Translate

13 Mart 2012 Salı

914.bölüm..

ir-- kimden duydun,aa kameradan mı..izledin...
tu-- (gülerek ) yok,ertana iğne vurulurken.. zuhal geldi..
ir--  sen ,ne ara uğradın ya..

tu---dedim ya,arabada konuştuk diye.. orhan abi oturdu..
ben girdim eve.. baban kucağına almış.. iki dakika durdum çocuğun yanında.. ağlamadı.. annen aramış,teyzeni..
"ertan hasta.. ahmet de yok.. zuhali bana gönder abla ahmet gece getirir" demiş.... ergün de zuhali alıp,evinde giyinmesini bekledikten sonra.. annene gelmişler.. ertana bakmak için..  konuştuk ayaküstü.. sonra onu düğüne götürdü..

ir-- helal olsun.. valla..

arabayı otelin önünde durdurup..
tu-- acele edersen.. duş yapıp,  atıştırmak için zamanın bile olur.. 
ir-- hah hah hah..

bana giyecek getirmiş evden.. o arkadan askılı kılıfı alırken..
ben de otelin yanındaki pastaneden.. iki açma aldım..
odaya çıkarken,bir tanesini yedim sayılır.. diğerini de tunaya verdim..

****

  saçımı ıslatmadan duş yapıp.. giyindim.. makyajımı
yapıyorum..
ir-- sağol tunam.. geliyor musun..
tu-- sende sağol.. git,ben alırım seni..
ir-- gel hadi,gel.. kötü alıştın ha.. nazlanmanın sırası mı şimdi..
tu-- (gülerek cekedini giydi ) sen yapınca,sorun yok dimi..
dokuza yirmi kala.. hazırdım.. çantamı alıp..

ir-- (elini tutup,öpmesi için yanağımı uzattım.. öptü beni.. )  yok tabi.. kabul etmişsin,baştan yanmışsın senn..
tu--ir--  hah hah hah..

*********
tuna park yerine girdiğinde.. iyi şanslar diledi.. ben aceleyle indim..
radyo binasına girdiğimdeyse.. tunanın direktifleri sayesinde.. kendimden emin olarak,yürüyüp.. yayın odasına geldim.. üç oda iç içe diye düşünün ..  kapıyı açıp,içeri girdiğimde..

masada oturan.. mrs .elizabeth derin bir nefes aldı..gündüz görmediğim,iki bey daha var.. gecikince telaşlanmışlar.. başımla selam verip.. merhaba kusura bakmayın dedim..

yayın sorumlusu batu bey,  otuz yaşlarında falan..
gündüz , yayının detaylarını anlatmıştı bana.. işinde çok titiz olduğu da belli..  odada ki konuşmada ,o yoktu..
duymadı bizi.. sadece metin okutmuştu bana..

beraber ,yan odaya geçtik..
mikrofon,bir bardak su.. okunacak metinler konulmuş masaya..
ba-- irem hanım.. buyrun,anlattığım gibi ..oturup.. rahat
ve tane tane okuyun.. iki dakikalık reklam arasında  ve metin bittiğinde , bana bakın..  ben elimi indirmeden,yayın bitmez..

ir-- (oturup )anladım.. sakin olun,batu bey..

ba-- ben yayın bitmeden,sakin olamıyorum.. gelmeyeceksiniz sandık...

ir-- söz vermişsem,gelirim..

ba-- (saate baktı ) kulaklığı takın isterseniz,adapte olmanız kolaylaşır.. üç dakika sonra,işaret verince
başlayın.. kolay gelsin.. 
ir-- sağolun, size de..

o kumanda odasına geçti.. iki kişi daha var yanında..aletlerle ilgililer..
camlı bölmeden görüyorum...

kulaklığı takıp.. metne bir göz attım.. güncel ,ekonomi.. spor haberleri.. hava ve deniz için kapsamlı bir rapor var..

bismillah dedim içimden.. saate ve batu beye baktım.. elini indirince..
"merhaba ,ben irem kara.. "  diyerek başladım..okumaya...

reklam arasında soluklanarak,karşıya baktım..
kumanda odası kalabalık .. öğretmenim ve o iki bey de var.. gülerek bakıyorlar  bana..

batu bey.. alkışladı.. başımı eğerek,gülümsedim..
elini kaldırıp.. parmaklarını tek tek kapatarak .. yayına tekrar geçtiğimizi işaret etti..
doping gibi oldu bana.. daha rahatladım..

45 dakika sonra,metin bittiğinde..
"ingilizce haberleri dinlediniz. ben irem kara,iyi geceler
diliyorum" dedim.. batu bey, işareti verince..
bende, derinnn bir nefes aldım..

kulaklığı bırakıp,ayağa kalktığımda.. her yerim tutulmuştu.. o kadar sıkmışım kendimi..

batu bey,kapıyı açıp..
ba-- tebrik ederim,harikaydın.. artık sakinim.. mrs.elizabeth yanılmamış..  dediği gibi,dile vakıfsın..

ir-- teşekkür ederim..  iyi bir öğrenci olduğumu söylerler.. sayenizde diyelim..

ba-- ağzın da,iyi laf yapıyor.. çalışıyor musun ,sen..

ir-- (çantamı aldım ) evet,çalışıyorum..  pazartesi ,saat yedi de görüşürüz.. iyi geceler.. mrs.elizabeth burada mı..

ba-- yok,seni tebrik ettiğini söylememi istedi ve gitti..  park görevlisine söylersen,taksi çağırır..
evine güvenle gitmiş olursun.. saat geç oldu.. iyi geceler..

ir-- (gülümsedim) ilgin için, sağol..

yanından geçip.. koridora çıktım.. birkaç adım yürüdükten sonra arkaya dönüp..

ir-- batu bey.. kumanda odasına,yayın sırasında.. kimse girmez demiştiniz.. nasıl kalabalıktı öyleyse..

ba-- birisi genel müdürümüz,birisi bbc nin müdürü olunca.. girebiliyorlar..
ir-- hımm.. hoşçakalın..
ba-- güle güle..

bina kapısından çıktığımda.. yağmur başlamıştı.. ama
çok güzel yağıyor..  park alanını ağır ağır,yürürken..
tuna gördü demek ki.. arabayı çalıştırdı..
görevliyle selamlaşıp.. çıktım.. arabaya bindiğimde..

tu-- evet ? nasıldı..
ir-- ne nasıl dı,dinlemedin mi ?
tu-- dinledim,canım..  hatasızdın.. sen ,memnun musun diyorum..
ir-- hıı, memnunum.. sağol..  ama çok sıkmışım kendimi.

tu--  gevşemek için mi.. ağıırr ağır yürüyordun..
ir-- (gülerek ) evet.. çok güzel yağıyor.. ve ben çok açım.. vee anneme geleceğime dair söz verdim..

tu-- (hareket etti ) yarın uğrasan olmaz mı.. yemek yerdik..

ir---  sen de mi açsın.. burada mı bekledin beni..
ah tuna,yeseydin ya..

tu-- beraber yeriz demiştim..

ir-- tunam..
 anneme,çamaşır makinası alıp.. gönderdim.. aradığında ,duygulanmış ağlıyordu.. sakinleş..geç de olsa,gelirim dedim.. yarına kalmamalı yani..

tu-- anladım,önce annene uğrarız..  halamla,firuze hanımı da ihya etmişsin..  aradı az önce.. pek mutluydu.. bugün,herkesi sevindirme günün dü herhalde..

ir-- (güldüm ) eh işte.. elimden geleni yaptım.. said de ,deryayı dubaiye götürmek için ..bir haftalık izin istedi.. derya tamam dediyse.. gidebilirsiniz dedim.. ailesini ve kendisini tanımak için,peki demiş.. herkesi bir ölçüde sevindirdim yani..
ama en çok seni sevindirmeyi planlıyorum.. tabi,uyuyup kalmazsam..

tu-- hah hah hah...

Hiç yorum yok: