858.bölüm..
onları gönderdikten sonra..
ir--- aşkım, eve gidelim hemen..
tu--- daha erken, irem..
ir--- (oturdum karşısına ) senin neyin var.. kim sıktı canını..
tu---(bir sigara yaktı) başım döndü.. gelen giden trafiğinden..
ir--- benim de ama sanki sen birşeyi atlıyorsun gibi.. hadi söyle ..
tu--- maruf ,deryayı sordu bana..
ir-- neee.. (.............) bak..
tu--- yavaş yavaş.. kendi için değil.. kardeşi çok beğenmiş.. akşam, illa o da gelsin dedi..
ir--- gelemez.. o bir başkasıyla ,yemeğe gidecek bu gece..
zaten,ürkek tedirgin.. ben nasıl söylerim.. kıza..
tu-- ben de olmaz dedim..onun için ,biraz bozuldular..
ir--- bozulsun,kız zaten düşman erkeklere.. kumayla mı uğraşsın birde..
tu-- yalnız,o bekarmış ve tek eşli olmak istiyormuş..
onu belirtti.. belki,derya ister ..sor bence, kısmetine mani olmayalım...
kapı tıklatılınca..
ir--- gell..
de-- (giymiş elbiseyi,biraz araladı kapıyı ) irem hanım,
biraz gelir misiniz.. diyecektim..
kalktım..
ir--- (gülerek )gelmem mii..
tu-- sen gelsene derya..
de-- gelemiyorum..
tu-- (gülümseyerek) peki,zorlamayım...
ben çıktım.. alıcı gözle bakıyorum,çok yakışmış elbisesi..
ayakkabılar da topuklu.. biraz da makyaj yapmış.. saçları açılınca.. çok güzel olmuş..
ir--- harikasın derya, bayıldım..
de-- ben de bayılacağım neredeyse..
ir-- bir bayılan daha olacağı için.. sen bayılma bence..
de-- ................
vahide hanımın odasına girdik.. tuna duymasın diye..
ir-- (ellerini tuttum) derya sakin ol.. sen çok güzel , akıllı ve güçlü bir kızsın.. mehmeti de, iyi değerlendireceğine eminim..
de-- alışık olmayınca kendimi
tuhaf hissediyorum,maskesizmişim gibi geliyor.. bakışlar korkutuyor beni..
az önce giden,misafirlerinizden.. birisi bana öyle değişik ve derin baktı ki..ürperdim..
ir--- hıı,başka ne hissettin... bir dakika ,kahve rengi elbiseliden bahsetmiyorsun değil mi..
de--- cık, diğeri.. bilmiyorum ki.. koşu yapmış gibi,göğsüm ağrıdı.. nefesim kesildi sanki..
ir--- (gülümsedim) o da seni beğenmiş de ,ondandır belki.. tunaya bu geceki yemeğe gelir mi demiş.. ne dersin..
de--- yok yok.. gelmem.. olmaz..
ir--- tuna bana sor dediği için sordum.. ama saidin tekrar geleceğine eminim.. o zamana kadar mehmet hakkında ki fikrin de netleşir.. şimdi,randevuna git hadi..
de-- (içini çekerek) said nereli.
ir--- kahve rengi elbiseli olan,Dubai şeyhi.. said de kardeşi..
de-- sağolun.. iyi akşamlar,size..
ir-- sana da..
mantosunu giyip,çantasını aldı..
de-- vahide hanım, songül.. hoşçakalın..
va-- so-- güle güle..
ir--- dikkatli ol, gecenin ilerleyen saatlerinde sürmeli otelinde olacağız..biliyorsun.. herhangi bir şeye ihtiyaç duyarsan.. diye söylüyorum anladın mı... ısrar etmiyorum yani.. .
de-- (başını salladı) sağolun desteğiniz için.. ben şu halimle tuna beye, hoşçakalın bile diyemiyorum ....
ama dışarıda başımın çaresine bakarım..
ir-- peki canım..
o gidince.. derin bir nefes verip..
ir-- vahide hanım.. songül.. sizde gidebilirsiniz..
va-- tamam.. iyi akşamlar..
ir-- herşey için,sağolun..
va--- rica ederim..
odama girdim,dalgın dalgın..
yerime oturup,bir sigara yaktım..
tu-- ne oldu..
ir-- hiç.. gönderdim deryayı, eli ayağı titriyordu.. sana hoşçakal bile diyemedi.. öylesine,tedirgindi ki.. içim acıdı.. ve saidi söyledim.. daha doğrusu,(anlattım konuşmamızı )
kader denilen şey ne tuhaf.. derya, duygularına kapılıp .. gelir mi dersin..
tu-- bilemem..
ir-- hayal ablanın nişanında ,zuhal ve ziya vuruldular birbirlerine.. cenazede, yasinle figen.. abim,ela ile tanıştı.. bu gece, bir aşk daha doğar mı acaba.. yada doğdu mu..
tu-- hah hah hah.. çok güzeldi.. belli mi olur,aşk bu.. dut ağacında bile saklanabiliyor..
ir-- (gülümsedim)iyi ki saklanmış.. .
tuğrul abin,evi bilmiyor mu sanki.. kalk gidelim ,daraldım.. gülderen hanım nasıl gelecek..
tu--(kalktı ayağa )ben gelirim dedi, adresi verdim.. resimleri versene bana..
ir--(ayağa kalkıp,uzattım) tuna,bana sarılır mısın..
sarıldı,sessizce...
birkaç dakika sonra...
ir--- seni hissetmek istedim... iyi ki, varsın..tunamm.. yine ne oldu bana ya.. ağlıyacağım neredeyse..
tu--(çenemden kaldırıp,yüzüme baktı) sen de,iyi ki varsın ve benimsin.. hadi ağlayalım...
ir-- tu-- hah hah hah...
***********
büroyu kilitleyip .. burhanı gönderdik..
aşağıya indiğimizde... yağmur çiseliyordu.. saçım bozulmasın diye kenardan,aceleyle yürürken..
tü--- iremm..
ir-- (başımı kaldırdım,tülay karşımda duruyor) tülayy.. canımm..
sarıldık biz..
tu-- merhaba tülay.. nasılsın..
tü-- (elini uzattı..tokalaştılar) iyiyim,tuna bey.. siz nasılsınız..
tu-- iyiyiz.. şükür..
tü-- seni çok özledim,irem.. hiç karşılaşamıyoruz..
ir-- ben de.. ama çalışıyorum.. büromuz burada.. sen uğra olur mu.. nilay nasıl, diğer arkadaşlar nasıllar..
tü-- iyiler, okuyoruz işte.. uğramaya çalışırım.. sizi alıkoydum.. görüşürüz..
ir--- gel mutlaka.. selam söyle herkese..
tunaya da başıyla selam verip.. "söylerim" dedi..
yürüyünce.. arkasından baktım.. çok değişmiş.. kıyafet ve makyajla..
içimi çekerek " tülay,ah tülay.. neler getirdin aklıma.. şu geceyi ağlamadan ,bir tamamlasaydım "
tuna elimi tuttu..
yürüyüp,apartmana girdik..