..
behzat-- rica ederim.. ama sizin hiç ilginiz yok ,değil mi..
irem-- evett,nereden böyle bir fikre kapıldığınızı anlamıyorum ki..
behzat-- rüya görüyorum,dedim ya..
sacide-- hayırlara çıksın,gündüz niyetine..
herkes güldü..
said-- bravo behzatt..
rekin-- helal olsunn..
vahide-- ablamm,ağzına sağlık..
anar-- sen neymişsin behzat,abi..
bekir-- benimle çalış,behzatt..
tamer-- harika anlattın..
turgut-- bir yudum su iç,boğazın kurudu..
bedri-- abim,terini sileyim..
mehmet-- komşum,aç ağzını..
davut-- yarasınn..
faruk-- koçum,iyi misin..
mahmut-- behzatt.. bana gel,bana..
philip-- bence,hem behzat bey.. hemde irem kızım,alkışı hak ediyor..
ahu-- erik ver,ilter.. sakladığını gördümm..
kahkaha alkış,birbirine karışmışken..
ziya-- sağolun,sağolun.. işte böyle,beni dört gözle bekliyorlar dayı..
erol-- ne mutlu sana..
gülerken,başlarımız onlara döndü aniden..
dayım çok şık.. ziyayla beraber geliyor.. tunayla beraber kalktık..
tuğrul , eren abim..orhan abi,sami ve nedim bey.. kalkıp tokalaştılar önce..
erol-- lütfen rahatsız olmayın..
herkese başıyla selam verdi..
yaseminle,anara mutluluk diledi..
zuhal,figen,gülderen,yasin,gönül,menekşe,orhan abi,hüseyin abi ,
sami ve bekir beye merhaba dedi.. onlar da,hoşgeldiniz
dediler.. tunayla tokalaştı,beni yanağımdan öptü..
irem-- efendim,tanıştırayım.. bu yakışıklı bey.. benim sevgili dayım.. sabah,öğlen akşam beni görmek istiyor sağolsun.. çokk özlemiş..
gülnaz-- ay iyi ki,muazzez hanım yok..
bilenler,dayım dahil.. kahkahayla güldük..
2554.bölüm..
dönüp yerime gelirken.. herkes bana bakıyordu..
tuna da,bekliyor oturmamış.. neyse sağol dedim.. otudum,sandalyemi itti.. o da oturdu..
irem-- rüya gibi gelip,gittiler.. sebep olanlara, teşekkür ediyorum.. ama lütfen bahsetmeyin de.. dağılmayayım.. düğünümüz neşeyle devam etsin..
yavuz-- ama siz hüzünlüsünüz,nasıl devam edecek ki..
irem-- sizlerin sayesinde,gösterin hünerinizi..
birisi bana ; ön planda olmak,kötü değildir..
bence yaratıcılığınızı kullanın.. oturan arkadaşları imrendirirseniz
aramıza katılırlar belki demişti.. hatırladınız mı..
yavuz-- (gülerek ) evet,hiç unutmuyorsunuz bakıyorum..
irem-- unutmamm...sizden,kadir beyden.. tüm çiftlerin
daha faal olmalarını ,sağlamanızı bekliyorum.. özcan bey ve gülfem hanım kendilerini kasmadan.. samimiyetle dans etsinler ,mesela..
güldü herkes..
yaşar-- neden,kadir ve yavuz bey .. amir olmalarından dolayı,itiraz edilmez diye mi istediniz irem hanım..
irem-- hayır.. bize öğretilen..küçüğe,toleranslı ve sevgiyle yaklaşılır.. ilk tanıştığına ve büyüğe de hürmet edilir..birkaç denemeyle.. ifadesi ve tavrıyla.. ya üstü, ya altı çizilir.. altını çizdiklerine, saygı duymaya başlar insan.. amir,olsun olmasın.. insanlık ve yaklaşım önemlidir..
yanlış anlaşılmaması açısından; benim nazım sadece babamadır..
zaman,mekan gözetmeyişim de.. beş aydır,görmediğim içindi..
burada yaşça benden küçük, üç dört kişi ancak vardır.. geri kalan herkes amir,dost ,akraba ,arkadaş çevrem ve başımın tacı büyüklerim.. ne mutlu bana ki,
hepsi altı çizilecek nitelikte ve beni tanıyan, nazlanabileceğim insanlar..
hem amir,hem saygı duyulan olmak da ayrıcalıktır bana göre..
yavuz ve kadir bey mecburiyet harici,benden beklemişlerdi..
o nedenle,beceri -hitaplarını duyup,görerek kendimi geliştirme açısından istedim..
kadir-- estafurullah.. bence eksiğiniz yok,fazlanız var..
yavuz-- ben bu tarz konuşmayı,sizden ilk defa duyuyorum.. ağzım açık kaldı..
yaşar-- bravo doğrusu..
çetin-- siz bana dediklerini,bir duysaydınız..
güzide--benimle de,çok etkili bir konuşma yapmıştı önceden..
kırmızı saçı,gündeme getirdiğim için kusura bakma..
istediğin zaman gelebilirsin,irem..
özcan-- teşhis ve önerileri de çok isabetli..
bekir-- mr.smith--nedim--kevin-- evett,bilirizz ..
oturan herkes ,koro halinde bizdeee dedi..
maruf-- işte tunayı da,böyle büyülemiş ..
güldüler..
tuna-- hiç konuşmadan ve haberi olmadan büyüledi maruf..
irem-- sağolun,iltifat ediyorsunuz.. (gülümsedim,güzide hanıma ) teşekkür ederim.ama belki bir uyarmak isteyen olur.. tatsızlaşırız..
orhan-- tadımızın,yerine gelmesi için ne yapabilirim..
irem-- bilmiyorum,zamana bırakalım ..
gülfem-- diplomat olmayı,düşünmelisiniz bence.. değil mi,naim bey..
naim-- evet,bende söylemiştim..
şule-- sen,irem hanımla.. ne zaman konuştun ki,baba..
naim-- dubaiden dönerken..
arif-- hepimiz şahitiz..
şule-- hıı.. hani dedim,acaba değişmesinin sebebi irem hanım mıydı..
naim-- yok,o zaman tanışmıyorduk..
behzat-- babalar,anneler ,ablalar ve eniştelerin.. fikirleri değişebiliyormuş,şule..
hayırlar,bir şekilde evet oluveriyor..
tuna da,bekliyor oturmamış.. neyse sağol dedim.. otudum,sandalyemi itti.. o da oturdu..
irem-- rüya gibi gelip,gittiler.. sebep olanlara, teşekkür ediyorum.. ama lütfen bahsetmeyin de.. dağılmayayım.. düğünümüz neşeyle devam etsin..
yavuz-- ama siz hüzünlüsünüz,nasıl devam edecek ki..
irem-- sizlerin sayesinde,gösterin hünerinizi..
birisi bana ; ön planda olmak,kötü değildir..
bence yaratıcılığınızı kullanın.. oturan arkadaşları imrendirirseniz
aramıza katılırlar belki demişti.. hatırladınız mı..
yavuz-- (gülerek ) evet,hiç unutmuyorsunuz bakıyorum..
irem-- unutmamm...sizden,kadir beyden.. tüm çiftlerin
daha faal olmalarını ,sağlamanızı bekliyorum.. özcan bey ve gülfem hanım kendilerini kasmadan.. samimiyetle dans etsinler ,mesela..
güldü herkes..
yaşar-- neden,kadir ve yavuz bey .. amir olmalarından dolayı,itiraz edilmez diye mi istediniz irem hanım..
irem-- hayır.. bize öğretilen..küçüğe,toleranslı ve sevgiyle yaklaşılır.. ilk tanıştığına ve büyüğe de hürmet edilir..birkaç denemeyle.. ifadesi ve tavrıyla.. ya üstü, ya altı çizilir.. altını çizdiklerine, saygı duymaya başlar insan.. amir,olsun olmasın.. insanlık ve yaklaşım önemlidir..
yanlış anlaşılmaması açısından; benim nazım sadece babamadır..
zaman,mekan gözetmeyişim de.. beş aydır,görmediğim içindi..
burada yaşça benden küçük, üç dört kişi ancak vardır.. geri kalan herkes amir,dost ,akraba ,arkadaş çevrem ve başımın tacı büyüklerim.. ne mutlu bana ki,
hepsi altı çizilecek nitelikte ve beni tanıyan, nazlanabileceğim insanlar..
hem amir,hem saygı duyulan olmak da ayrıcalıktır bana göre..
yavuz ve kadir bey mecburiyet harici,benden beklemişlerdi..
o nedenle,beceri -hitaplarını duyup,görerek kendimi geliştirme açısından istedim..
kadir-- estafurullah.. bence eksiğiniz yok,fazlanız var..
yavuz-- ben bu tarz konuşmayı,sizden ilk defa duyuyorum.. ağzım açık kaldı..
yaşar-- bravo doğrusu..
çetin-- siz bana dediklerini,bir duysaydınız..
güzide--benimle de,çok etkili bir konuşma yapmıştı önceden..
kırmızı saçı,gündeme getirdiğim için kusura bakma..
istediğin zaman gelebilirsin,irem..
özcan-- teşhis ve önerileri de çok isabetli..
bekir-- mr.smith--nedim--kevin-- evett,bilirizz ..
oturan herkes ,koro halinde bizdeee dedi..
maruf-- işte tunayı da,böyle büyülemiş ..
güldüler..
tuna-- hiç konuşmadan ve haberi olmadan büyüledi maruf..
irem-- sağolun,iltifat ediyorsunuz.. (gülümsedim,güzide hanıma ) teşekkür ederim.ama belki bir uyarmak isteyen olur.. tatsızlaşırız..
orhan-- tadımızın,yerine gelmesi için ne yapabilirim..
irem-- bilmiyorum,zamana bırakalım ..
gülfem-- diplomat olmayı,düşünmelisiniz bence.. değil mi,naim bey..
naim-- evet,bende söylemiştim..
şule-- sen,irem hanımla.. ne zaman konuştun ki,baba..
naim-- dubaiden dönerken..
arif-- hepimiz şahitiz..
şule-- hıı.. hani dedim,acaba değişmesinin sebebi irem hanım mıydı..
naim-- yok,o zaman tanışmıyorduk..
behzat-- babalar,anneler ,ablalar ve eniştelerin.. fikirleri değişebiliyormuş,şule..
hayırlar,bir şekilde evet oluveriyor..
2553.bölüm..
babamın yanına gelip,sarıldım arkasından.. yanaklarını öptüm..
irem-- canımm,sağol.. sevimsiz doktor,karışır şimdi.. o görmeden,çıkarım..tamam mı..
ahmet-- tamam..
doğruldum..ellerim,babamın omuzlarında hala..
irem-- arkadaşlar,gelme hikayenizi anlattılar.. sağolun ve gözünüz aydın...allah tamamına erdirsin..
amin dediler..
irem--vahide hanım,nedim bey.. teşekkür ederim..
vahide--nedim-- rica ederiz..
irem-- abime sevgilerimi gönderirken.. madem,geri gidecek mişsiniz.. düğünümüzü yapalım bari...
hadi hep beraber,buyrun lütfen...
kalkarlarken.. annemle,yelizin koluna girdim.. menekşe,gönül,figen,gülderen hanım..aylin..elif abla,sacide abla..gizem hanım,çiğdem,tuğba abla.. konuşa konuşa
ilerliyoruz piste doğru..
bülent-- tuğrul abi,ela nerede..
tuğrul-- İzmirde,bülent.. ahunun,sözü vardı dün..
bülent-- öyle mii,çok sevindim..
tuğrul-- sağol..
yasin-- saçlar biraz daha azalmış,bülent..
bülent-- darısı sana yasin.. çocuğun olunca,seni de görürüz..
eren-- duygu sömürüsü yapma.. çocukları görebiliyor musun,sanki..
bülent-- ondan dökülüyor işte..
tuna-- nurinin sayesinde,ana-baba buldunuz oğlum.. daha ne istiyorsun..
bülent-- valla doğru.. hiç göndermeye niyetimiz yok.. ablalar,abiler ziyaretimize geliyor.. keyfimiz yerinde..
irem-- bülenttt.. damarıma basma..
güldüler..
bir saat boyunca,oynayıp eğlendik.. anneler,babalar dahil,herkes pistteydi..
babama,bülente ,yasine takılmalarıyla.. ziya kırdı,geçirdi bizi..
düğün düğüne,benzedi yani..
ahmet-- (elini kaldırıp,müziği durdurdu ) allah neşenizi daim etsin.. hepiniz yuvanızda mutlu,huzurlu olun.. ağzınızın tadı bozulmasın.. nasip oldu,geldik..yine geliriz inşaallah.. biz müsadenizi istiyoruz.. (tunayla,benim omuzuma koydu kollarını ) birbirinize iyi bakın..
tuna-- sağol abi..merak etme..
annemle,yeliz yasemine,şuleye,melise altın lira iğnelediler göğüslerine..
babamla,bülentle de tebrik ettiler.. annem ayline de,lira takınca..
çok mahçup oldu aylin.. teşekkür ettiler..
nermin-- (elimi tutup) öyle hüzünlü durma,bakayım.. çok şükür,gördük birbirimizi.... hadiye hanımlar gelince.. döneceğiz,inşaallah.. (sarıldık,öptük birbirimizi ) evimize gider gibi,gidelim.. yolcu etmeyin.. hepiniz hoşçakalın.. bekleriz..
güle güleee dediler..
yelizle,bülentle vedalaştık.. bülent bana kocaman bir zarfta fotoğraf verdi..
bülent-- sen otur,buraya.. bunlara bak,biz gidelim.. (bir zarf daha çıkardı ,yelizin çantasından ) bekir ağa,bunlarda size..
bekir-- sağol.. yolunuz açık olsun.. ayın yirmisinde,geleceğim.. inşallah..
ahmet-- sacide hanımla,gel..bizde kalırsın..bekir ağa..
bekir-- kısmet bakalım..sağolasın..
tunayla vedalaştılar,hepsi.. ziya ,bülentle babamın koluna girdi.. gidiyorlar..
irem-- (zarfı tunaya verip,çantamı aldım..) ahmet ağaa.. dur..
ahmet-- (döndü) evett..
irem-- (yanına gidip,avucumu açtım) bayram harçlığımı vermeden,nereye gidiyorsun..
herkes kahkahalarla gülerken.. cekedinin iç cebinden para çıkarıp,avucuma koyup kapattı.. yanağımı öpüp..
ahmet-- güle güle,harca..
irem-- sağol.. (çantamı açıp,dört mendil aldım..ikisini ) bunlar efeyle,egenin yelizciğim..
yeliz-- çok teşekkür ederiz,irem teyzesi..
irem-- rica ederim.. annem,bunlar da ertanla.. alperin..
nermin-- peki,veririm.. abini ara..
irem-- tamam.. selam söyleyin..
ahmet--as.. kendinize dikkat edin.. hoşçakal..
irem-- güle güle..
ben arkalarından bakarken.. çıktılar salondan..
irem-- canımm,sağol.. sevimsiz doktor,karışır şimdi.. o görmeden,çıkarım..tamam mı..
ahmet-- tamam..
doğruldum..ellerim,babamın omuzlarında hala..
irem-- arkadaşlar,gelme hikayenizi anlattılar.. sağolun ve gözünüz aydın...allah tamamına erdirsin..
amin dediler..
irem--vahide hanım,nedim bey.. teşekkür ederim..
vahide--nedim-- rica ederiz..
irem-- abime sevgilerimi gönderirken.. madem,geri gidecek mişsiniz.. düğünümüzü yapalım bari...
hadi hep beraber,buyrun lütfen...
kalkarlarken.. annemle,yelizin koluna girdim.. menekşe,gönül,figen,gülderen hanım..aylin..elif abla,sacide abla..gizem hanım,çiğdem,tuğba abla.. konuşa konuşa
ilerliyoruz piste doğru..
bülent-- tuğrul abi,ela nerede..
tuğrul-- İzmirde,bülent.. ahunun,sözü vardı dün..
bülent-- öyle mii,çok sevindim..
tuğrul-- sağol..
yasin-- saçlar biraz daha azalmış,bülent..
bülent-- darısı sana yasin.. çocuğun olunca,seni de görürüz..
eren-- duygu sömürüsü yapma.. çocukları görebiliyor musun,sanki..
bülent-- ondan dökülüyor işte..
tuna-- nurinin sayesinde,ana-baba buldunuz oğlum.. daha ne istiyorsun..
bülent-- valla doğru.. hiç göndermeye niyetimiz yok.. ablalar,abiler ziyaretimize geliyor.. keyfimiz yerinde..
irem-- bülenttt.. damarıma basma..
güldüler..
bir saat boyunca,oynayıp eğlendik.. anneler,babalar dahil,herkes pistteydi..
babama,bülente ,yasine takılmalarıyla.. ziya kırdı,geçirdi bizi..
düğün düğüne,benzedi yani..
ahmet-- (elini kaldırıp,müziği durdurdu ) allah neşenizi daim etsin.. hepiniz yuvanızda mutlu,huzurlu olun.. ağzınızın tadı bozulmasın.. nasip oldu,geldik..yine geliriz inşaallah.. biz müsadenizi istiyoruz.. (tunayla,benim omuzuma koydu kollarını ) birbirinize iyi bakın..
tuna-- sağol abi..merak etme..
annemle,yeliz yasemine,şuleye,melise altın lira iğnelediler göğüslerine..
babamla,bülentle de tebrik ettiler.. annem ayline de,lira takınca..
çok mahçup oldu aylin.. teşekkür ettiler..
nermin-- (elimi tutup) öyle hüzünlü durma,bakayım.. çok şükür,gördük birbirimizi.... hadiye hanımlar gelince.. döneceğiz,inşaallah.. (sarıldık,öptük birbirimizi ) evimize gider gibi,gidelim.. yolcu etmeyin.. hepiniz hoşçakalın.. bekleriz..
güle güleee dediler..
yelizle,bülentle vedalaştık.. bülent bana kocaman bir zarfta fotoğraf verdi..
bülent-- sen otur,buraya.. bunlara bak,biz gidelim.. (bir zarf daha çıkardı ,yelizin çantasından ) bekir ağa,bunlarda size..
bekir-- sağol.. yolunuz açık olsun.. ayın yirmisinde,geleceğim.. inşallah..
ahmet-- sacide hanımla,gel..bizde kalırsın..bekir ağa..
bekir-- kısmet bakalım..sağolasın..
tunayla vedalaştılar,hepsi.. ziya ,bülentle babamın koluna girdi.. gidiyorlar..
irem-- (zarfı tunaya verip,çantamı aldım..) ahmet ağaa.. dur..
ahmet-- (döndü) evett..
irem-- (yanına gidip,avucumu açtım) bayram harçlığımı vermeden,nereye gidiyorsun..
herkes kahkahalarla gülerken.. cekedinin iç cebinden para çıkarıp,avucuma koyup kapattı.. yanağımı öpüp..
ahmet-- güle güle,harca..
irem-- sağol.. (çantamı açıp,dört mendil aldım..ikisini ) bunlar efeyle,egenin yelizciğim..
yeliz-- çok teşekkür ederiz,irem teyzesi..
irem-- rica ederim.. annem,bunlar da ertanla.. alperin..
nermin-- peki,veririm.. abini ara..
irem-- tamam.. selam söyleyin..
ahmet--as.. kendinize dikkat edin.. hoşçakal..
irem-- güle güle..
ben arkalarından bakarken.. çıktılar salondan..
2552.bölüm..
tunayla sarıldıktan sonra.. babamla,bir kucaklaşmışız ki.. herkes merhabalaşıp..eklenen masaya oturmuş bile..
nermin-- ( yanımızdaymış,gülerek) ben niye geldim ki,zaten..
gülnaz-- hiç.. aramamış bile.. annesini..
irem-- gülnazzz,acımam haberin olsun.. (annemin elini tutup..babamın yanaklarını öptüm)iyisin ?
ahmet-- iyiyim,sen..
irem-- harikayım.. ege,efe,ertan nerede..
ahmet-- anlatırım,sen annene bak hadi..
hüseyin abi geldi,sarıldılar onunla da..
uzun uzun,annemle,yelizle sarıldık.. öptük birbirimizi.. bülentle tokalaşırken..
irem-- başarından gurur duydum.. tebrik ediyorum seni.
bülent-- sağol,bizde seninle gurur duyduk.. sitem,selam ve fotoğraf getirdim sana.
irem-- sağol.. bir dakika geliyorum..
(annem ve yeliz oturunca..
vahide hanımın,arkasından boynuna sarılıp
yanaklarını öptüm.. kısık sesle ) allah da,sizi sevindirsin.. evlatlarının gününü gör..
vahide-- aminn.. hepimiz,inşaallah..
deryayı da,öptükten sonra.. gözün aydın diyenlere, teşekkür edip..
pistte oynayanların yanına gittim..
irem-- kol kola girip,daire olun arkadaşlar..
gerekli kısa konuşmayı yapıp.. teşekkür ettim..
faruk-- rica ederiz.. biz ,yaptıklarınız karşısında.. mahçup olduk ve
sizi sevindirmek istedik..
şule-- sabah konuştuğumuzda,onlarında çok arzu ettiğini ama bırakıp gelemediklerini ,öğrendik.. gelininiz hamileymiş..ve riskliymiş.. onun anne babası,dönmek zorunda kalmış..
hukuki sorunlar nedeniyle..
mehmet-- çokk özledik ,burnumuzda tütüyor ama elimiz kolumuz bağlı dedi babanız..
turgut-- abiniz aradı,siz kuafördeyken.. ben bu gece izin aldım,
gönderin uçağı.. birkaç saatliğine de olsa,gelip özlem gidersinler
dedi.. bülent bey,çok soğuk olduğu için.. çocukları hasta etmeyelim
demiş..
yasemin-- yani doyumluk değil,tadımlık gibi oldu ama.. bu kadarını yapabildik..
nedim bey ,taksi gönderip aldırdı havaalanından.. uçağın yakıtını da
vahide abla,üstlendi..
melis-- şok olduğunuzu görünce,üzüldük.. yanlış mı yaptık ,hiç karışmasa mıydık dedik..
ceyda-- ben babanın omuzuna çıkacağını bekliyordum ama zaten
çok durgunsun,huylandık..
irem-- (gülümseyerek )hepiniz sağolun.. ben çok memnun oldum..
yanlış falan yok,ortada..
durgunluğum sizinle alakalı değil,kesinlikle.. ve sizin için buradayım.. yapabildiğim ölçüde de,neşeli görünmeye çalışıyorum inanın..
saçma sapan,olaylar olabiliyor.. dediklerinize,tavırlarınıza dikkat edin lütfen..olanlar,mantıklı gelse bile sorgulayın..
yarın çiftlikte kebap yapacağız.. hepinizi bekliyoruz..
anar ve yasemin dubaiye
gideceksiniz bu gece.. bir haftalık rezarvasyon yaptırmış maruf.. cafer bey,gelip-gitmenizi üstlendi.. yarın ,öbür akşam geleceksiniz.. sonra biz geleceğiz kısmetse..
elimizden bu kadarı geliyor,maalesef..
sağolun dediler..
irem-- ceydaa,bak şimdi.. (döndüm,bizim masaya doğru ) babaa..
ahmet-- söyle,prensesimm..
güldü herkes..
irem-- ben daha önce,babam geldiğinde omuzuna çıkacağım demiştim. yanımda,pantolon var.. şimdi çıkabilir miyim..
ahmet-- çıkabilirsin.. hadi değişte ,gel..
nalan-- babaaa..
hüseyin-- yaktın beni,ahmett..
yaşar-- hepimizi yakacak bence..
kahkahayı anlatamam size..
nermin-- ( yanımızdaymış,gülerek) ben niye geldim ki,zaten..
gülnaz-- hiç.. aramamış bile.. annesini..
irem-- gülnazzz,acımam haberin olsun.. (annemin elini tutup..babamın yanaklarını öptüm)iyisin ?
ahmet-- iyiyim,sen..
irem-- harikayım.. ege,efe,ertan nerede..
ahmet-- anlatırım,sen annene bak hadi..
hüseyin abi geldi,sarıldılar onunla da..
uzun uzun,annemle,yelizle sarıldık.. öptük birbirimizi.. bülentle tokalaşırken..
irem-- başarından gurur duydum.. tebrik ediyorum seni.
bülent-- sağol,bizde seninle gurur duyduk.. sitem,selam ve fotoğraf getirdim sana.
irem-- sağol.. bir dakika geliyorum..
(annem ve yeliz oturunca..
vahide hanımın,arkasından boynuna sarılıp
yanaklarını öptüm.. kısık sesle ) allah da,sizi sevindirsin.. evlatlarının gününü gör..
vahide-- aminn.. hepimiz,inşaallah..
deryayı da,öptükten sonra.. gözün aydın diyenlere, teşekkür edip..
pistte oynayanların yanına gittim..
irem-- kol kola girip,daire olun arkadaşlar..
gerekli kısa konuşmayı yapıp.. teşekkür ettim..
faruk-- rica ederiz.. biz ,yaptıklarınız karşısında.. mahçup olduk ve
sizi sevindirmek istedik..
şule-- sabah konuştuğumuzda,onlarında çok arzu ettiğini ama bırakıp gelemediklerini ,öğrendik.. gelininiz hamileymiş..ve riskliymiş.. onun anne babası,dönmek zorunda kalmış..
hukuki sorunlar nedeniyle..
mehmet-- çokk özledik ,burnumuzda tütüyor ama elimiz kolumuz bağlı dedi babanız..
turgut-- abiniz aradı,siz kuafördeyken.. ben bu gece izin aldım,
gönderin uçağı.. birkaç saatliğine de olsa,gelip özlem gidersinler
dedi.. bülent bey,çok soğuk olduğu için.. çocukları hasta etmeyelim
demiş..
yasemin-- yani doyumluk değil,tadımlık gibi oldu ama.. bu kadarını yapabildik..
nedim bey ,taksi gönderip aldırdı havaalanından.. uçağın yakıtını da
vahide abla,üstlendi..
melis-- şok olduğunuzu görünce,üzüldük.. yanlış mı yaptık ,hiç karışmasa mıydık dedik..
ceyda-- ben babanın omuzuna çıkacağını bekliyordum ama zaten
çok durgunsun,huylandık..
irem-- (gülümseyerek )hepiniz sağolun.. ben çok memnun oldum..
yanlış falan yok,ortada..
durgunluğum sizinle alakalı değil,kesinlikle.. ve sizin için buradayım.. yapabildiğim ölçüde de,neşeli görünmeye çalışıyorum inanın..
saçma sapan,olaylar olabiliyor.. dediklerinize,tavırlarınıza dikkat edin lütfen..olanlar,mantıklı gelse bile sorgulayın..
yarın çiftlikte kebap yapacağız.. hepinizi bekliyoruz..
anar ve yasemin dubaiye
gideceksiniz bu gece.. bir haftalık rezarvasyon yaptırmış maruf.. cafer bey,gelip-gitmenizi üstlendi.. yarın ,öbür akşam geleceksiniz.. sonra biz geleceğiz kısmetse..
elimizden bu kadarı geliyor,maalesef..
sağolun dediler..
irem-- ceydaa,bak şimdi.. (döndüm,bizim masaya doğru ) babaa..
ahmet-- söyle,prensesimm..
güldü herkes..
irem-- ben daha önce,babam geldiğinde omuzuna çıkacağım demiştim. yanımda,pantolon var.. şimdi çıkabilir miyim..
ahmet-- çıkabilirsin.. hadi değişte ,gel..
nalan-- babaaa..
hüseyin-- yaktın beni,ahmett..
yaşar-- hepimizi yakacak bence..
kahkahayı anlatamam size..
2551.bölüm..
maruf-- evet.. doğrusunu anlattı.. çocuklar kevinın olduğunu görünce, kızmayım diye kevina yalvarmışlar.. aden,onlar için sustum.. hedefimiz sendin.
söylemediğini sanmıştık..haberim vardı,sorumluluğu alıyorum..
vereceğin cezaya da razıyım dedi..
irem-- aferin ona.. hadi maruf şaşırt beni,ceza vermedim de..
maruf-- vermedim ama bana sormadan,yaptıklarının yanlış olduğunu anlattım.. onun tavrı için de,teşekkür ettim..
yarın gündüz seni görmeye gelip,düğünden önce de gideceklerdi.. kebap diyorsun,kalabalık da olunacak .. öbür gün gelsinler..
irem-- hayır hayır, hayır.. sakın ha.. kalpleri kırılır,gelsinler..
onlar bana yük değil,hiçbir zaman ..
maruf-- peki.. ama hediye yok..
irem-- (gülümsedim ) tamam ,yok...
******
gülşen,annesiyle babasının yanına gelip.. kısık sesle birşey söylerken .. oturmuş,yemeğimizi
yiyorduk..
gizem-- irem hanım,bağlama..sacide hanım,darbuka .. ziya bey,org
çalıyormuş.. gülşen de,eşlik ediyor muş.. yaşar..
yaşar-- öyle mii.. ben ud la,gizem kemanla katılabilir miyiz sizlere..
irem-- estafurullah ,sizin yanınızda çalmam hadsizlik olur..
kulaklarınızı tırmalamak istemem.. ama lütfederseniz
sizi zevkle dinleriz yaşar bey,gizem hanım..
yaşar-- rica ederiz.. hep beraber çalarsak olur,irem hanım.. sesiniz de çok güzeldi, daha iyi dinlemek isteriz..
gülfem-- misafir isteğini kırmazsınız herhalde..
irem-- peki,gülfem hanım.. madem arzu ediyorsunuz,bağlama varsa çalarım.. yarın ,hepinizi çiftliğe kebap yemeye davet ediyoruz.. akşam da düğüne gideceğiz..
ertesi gün ,sizlere ve aileme bayramlaşmaya gidip..akşam yine
düğünümüzü yapacağız.. bu da,benim isteğim..hepiniz geliyorsunuz, değil mi..
evettt dediler..
gülfem-- (gülerek ) peki,bende geliyorum..
kadir-- işte buna içilir..
herkes gülerek,içti..
gülşen-- arabanın anahtarını,alayım baba..
yaşar-- arka tarafa park ettim,ben alırım.. sen gitme.. sonra çalarız..
gülşen-- tamam..
yasemin-anar.. bizimkiler,gıyas beyler.. yaseminin,anarın arkadaşları ,epeyce kalabalık olarak masamızı kuşattılar.. tamamen..
zübeyde-- böyle bir manzara nişanda da olmuştu.. değil mi..
irem-- evet..
nedim-- detayları bile hatırlıyoruz..
tuna-- gençler,görmememiz gereken bir şey mi var..
maruf-- bugün kimin doğum günü..
derya-- turgutt ,söyle ablam.
bilgen-- bedri,behzat ?
turgut-- gelin hanım,söyleyecek..
yasemin-- biz,inisiyatifimizle birşey yaptık..
şule--dün gece karar verdik,aslında..
gülşen-- derya abla olmadığından bilmiyor..
melis-- kesin denilmediği için de,söyleyemedik..
irem-- (ona bakarak )vahide hanımm?
vahide--(gülerek ) efendim,konu neydi..
liz-- temizlik..
kahkahalar atıldı..
irem-- ee.. ziyayla,zuhal nerede..
ziya-- (karşımızdaki sıranın arkasından,elini kaldırdı ) buradayızz..
tuna-- ne yapıyorsun orada..
ziya-- öğreneceksiniz birazdan..
zuhal-- iremm,derinn bir nefes al..
irem-- aldımm..
ziya-- misafirlerimiz var.. çekilebilirsiniz gençler..
karşımızdakiler iki yana çekildi.. babam,annem , yeliz,bülent gayet şık,olarak bize bakıyorlar..
irem--tuna--bekir--sacide-- aaaaaaaa...
eren-- vayy,kimleri görüyorum..
hep bir ağızdan hoşgeldinizz.. diyip kalktılar kucaklaşıyorlar..
aylin , nermin teyzemm dedi..
maruf bile merhaba diyor da.. ben dondum kaldım..
vahide-- efendim bilmeyenler için,tanıştırayım.. irem hanımın,anne-babası..
çok yakın arkadaşları,bülent bey ve yeliz hanım..
rekin de,ingilizce söyledi..
bülent-- tunaa,ireme tokat lazım.. bu fırsat bir daha eline geçmez,bak..
tuna-- çok konuşuyorsun, bülent.. (tuna ellerimden tutup,kaldırdı.. )
canımm,gözün aydın..
irem-- sağoll..
bekir-- bülenttt,bir terslik yok değil mi..
bülent-- yok bekir ağa.. herşey yolunda..
bekir-- ohhhhhh..
söylemediğini sanmıştık..haberim vardı,sorumluluğu alıyorum..
vereceğin cezaya da razıyım dedi..
irem-- aferin ona.. hadi maruf şaşırt beni,ceza vermedim de..
maruf-- vermedim ama bana sormadan,yaptıklarının yanlış olduğunu anlattım.. onun tavrı için de,teşekkür ettim..
yarın gündüz seni görmeye gelip,düğünden önce de gideceklerdi.. kebap diyorsun,kalabalık da olunacak .. öbür gün gelsinler..
irem-- hayır hayır, hayır.. sakın ha.. kalpleri kırılır,gelsinler..
onlar bana yük değil,hiçbir zaman ..
maruf-- peki.. ama hediye yok..
irem-- (gülümsedim ) tamam ,yok...
******
gülşen,annesiyle babasının yanına gelip.. kısık sesle birşey söylerken .. oturmuş,yemeğimizi
yiyorduk..
gizem-- irem hanım,bağlama..sacide hanım,darbuka .. ziya bey,org
çalıyormuş.. gülşen de,eşlik ediyor muş.. yaşar..
yaşar-- öyle mii.. ben ud la,gizem kemanla katılabilir miyiz sizlere..
irem-- estafurullah ,sizin yanınızda çalmam hadsizlik olur..
kulaklarınızı tırmalamak istemem.. ama lütfederseniz
sizi zevkle dinleriz yaşar bey,gizem hanım..
yaşar-- rica ederiz.. hep beraber çalarsak olur,irem hanım.. sesiniz de çok güzeldi, daha iyi dinlemek isteriz..
gülfem-- misafir isteğini kırmazsınız herhalde..
irem-- peki,gülfem hanım.. madem arzu ediyorsunuz,bağlama varsa çalarım.. yarın ,hepinizi çiftliğe kebap yemeye davet ediyoruz.. akşam da düğüne gideceğiz..
ertesi gün ,sizlere ve aileme bayramlaşmaya gidip..akşam yine
düğünümüzü yapacağız.. bu da,benim isteğim..hepiniz geliyorsunuz, değil mi..
evettt dediler..
gülfem-- (gülerek ) peki,bende geliyorum..
kadir-- işte buna içilir..
herkes gülerek,içti..
gülşen-- arabanın anahtarını,alayım baba..
yaşar-- arka tarafa park ettim,ben alırım.. sen gitme.. sonra çalarız..
gülşen-- tamam..
yasemin-anar.. bizimkiler,gıyas beyler.. yaseminin,anarın arkadaşları ,epeyce kalabalık olarak masamızı kuşattılar.. tamamen..
zübeyde-- böyle bir manzara nişanda da olmuştu.. değil mi..
irem-- evet..
nedim-- detayları bile hatırlıyoruz..
tuna-- gençler,görmememiz gereken bir şey mi var..
maruf-- bugün kimin doğum günü..
derya-- turgutt ,söyle ablam.
bilgen-- bedri,behzat ?
turgut-- gelin hanım,söyleyecek..
yasemin-- biz,inisiyatifimizle birşey yaptık..
şule--dün gece karar verdik,aslında..
gülşen-- derya abla olmadığından bilmiyor..
melis-- kesin denilmediği için de,söyleyemedik..
irem-- (ona bakarak )vahide hanımm?
vahide--(gülerek ) efendim,konu neydi..
liz-- temizlik..
kahkahalar atıldı..
irem-- ee.. ziyayla,zuhal nerede..
ziya-- (karşımızdaki sıranın arkasından,elini kaldırdı ) buradayızz..
tuna-- ne yapıyorsun orada..
ziya-- öğreneceksiniz birazdan..
zuhal-- iremm,derinn bir nefes al..
irem-- aldımm..
ziya-- misafirlerimiz var.. çekilebilirsiniz gençler..
karşımızdakiler iki yana çekildi.. babam,annem , yeliz,bülent gayet şık,olarak bize bakıyorlar..
irem--tuna--bekir--sacide-- aaaaaaaa...
eren-- vayy,kimleri görüyorum..
hep bir ağızdan hoşgeldinizz.. diyip kalktılar kucaklaşıyorlar..
aylin , nermin teyzemm dedi..
maruf bile merhaba diyor da.. ben dondum kaldım..
vahide-- efendim bilmeyenler için,tanıştırayım.. irem hanımın,anne-babası..
çok yakın arkadaşları,bülent bey ve yeliz hanım..
rekin de,ingilizce söyledi..
bülent-- tunaa,ireme tokat lazım.. bu fırsat bir daha eline geçmez,bak..
tuna-- çok konuşuyorsun, bülent.. (tuna ellerimden tutup,kaldırdı.. )
canımm,gözün aydın..
irem-- sağoll..
bekir-- bülenttt,bir terslik yok değil mi..
bülent-- yok bekir ağa.. herşey yolunda..
bekir-- ohhhhhh..
2550.bölüm..
irem-- rüya gördüm,hamile misin zuhal..
zuhal-- hayırr.. beş aylık evliyiz,acelemiz ne.. iş konusu,karmaşıkken.. ev borcu öderken.. birde hamilelikle mi uğraşayım.. zaten,melek bende kalıyor.. allah var,hiç zararı yok da.. önümüzdeki hafta ,çeyiz serme adı altında..
kayınvalidem,kayınpederim dahil yirmi kişi bana gelecekmiş.. soran olmadığı gibi.. kışı da sende geçireceğiz diyorlar.. soğuk görmeyeceklermiş..
irem-- iki ay ,yirmi kişi kalır mı canım.. bu ne düşüncesizlik.. ziya ne diyor..
zuhal-- ne diyecek.. kovacak halimiz yok.. o seyehatlerde,ben evde
çalışıp, otel görevi göreceğiz.. sinirim tepemde zaten..
ne hamileliğinden bahsediyorsun ki,sen...
irem-- tamam,canım kızma.. birşey demedim.. ali,ergün abimler niye gelmediler..
zuhal--ergünün kız arkadaşıyla ,yemeğe gittiler.. bizi de çağırmıştı da,düğünü bahane ettik.. aliyle,hale mecbur oldu.. yavaş yavaş aileye girdiriyor..
öğlen annemlerle bayramlaşmaya getirdi. allah sonunu hayır etsin de, görünen köy kılavuz istemiyor.. elimiz kolumuz bağlı,seyrediyoruz..
irem-- iyi olur,inşaallah.. sıkma canını..
tunayla ziya ayakta..,masanın bu tarafındaki mürvet ablalar ,çetin
beyler,yusuf beyler, mahmut beyler,abimler ,arif beyler ve
bilgen hanımlarla konuşuyorlardı.. yanlarına gittik bizde..
gülşen ,şule, melis,yasemin de.. gizem hanımların yanına gelmişler..
çiğdem-- (kısık sesle) sen ne büyük sevap aldın, farkında mısın..
tuğba-- ve ilgisiz olduğuna inanmadık..
buse-- öyle tahmin ediyoruz, yani..
mürvet-- bir güzellik yapmışsındır dedik..
gönül-- ama ne zaman ve nasıl olduğunu çıkaramadık..
zuhal-- etkisi var yada yok.. otuz yıllık ayrılıktan sonra,kaşılaştılar ya.. önemli olan,bu.. ve şartlarına göre,kesin bir güzellik yapacaktır..bundan sonra..
yusuf-- ama artık,amiri oldu..
zuhal-- bu iremi durdurur mu,sizce..
güzide--(kısık sesle )yusuf.. adama elma demiş,ne diyorsun sen..
yakup-- amasya ?
ziya-- yok,golden..
kahkahayı duymanızı isterdim..
irem-- siz çok yaşayın... başkaları merak etmesin.. yarın,öğlen çiftliğe buyrun.. kebap yapacağım.. zuhal,izin alma fikri senden çıkmış..sağol..
zuhal--(kaşlarını çatıp ) fikir? hıı,rica ederim..
maruf --birisi kebap mı dedi..
irem-- evet maruf.. hepiniz benim için,gayret göstermişsiniz.. borcumu ,böyle ödeyeyim dedim.. yarın öğlen,çiftliğe buyrun..
maruf-- hımm,çok sevindim de..
tuna-- hiç sevinmiş gibi değilsin ama..
maruf-- (gülümseyerek ) biz dün gece,eve gittik.. çocukların odasına girdiğimizde.. yataklar boştu.. ne oluyor,diye sorduğumda.. beni protesto etmek için,bahçeye kurdurduğum çadırda yattıklarını öğrendim..
irem-- aferin onlara.. yine ne yaptın,kimbilir..
güldüler..
maruf-- seni özlemişlerdi.. bende çalışıyor,açılışta görüşür sünüz demiştim..
faks çektikten sonra,telefonla arayıp.. izinli olduğunu öğrenmişler dün..ben söylememişim,çağırmamışım.. çok kızmışlar.. çadırın girişinde "izinsiz girilmez.. şeyhler hiç giremez.. "yazıyordu.. hah hah hah..
kevin-- gülmeyin rica ederim..
çetin-- yine bir kazaya mı kurban gittiniz..
kevin-- evet..çadırın içinde,gece lambası yanıyordu.. çocuklar da
yer yatağında yatıyorlar.. gölgeleri görünüyor,yani...
maruf beye,siz sakinleşin..önce ben gireyim,nedeni öğrenirim dedim ..
içeri girer girmez.. başımdan aşağıya bir kova su,sonrada un döküldü..
liz-- ben gülebilir miyim..
kevin-- az gülmüştün,biraz daha gül tabi..
kahkahayı anlatamam size..
liz-- (ayağa kalktı ) dışarıdan görüyoruz da,şaşırdık.. kevin imdaat imdatt,kör oldum diye çadırdan çıkmaya çalışıyor da.. iç yüzeye yapıştı.. (taklidini yapıyor )
kapıyı bulamıyor.çocuklar uyandı,maruf bey olduğunu sandıkları için.. hayaleti yakaladık diye alkışlıyorlar.. hiç bu kadar gülmemiştim,harikaydı.
ömer--keşke bende görseydim..
rekin-- zavallı kevin..
irem-- evet de,çocukların suçu yok ki.. girilmez yazmışlar.. kızmadın değil mi,maruf..
maruf-- kızmamak için,kevinı o halde görmemem gerekiyordu.. güldüğüm için de etkili olamayacaktım.. danışmanıma temizlensin,sonra hepsini getir diyip..içeri gittim koşa koşa..
bir süre sonra.. çocuklar pijamalarıyla,kevin
şortlu.. saçları ıslak..geldiler.. niye yatağınızda değilsiniz,kevin sana ne oldu dedim..
çocuklar kendi nedenlerini söyledi de.. kevin çok sıcaktı,duş aldım dedi.. çocuklara açıklamamı yaptım,yatağınıza yatın dedim.. kevinı öpen,gitti.. bizde odalarımıza,çekildik.. yatağa yattım,kapı tıklatıldı..
irem-- aden geldi değil mi..
zuhal-- hayırr.. beş aylık evliyiz,acelemiz ne.. iş konusu,karmaşıkken.. ev borcu öderken.. birde hamilelikle mi uğraşayım.. zaten,melek bende kalıyor.. allah var,hiç zararı yok da.. önümüzdeki hafta ,çeyiz serme adı altında..
kayınvalidem,kayınpederim dahil yirmi kişi bana gelecekmiş.. soran olmadığı gibi.. kışı da sende geçireceğiz diyorlar.. soğuk görmeyeceklermiş..
irem-- iki ay ,yirmi kişi kalır mı canım.. bu ne düşüncesizlik.. ziya ne diyor..
zuhal-- ne diyecek.. kovacak halimiz yok.. o seyehatlerde,ben evde
çalışıp, otel görevi göreceğiz.. sinirim tepemde zaten..
ne hamileliğinden bahsediyorsun ki,sen...
irem-- tamam,canım kızma.. birşey demedim.. ali,ergün abimler niye gelmediler..
zuhal--ergünün kız arkadaşıyla ,yemeğe gittiler.. bizi de çağırmıştı da,düğünü bahane ettik.. aliyle,hale mecbur oldu.. yavaş yavaş aileye girdiriyor..
öğlen annemlerle bayramlaşmaya getirdi. allah sonunu hayır etsin de, görünen köy kılavuz istemiyor.. elimiz kolumuz bağlı,seyrediyoruz..
irem-- iyi olur,inşaallah.. sıkma canını..
tunayla ziya ayakta..,masanın bu tarafındaki mürvet ablalar ,çetin
beyler,yusuf beyler, mahmut beyler,abimler ,arif beyler ve
bilgen hanımlarla konuşuyorlardı.. yanlarına gittik bizde..
gülşen ,şule, melis,yasemin de.. gizem hanımların yanına gelmişler..
çiğdem-- (kısık sesle) sen ne büyük sevap aldın, farkında mısın..
tuğba-- ve ilgisiz olduğuna inanmadık..
buse-- öyle tahmin ediyoruz, yani..
mürvet-- bir güzellik yapmışsındır dedik..
gönül-- ama ne zaman ve nasıl olduğunu çıkaramadık..
zuhal-- etkisi var yada yok.. otuz yıllık ayrılıktan sonra,kaşılaştılar ya.. önemli olan,bu.. ve şartlarına göre,kesin bir güzellik yapacaktır..bundan sonra..
yusuf-- ama artık,amiri oldu..
zuhal-- bu iremi durdurur mu,sizce..
güzide--(kısık sesle )yusuf.. adama elma demiş,ne diyorsun sen..
yakup-- amasya ?
ziya-- yok,golden..
kahkahayı duymanızı isterdim..
irem-- siz çok yaşayın... başkaları merak etmesin.. yarın,öğlen çiftliğe buyrun.. kebap yapacağım.. zuhal,izin alma fikri senden çıkmış..sağol..
zuhal--(kaşlarını çatıp ) fikir? hıı,rica ederim..
maruf --birisi kebap mı dedi..
irem-- evet maruf.. hepiniz benim için,gayret göstermişsiniz.. borcumu ,böyle ödeyeyim dedim.. yarın öğlen,çiftliğe buyrun..
maruf-- hımm,çok sevindim de..
tuna-- hiç sevinmiş gibi değilsin ama..
maruf-- (gülümseyerek ) biz dün gece,eve gittik.. çocukların odasına girdiğimizde.. yataklar boştu.. ne oluyor,diye sorduğumda.. beni protesto etmek için,bahçeye kurdurduğum çadırda yattıklarını öğrendim..
irem-- aferin onlara.. yine ne yaptın,kimbilir..
güldüler..
maruf-- seni özlemişlerdi.. bende çalışıyor,açılışta görüşür sünüz demiştim..
faks çektikten sonra,telefonla arayıp.. izinli olduğunu öğrenmişler dün..ben söylememişim,çağırmamışım.. çok kızmışlar.. çadırın girişinde "izinsiz girilmez.. şeyhler hiç giremez.. "yazıyordu.. hah hah hah..
kevin-- gülmeyin rica ederim..
çetin-- yine bir kazaya mı kurban gittiniz..
kevin-- evet..çadırın içinde,gece lambası yanıyordu.. çocuklar da
yer yatağında yatıyorlar.. gölgeleri görünüyor,yani...
maruf beye,siz sakinleşin..önce ben gireyim,nedeni öğrenirim dedim ..
içeri girer girmez.. başımdan aşağıya bir kova su,sonrada un döküldü..
liz-- ben gülebilir miyim..
kevin-- az gülmüştün,biraz daha gül tabi..
kahkahayı anlatamam size..
liz-- (ayağa kalktı ) dışarıdan görüyoruz da,şaşırdık.. kevin imdaat imdatt,kör oldum diye çadırdan çıkmaya çalışıyor da.. iç yüzeye yapıştı.. (taklidini yapıyor )
kapıyı bulamıyor.çocuklar uyandı,maruf bey olduğunu sandıkları için.. hayaleti yakaladık diye alkışlıyorlar.. hiç bu kadar gülmemiştim,harikaydı.
ömer--keşke bende görseydim..
rekin-- zavallı kevin..
irem-- evet de,çocukların suçu yok ki.. girilmez yazmışlar.. kızmadın değil mi,maruf..
maruf-- kızmamak için,kevinı o halde görmemem gerekiyordu.. güldüğüm için de etkili olamayacaktım.. danışmanıma temizlensin,sonra hepsini getir diyip..içeri gittim koşa koşa..
bir süre sonra.. çocuklar pijamalarıyla,kevin
şortlu.. saçları ıslak..geldiler.. niye yatağınızda değilsiniz,kevin sana ne oldu dedim..
çocuklar kendi nedenlerini söyledi de.. kevin çok sıcaktı,duş aldım dedi.. çocuklara açıklamamı yaptım,yatağınıza yatın dedim.. kevinı öpen,gitti.. bizde odalarımıza,çekildik.. yatağa yattım,kapı tıklatıldı..
irem-- aden geldi değil mi..
2549.bölüm..
orkestra bir saat boyunca,nefis çaldı.. hepimiz döktürdük..
ziyanın hakkını yemek olmaz.. halayından,romanına
geçişleri o istedi.. oynamasıyla da yakıştırıp.. katılmamızı sağladı..
abimler,orhan abi, behzat,bedri,turgut,murat,erkin,halil,ilter sami beyler,hüseyin abi ,
galip,ismail,haldun,naim beyler de süperdi.. faruk beyler biraz durgunlardı,sadece..
hülya,beyhan..mr.smith-rezzan,gülnaz-vehbi,şahika-abdullah ,
yavuz beyler,sami beyler,kadir bey ..hiç yabancılık çekmediler..
hatta bir ara gel buraya diye kenara çektim hülyayı..beyhan hiç fark etmedi bile.. konuştuk iki kuzen samimiyetle..
bekir bey-sacide abla, gülfem ve özcan beylerle oynarken kenara çekilince.. ikisi ortada kalıverdi,beyhan da yanımıza geldi.. ..
irem-- gülfem hanım,ne tarz müzik istersiniz..
gülfem-- (gülümseyerek )bu kadar,yetmez mi..
irem-- ne kadar zamandır,karşılıklı oynamıyor sunuz..
özcan-- otuz yıldır..
neee dedi herkes..
irem-- üç düğünde açığı kapatamayız da,bir yerden başlamak da lazım..
güldüler..
özcan-- (gülfem hanıma bakarak) misket oynar mıyız..
gülfem-- sonra olsa,yoruldum.. otuz yıldır,ben daha yeni oynuyorum..
özcan-- olur..
pasta geleceği için beş dakika ara veriyoruz dediler.. yerimize döndük, hepimiz..
gülnaz-- irem,dediğin doğruymuş.. gülderen hanım,figen ve ablam hiç yorulmadılar valla..
irem-- yaa,ben onlar için..çalışıyorum zaten..
güldük..
şahika-- ziyayla,zuhal çok yakışmışlar.. hülyayla,kocasını niye görmedik biz..
irem-- evet,yakıştılar.. onlar,yoktu..yeni evlilerdi ..
bekir-- herkes yeni evli neredeyse... ama buradalar..
irem-- balayı mağdurlarının ,akıllarına getirmesene bekir ağa..
kahkahalarla gülerlerken.. pasta getirildi.. kestiler,alkışladık falan..
gülfem-özcan çiftinin.. aralarında konuşup,güldükleri gözümden kaçmadı tabi..
maruf-- irem,yaseminle anar balayına gidemeyecekler mi,
ben rezarvasyon yaptırdım,söz vermiştim ya..
irem-- hı,yenildiğinizi diyorsun sen..
güldüler..
bekir-- ben itiraz ederken,reddedildi diyordun.. hadi gönder bakalım..
irem-- maruf,nerede yaptırdın rezarvasyonu..
maruf-- dubaidee..
irem-- bir haftasını kullansınlar.. şimdilik..düğünlere ve açılışa gelmeleri lazım.. gelip gitme meselesini,bedri beye sormam gerekiyor..dur..
cafer-- ben üstlenirim,irem hanım..
irem-- peki,sağolun.. gönderdim,bekir ağa.. ikinci haftayı,vahide hanım döndüğünde kullanırlar..
sıcak yemekler geldiğinde..
hülya-- afiyet olsunn..
irem-- (döndüm arkamı.. beyhan,hülya..ziya,zuhal gelmişler yanımıza.. hülya çantasını takmış omuzuna.. ) sağol,hayırdır.. nereye..
beyhan-- biz çocukları bırakıp geldik..
hülya-- mama saati geldi..
aylin-- çocukları mı.. kaç çocuğunuz var.. manken gibisiniz de..
hülya-- sağolun,bir kızımız bir oğlumuz var.. oğlumuz iki aylık daha.. bayram için geldik.. düğün de sürpriz oldu..
aylin-- allah bağışlasın..
hülya-- amin.. iyi geceler,iyi eğlenceler..
teşekkür ederiz dediler..
tunayla kalkıp,ziyalarla beraber yolcu ederken ..
yarına davet de ettim.. ama halamlara gideceğiz,akşamına da döneceğiz dedi.. geldikleri için teşekkür ettik..
arabayla gelmişler,neyse ki..
dördümüz dönerken.. zuhalin koluna girdim..
irem-- ilerleyin beyler,zuhale birşey söyleyeceğim..
yürüdüler,birkaç adım arkalarından gidiyoruz bizde..
ziyanın hakkını yemek olmaz.. halayından,romanına
geçişleri o istedi.. oynamasıyla da yakıştırıp.. katılmamızı sağladı..
abimler,orhan abi, behzat,bedri,turgut,murat,erkin,halil,ilter sami beyler,hüseyin abi ,
galip,ismail,haldun,naim beyler de süperdi.. faruk beyler biraz durgunlardı,sadece..
hülya,beyhan..mr.smith-rezzan,gülnaz-vehbi,şahika-abdullah ,
yavuz beyler,sami beyler,kadir bey ..hiç yabancılık çekmediler..
hatta bir ara gel buraya diye kenara çektim hülyayı..beyhan hiç fark etmedi bile.. konuştuk iki kuzen samimiyetle..
bekir bey-sacide abla, gülfem ve özcan beylerle oynarken kenara çekilince.. ikisi ortada kalıverdi,beyhan da yanımıza geldi.. ..
irem-- gülfem hanım,ne tarz müzik istersiniz..
gülfem-- (gülümseyerek )bu kadar,yetmez mi..
irem-- ne kadar zamandır,karşılıklı oynamıyor sunuz..
özcan-- otuz yıldır..
neee dedi herkes..
irem-- üç düğünde açığı kapatamayız da,bir yerden başlamak da lazım..
güldüler..
özcan-- (gülfem hanıma bakarak) misket oynar mıyız..
gülfem-- sonra olsa,yoruldum.. otuz yıldır,ben daha yeni oynuyorum..
özcan-- olur..
pasta geleceği için beş dakika ara veriyoruz dediler.. yerimize döndük, hepimiz..
gülnaz-- irem,dediğin doğruymuş.. gülderen hanım,figen ve ablam hiç yorulmadılar valla..
irem-- yaa,ben onlar için..çalışıyorum zaten..
güldük..
şahika-- ziyayla,zuhal çok yakışmışlar.. hülyayla,kocasını niye görmedik biz..
irem-- evet,yakıştılar.. onlar,yoktu..yeni evlilerdi ..
bekir-- herkes yeni evli neredeyse... ama buradalar..
irem-- balayı mağdurlarının ,akıllarına getirmesene bekir ağa..
kahkahalarla gülerlerken.. pasta getirildi.. kestiler,alkışladık falan..
gülfem-özcan çiftinin.. aralarında konuşup,güldükleri gözümden kaçmadı tabi..
maruf-- irem,yaseminle anar balayına gidemeyecekler mi,
ben rezarvasyon yaptırdım,söz vermiştim ya..
irem-- hı,yenildiğinizi diyorsun sen..
güldüler..
bekir-- ben itiraz ederken,reddedildi diyordun.. hadi gönder bakalım..
irem-- maruf,nerede yaptırdın rezarvasyonu..
maruf-- dubaidee..
irem-- bir haftasını kullansınlar.. şimdilik..düğünlere ve açılışa gelmeleri lazım.. gelip gitme meselesini,bedri beye sormam gerekiyor..dur..
cafer-- ben üstlenirim,irem hanım..
irem-- peki,sağolun.. gönderdim,bekir ağa.. ikinci haftayı,vahide hanım döndüğünde kullanırlar..
sıcak yemekler geldiğinde..
hülya-- afiyet olsunn..
irem-- (döndüm arkamı.. beyhan,hülya..ziya,zuhal gelmişler yanımıza.. hülya çantasını takmış omuzuna.. ) sağol,hayırdır.. nereye..
beyhan-- biz çocukları bırakıp geldik..
hülya-- mama saati geldi..
aylin-- çocukları mı.. kaç çocuğunuz var.. manken gibisiniz de..
hülya-- sağolun,bir kızımız bir oğlumuz var.. oğlumuz iki aylık daha.. bayram için geldik.. düğün de sürpriz oldu..
aylin-- allah bağışlasın..
hülya-- amin.. iyi geceler,iyi eğlenceler..
teşekkür ederiz dediler..
tunayla kalkıp,ziyalarla beraber yolcu ederken ..
yarına davet de ettim.. ama halamlara gideceğiz,akşamına da döneceğiz dedi.. geldikleri için teşekkür ettik..
arabayla gelmişler,neyse ki..
dördümüz dönerken.. zuhalin koluna girdim..
irem-- ilerleyin beyler,zuhale birşey söyleyeceğim..
yürüdüler,birkaç adım arkalarından gidiyoruz bizde..
2548.bölüm..
tuna-- çağırayım mı yarın için..
irem-- çok kalabalık olur,tek yapamam.. hem ayarını tutturamayabilirim,hemde öğlene ancak uyanırım..
tuna-- yarısı biliyor,yarısı bilmiyor olur mu hiç.. yardım ederiz..
tehdit etmişsin,misafirler için.. detayı anlamadım ama.. muhatap,biraz daha mutlu olsun..
irem-- (gülümsedim ) peki..
tuna-- anlamadığım.. davut bey niye gül yaprağı,dökmek istesin ki..
irem-- (gülerek ) kimbilir.. (arkamdan omuzumu tuttu,birisi.. döndük tunayla.. tuğrul abim miş) efendim,abi..
tuğrul-- (cekedini ilikleyip) benimle dans eder misin..
irem-- ben bilmem,beyim bilir..
çiğdem-- şakacıı..
kahkahalar arasında.. kalktım..
dans eden kalabalığın arasına katıldık.. turgut,annesiyle.. bedri,keriman teyzeyle..anar ,vildan teyzeyle..yasemin,zekeriya ile dans ediyor.. şule ve mehmet bey geldiler yanımıza..
mehmet-- durum nasıl..
irem-- ne durumu..
şule-- gülfem hanımla,özcan beyi soruyoruz..
tuğrul-- hani ilgin yoktu,tesadüftü..
mehmet-- yok zaten.. irem hanım gelmeden,onların karşılaşmalarını gördüğümüz için sorduk..bir gönül meselesi olduğu belli oluyordu..
şule-- gülşenlere gelip de,burada karşılaşmaları süper oldu.. şimdi nasıllar,demiştik..
irem-- evet.. duyduğun gibi,ilgim yok abiciğim.. gülşen hanımlarla,nasıl bir bağlantıları var onu bile bilmiyorum..
şule-- gizem hanımlar,yurt dışına konserlere gittikleri yıllarda tanışmışlar..
onbeş yıldır da,ahbaplarmış.. gülşen mezuniyetinde görmüş en son.. konserlerine ve toplantılarına giderlermiş.. rezzan hanımla beraber..
Ankarada görüştüklerinde.. bayramı tek başına geçirmeyin.
Adanada düğün varmış.. gülşen de illa gelin,evimizi de görürsünüz.. dedi..sizi de çok özlemiş..beraber gidelim..
sonrada Mersinde kalırız bir hafta diye davet etmişler..
gündüz gayet güzel,uydular bize.. bayramlaşmaya
beraber gittik..
batu ..kendisinin ve sizin nerede çalıştığını..söyledi..
akşam müdürlerinin de geleceğinden bahsedince.. gizem hanıma,biz Mersine gidelim demiş.. gülfem hanım..
irem-- ha,şimdi anladımm.. özcan beyin geleceğini anladı demek.. benim ısrarımı da,haberim var olarak değerlendirdi.. hay allah.. iyi ki,ısrar etmişim..
mehmet--şule--tuğrul-- hah hah hah..
tuğrul-- izninizle,tuna gelmeden..iremle konuşmam lazım..
mehmet-- tabi..
ama abim konuşamadan,müzik bitti..yaseminle anar orkestradan
hareketli parça istemişler.. bir anda çevirdiler etrafımızı..
oynayalım diyorlar..
irem-- (elimi kaldırıp,durdurdum..müziği..) kocam ve bizim masada oturanlar gelmeden oynamam..
hepsi güldüler..
irem-- ben çağırıp geliyorum,bekleyin.
"bahça duvarından aştımm "diye söyleyip,oynaya oynaya tunaya doğru gidince ,müzik de başladı..
alkışlarla tempo da tuttular.. gülüyorlar bir yandan da..
tuna kalktı,.elimle hepsine kalkın derken şarkıyı da söylüyorum..
hepsi kalktılar .. özcan bey de ama..gülfem hanım,kararsız gibiydi.
elimi kaldırıp,müziği susturdum .. gülfem hanıma bakarak
"nar danesi "söylemeye başladım.. kahkahalar arasında,gülfem hanım da gülerek ayağa kalktı..
müzik de,fıkır fıkır.. diğer masalara da ,elimle kalkın diye işaret ettim..
piste çıktı herkes.. çok da ,geniş... sığdık..
irem-- çok kalabalık olur,tek yapamam.. hem ayarını tutturamayabilirim,hemde öğlene ancak uyanırım..
tuna-- yarısı biliyor,yarısı bilmiyor olur mu hiç.. yardım ederiz..
tehdit etmişsin,misafirler için.. detayı anlamadım ama.. muhatap,biraz daha mutlu olsun..
irem-- (gülümsedim ) peki..
tuna-- anlamadığım.. davut bey niye gül yaprağı,dökmek istesin ki..
irem-- (gülerek ) kimbilir.. (arkamdan omuzumu tuttu,birisi.. döndük tunayla.. tuğrul abim miş) efendim,abi..
tuğrul-- (cekedini ilikleyip) benimle dans eder misin..
irem-- ben bilmem,beyim bilir..
çiğdem-- şakacıı..
kahkahalar arasında.. kalktım..
dans eden kalabalığın arasına katıldık.. turgut,annesiyle.. bedri,keriman teyzeyle..anar ,vildan teyzeyle..yasemin,zekeriya ile dans ediyor.. şule ve mehmet bey geldiler yanımıza..
mehmet-- durum nasıl..
irem-- ne durumu..
şule-- gülfem hanımla,özcan beyi soruyoruz..
tuğrul-- hani ilgin yoktu,tesadüftü..
mehmet-- yok zaten.. irem hanım gelmeden,onların karşılaşmalarını gördüğümüz için sorduk..bir gönül meselesi olduğu belli oluyordu..
şule-- gülşenlere gelip de,burada karşılaşmaları süper oldu.. şimdi nasıllar,demiştik..
irem-- evet.. duyduğun gibi,ilgim yok abiciğim.. gülşen hanımlarla,nasıl bir bağlantıları var onu bile bilmiyorum..
şule-- gizem hanımlar,yurt dışına konserlere gittikleri yıllarda tanışmışlar..
onbeş yıldır da,ahbaplarmış.. gülşen mezuniyetinde görmüş en son.. konserlerine ve toplantılarına giderlermiş.. rezzan hanımla beraber..
Ankarada görüştüklerinde.. bayramı tek başına geçirmeyin.
Adanada düğün varmış.. gülşen de illa gelin,evimizi de görürsünüz.. dedi..sizi de çok özlemiş..beraber gidelim..
sonrada Mersinde kalırız bir hafta diye davet etmişler..
gündüz gayet güzel,uydular bize.. bayramlaşmaya
beraber gittik..
batu ..kendisinin ve sizin nerede çalıştığını..söyledi..
akşam müdürlerinin de geleceğinden bahsedince.. gizem hanıma,biz Mersine gidelim demiş.. gülfem hanım..
irem-- ha,şimdi anladımm.. özcan beyin geleceğini anladı demek.. benim ısrarımı da,haberim var olarak değerlendirdi.. hay allah.. iyi ki,ısrar etmişim..
mehmet--şule--tuğrul-- hah hah hah..
tuğrul-- izninizle,tuna gelmeden..iremle konuşmam lazım..
mehmet-- tabi..
ama abim konuşamadan,müzik bitti..yaseminle anar orkestradan
hareketli parça istemişler.. bir anda çevirdiler etrafımızı..
oynayalım diyorlar..
irem-- (elimi kaldırıp,durdurdum..müziği..) kocam ve bizim masada oturanlar gelmeden oynamam..
hepsi güldüler..
irem-- ben çağırıp geliyorum,bekleyin.
"bahça duvarından aştımm "diye söyleyip,oynaya oynaya tunaya doğru gidince ,müzik de başladı..
alkışlarla tempo da tuttular.. gülüyorlar bir yandan da..
tuna kalktı,.elimle hepsine kalkın derken şarkıyı da söylüyorum..
hepsi kalktılar .. özcan bey de ama..gülfem hanım,kararsız gibiydi.
elimi kaldırıp,müziği susturdum .. gülfem hanıma bakarak
"nar danesi "söylemeye başladım.. kahkahalar arasında,gülfem hanım da gülerek ayağa kalktı..
müzik de,fıkır fıkır.. diğer masalara da ,elimle kalkın diye işaret ettim..
piste çıktı herkes.. çok da ,geniş... sığdık..
2547.bölüm..
diğer masalarda oturan ..hülyalar,almanyadan,azerbaycandan gelenlerle..
elizabethler,fevzi ve vecdi beyler,galip beyler,ismail ,haldun beyler keriman,dürdane,gülten hanımlar..
songül, annesi-babası... mustafa ,cevdet,güngör beyler,naillerle tokalaştım..
herkes dans ediyordu.. yerime geldiğimde..
irem-- aa,özcan bey...hoşgeldiniz..
özcan-- (şaşkın,teşekkür eden ve heyecanlı bir bakışla..elini uzattı)
hoşbuldum.. sizde hoşgeldiniz..
irem-- hoşbuldum..
gülşen koşarak geldi yanıma..
gülşen-- irem hanım,tanıştırayım, annem gizem..babam yaşar, gülfem teyze ve..rezzan teyze....
( hepsiyle tokalaşıp, hoşgeldiniz dedim. tanıştığımıza memnun olduk dedik ,karşılıklı.. oturdum tunanın tanına.. hal hatır sorduktan,iki kelime konuştuktan sonra)
irem--tesadüflere inanmak lazım.
böyle bir yerde karşılaşmak nasıl bir duygu,gülfem hanım.. özcan bey..yani birbirinizi tanıdığınız belli oluyor da..
gülfem-- (gülümseyerek) evet.. ilginç ve güzel bir sürpriz oldu..
özcan-- müthiş bence..
gülfem-- sizinle hiç görüşmemiştik..eğer gündüz,karşılaşmış olsaydık.. sizin,bizim tanışıklığımızı bildiğinizi ve davut beyin.. gelmemiz için ..o kadar ısrar etmesinin..sizin davetinizin nedenini anlayacaktım ..
bu gerçekten tesadüf mü,irem hanım.. aydınlatın beni.. bir bilginiz mi vardı..
irem-- tamamen tesadüf.. bilgim yoktu,olamazdı da..
evet,hiç görüşmedik..geldik ama yoktunuz..
beni tanımadığınızdan,davetim garip gelmiş olabilir.. gülfem hanım..
ben şöyle düşündüm.. hem bayram,hem düğün.. ayrılık değil,kavuşma vesilesidir..gülşen hanımın annesi,babası ve teyzeleri gelmiş.. gizem hanımla,yaşar beyi de ..ilk defa görüyorum ama onların misafiri,bizim de misafirimizdir..
sizi yanlız bırakmak,olmazdı.. bir arada olmalıydık .. yaseminle
kuaförde olmam gerektiğinden.. davut beyden rica ettim..yoksa,gelip ben davet etmek isterdim..
gizem-- teşekkür ederiz,çok zarifsin...
irem-- rica ederim..
rezzan-- (gülerek) sevgili irem hanım,çok teşekkür ediyoruz..
değerlerimizin,korunduğunu görmekten mutluyuz.. rica ettim dediniz ama davut bey.. çok çaresiz görünüyordu.. gülfem hanımla,rezzan hanımı ikna edip,getiremezseniz..size bakışım değişecek.. bayilikten ayrılmanızı bile isteyebilirim ,dediğinizi söyledi..
kahkahalarla güldüler.. özcan bey ve mr.smith..minnetle bakıyorlar
kıyamam..
rekin-- (bana bakıp ) istemiyoruz artık,değil mi..
irem-- (gülerek ) yok,istemiyoruz.
bazen dostların,arkadaşların.. denerim değil.. yaparım demesine ihtiyaç duyarız.. yani dedim,rezzan hanım..
mr.smith-- iyi ki,demişsin..
özcan-- şerefinize kaldırıyorum kadehimi..
ben su bardağımı,herkes içkisini kaldırdı..içtiler..
masanın iki yanına da, eğilerek baktım..
irem-- hanımlar,beyler.. bana ,beş dakika izin verin lütfen..
bilgen-- bir kaç lokma ye..
sacide-- aç ağzını,bakayım..
yedirdi bir sarma..
gönül-- oh oh,maaşallah..
menekşe-- öyle demee.. bulsam bende yediririm..
figen-- evlerde görüşmüyoruz.. gönül.. düğünlerde,kınalarda.. ancak..
gülderen-- yemeklerde ve yolculukta biradayız genellikle..
vahide-- bu günleri de,arayacağız gibi..
güzide-- biz göreceğiz,artık..
kadir-- beş dakika dolmadı ama sonucu ve yayında dediğinizi söyler misiniz..
yavuz-- merak ediyoruz..
elizabethler,fevzi ve vecdi beyler,galip beyler,ismail ,haldun beyler keriman,dürdane,gülten hanımlar..
songül, annesi-babası... mustafa ,cevdet,güngör beyler,naillerle tokalaştım..
herkes dans ediyordu.. yerime geldiğimde..
irem-- aa,özcan bey...hoşgeldiniz..
özcan-- (şaşkın,teşekkür eden ve heyecanlı bir bakışla..elini uzattı)
hoşbuldum.. sizde hoşgeldiniz..
irem-- hoşbuldum..
gülşen koşarak geldi yanıma..
gülşen-- irem hanım,tanıştırayım, annem gizem..babam yaşar, gülfem teyze ve..rezzan teyze....
( hepsiyle tokalaşıp, hoşgeldiniz dedim. tanıştığımıza memnun olduk dedik ,karşılıklı.. oturdum tunanın tanına.. hal hatır sorduktan,iki kelime konuştuktan sonra)
irem--tesadüflere inanmak lazım.
böyle bir yerde karşılaşmak nasıl bir duygu,gülfem hanım.. özcan bey..yani birbirinizi tanıdığınız belli oluyor da..
gülfem-- (gülümseyerek) evet.. ilginç ve güzel bir sürpriz oldu..
özcan-- müthiş bence..
gülfem-- sizinle hiç görüşmemiştik..eğer gündüz,karşılaşmış olsaydık.. sizin,bizim tanışıklığımızı bildiğinizi ve davut beyin.. gelmemiz için ..o kadar ısrar etmesinin..sizin davetinizin nedenini anlayacaktım ..
bu gerçekten tesadüf mü,irem hanım.. aydınlatın beni.. bir bilginiz mi vardı..
irem-- tamamen tesadüf.. bilgim yoktu,olamazdı da..
evet,hiç görüşmedik..geldik ama yoktunuz..
beni tanımadığınızdan,davetim garip gelmiş olabilir.. gülfem hanım..
ben şöyle düşündüm.. hem bayram,hem düğün.. ayrılık değil,kavuşma vesilesidir..gülşen hanımın annesi,babası ve teyzeleri gelmiş.. gizem hanımla,yaşar beyi de ..ilk defa görüyorum ama onların misafiri,bizim de misafirimizdir..
sizi yanlız bırakmak,olmazdı.. bir arada olmalıydık .. yaseminle
kuaförde olmam gerektiğinden.. davut beyden rica ettim..yoksa,gelip ben davet etmek isterdim..
gizem-- teşekkür ederiz,çok zarifsin...
irem-- rica ederim..
rezzan-- (gülerek) sevgili irem hanım,çok teşekkür ediyoruz..
değerlerimizin,korunduğunu görmekten mutluyuz.. rica ettim dediniz ama davut bey.. çok çaresiz görünüyordu.. gülfem hanımla,rezzan hanımı ikna edip,getiremezseniz..size bakışım değişecek.. bayilikten ayrılmanızı bile isteyebilirim ,dediğinizi söyledi..
kahkahalarla güldüler.. özcan bey ve mr.smith..minnetle bakıyorlar
kıyamam..
rekin-- (bana bakıp ) istemiyoruz artık,değil mi..
irem-- (gülerek ) yok,istemiyoruz.
bazen dostların,arkadaşların.. denerim değil.. yaparım demesine ihtiyaç duyarız.. yani dedim,rezzan hanım..
mr.smith-- iyi ki,demişsin..
özcan-- şerefinize kaldırıyorum kadehimi..
ben su bardağımı,herkes içkisini kaldırdı..içtiler..
masanın iki yanına da, eğilerek baktım..
irem-- hanımlar,beyler.. bana ,beş dakika izin verin lütfen..
bilgen-- bir kaç lokma ye..
sacide-- aç ağzını,bakayım..
yedirdi bir sarma..
gönül-- oh oh,maaşallah..
menekşe-- öyle demee.. bulsam bende yediririm..
figen-- evlerde görüşmüyoruz.. gönül.. düğünlerde,kınalarda.. ancak..
gülderen-- yemeklerde ve yolculukta biradayız genellikle..
vahide-- bu günleri de,arayacağız gibi..
güzide-- biz göreceğiz,artık..
kadir-- beş dakika dolmadı ama sonucu ve yayında dediğinizi söyler misiniz..
yavuz-- merak ediyoruz..
irem-- (yuttum,ağzımdakini.. )"görünmeyen ama hissedilen..
duyulmayan ama hiç bırakmayan.. sizlere, teşekkür ediyorum.
iyi ki,varsınız ve bizimlesiniz.. "dedim..
ben çıkarken şadi bey,tebrik ederim.. bu rekoru da gördük..
santral yine kilitlenmiş.. onlarda sizi hissediyorlarmış dedi..
onlar da, tebrik ettiler..
şenol-- çiğköfte yenilmedi değil mi..
irem-- yok, sordum..ama kem küm etti ercan bey..
yaşar-- ercan bey kim.. bende çok severim,çiğköfteyi.. iyi yapıyorsa,
gelirim yani..
bekir-- sen ye,ben söylerim..
irem-- sağol..
bekir ağa anlattı,abimler.. mr.smith,özcan,abdullah.. yavuz bey ,naim bey..cafer,ömer,maruf..
girdiler lafa çiğköfte konuşuluyor..
ben yiyorum.. gençlerde,son hız dans edip eğleniyorlar.. kahkahalar atılıyor..
bilgen,buse,mürvet,gönül,aylin de gülfem,gizem ve rezzan hanımla sohbet ediyorlar..
tuna bana yaklaşıp..kısık sesle..
tuna-- çağırayım mı yarın için..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

