Translate

22 Şubat 2012 Çarşamba

447.bölüm..


ziya anlamamışcasına.. 
zi---- bilmem.. dışarıda oturmadık.. asıl,size sormalı.. üşümediniz mi.. hava epeyce serin..
 
lü---- eşlerimiz yanımızda,sohbet güzel.. bizim içimiz sıcak ,ziyacığım..
senin gibi,üşüyenler derdine yansın.. 
 
ziya ilk defa ,zuhale baktı...
zi----  zuhal, duyuyor musun..
 
o da ,ziyaya bakınca...yani bakışındaki pırıltıyı görünce...  dedim ki... bu iş tamamdır... 
 
zu----  duydum... lütfü abi.. "hayır, bizde üşümedik "dedirtmek  istiyor da... bilmiyor ki..
 
susunca... ziya devam etti... 
zi---- bırak bilmesinler... şöminenin karşısında oturduğumuzu... 
 
kahkahalar atılırken... 
zuhal, ziyaya  sitemle baktı... 
 
zu---- lütfen.. yanlış anlaşılmalara ,açık konuşmayalım.. 
 
zi---- beni tanıyorlar,nasılsa.. yanlış anlaşılmayacak kadar... seni de tanıyorlar... şöminenin 
karşısında nasıl oturduğumuzu da, tahmin ederler.. kızma hayatım... 
 
ir---- hayatım ha?zuhaal.. içeri gelsene benimle... 
 
zu--- ziya beyin,dil alışkanlığı olsa gerek..hayatım lafı.. özel bir anlam içermiyor yani..
içeri gitmemize gerek yok ... biz konuştuk.. ziya beyle.. 
 
zi---- bir dakika,  hani anlaşmıştık..
 
zu--- ben, senin kadar çabuk adapte olamıyorum malesef... bir süre daha, bey lafını duyabilirsin..
neyse.. ziya... kısaca..kendisini..yaşadıklarını.. yapmak istediklerini.. benimle,ortak bir hayatta.. bana sunabileceklerini..
benden beklentilerini .. zorlukları.. avantajları .. önceliklerini..duygularıyla harmanlayıp ..
samimiyetle,açıkça anlattı .... 
 
kahvelerimizi ,sigaralarımızı içiyoruz.. bir yandan da...
 
lü--- özetleyişin bile muhteşem zuhal... gayet net... ,çalışmak istersen. haberim olsun.. 
 
zi---- yok ya.. daha neler.. ben,eşimi kıskanırım çalışmasını istemem.. .. onu da söyledim.. 
 
zu---- ben konuşabiliyorum ziya.. lütfü abiye de ,cevap verebilirim.. 
eşini kıskanabilirsin... ben senin eşin değilim ki.. 
 
zi---- pardon.. biraz sabırsızımdır da...
 
lü----  kötü birşey değil ki.. bu..
benim kıskançlığımı bilmiyor musun ama neşe de çalışıyor.. 
 
zi---- şartlarımız farklı, tanıştığınızda ...neşe abla öğretmenlik yapıyormuş.. 
zaten.. oyuncak etmişsin.. iyice..
yok istifa et, yok geri başvur..yakında,bebek olacak.. yine istifa et...
ama benim tavrım çok açık.. ve değişmez.. bir-iki şey haricinde..her ne istiyorsa.. yapabilir.
herşeyi anlattım, zuhale.. 
 
ir---- pekii, o sana kendini anlattı mı.. 
 
zi---- hayır..  benim çizgimi ve kendi çizgisini birleştirebileceğimize inanırsa.. 
ortak yolumuzda... benimle beraber yürümeyi kabul ederse.. anlatacakmış..
yeri ve zamanı da o seçecek.. bende saygı duydum.. bekliyeceğim.. 
 
tu---- ben zuhal akıllı kızdır diye, boşuna demiyorum canım..
 
zi---- evet tuna bey... öngörüleriniz çok isabetli.. biz buraya.. şey için geldik aslında..
ergün babasına... hep beraber olacağımızı söylemiş.. zuhali eve bırakmadan, ergünü de alacağım.. 
benim için sorun değil ama o bekliyor ...zor durumda kalmasın... 
sıkılmıştır tek başına... gidelim mi .. artık.. 
 
ir---- tek değildir, belki.. 
zu--- ne demek istedin..sen.. 
 
ir---- hiiçç.. arkadaşlarıyla beraberdir, demek istedim... 
zu--- olabilir, imalı konuşunca... abime laf söylüyorsun ,sandım..
 asla söyletmem bilirsin.. 
 
zi---- onların,imalık nesi var ki.. ergün de, ali de.. aslan gibi delikanlılar... ama ergün bambaşka... daha içten.. kardeş gibi..
 
lü--- tek çocuğum demezsin, işte... iki kardeşin oldu..
zi---- evet... birde eşim olursa.. değmeyin keyfime.. hatırlatırım o zaman... derdine yan dediğini...
 
 zuhal kızardı mı ne.. ziya da ,öyle bir bakıyor ki kıza... 
 
lü---- yani siz.. sonuç olarak... evlenmediniz öyle mi.. 
ziya ,biliyor musun..
asıl ben, derdime yanıyorum.. 
 
ziya ve zuhal hariç... nasıl gülüyoruz.. bir görseniz... onlar da ,şaşkın şaşkın bize bakıyorlar..
hatta ziya... içki içme sen dokunuyor dedi ,lütfü abiye... 
 
 
 
..onlar konuşurlarken.. 
neşe abla lavaboya gidelim dedi.....
zuhali de,kaldırıp.. koluna girdim.. kaçmasın diye..
 
ir---- anlat kız.. bu hayatım meselesi ne.. 
zu---- söyledim ya,irem.. 
 
ir--- hadi hadii.. kimi kandırıyorsun... sen hayatım dedirtmezsin ,kimseye... lafı tıkarsın ağzına.. 
aranızda ne oldu da... sesin çıkmıyor .. bilelim..
 
neş---iremm..üsteleme ,hiç anlayışlı değilsin valla.. ... 
ir---- ama anlatsın neşe abla... yabancı mıyız biz.. 
 
içeri girdik... lavobonun önüneyiz tam.. 
zuhal gülerek... 
zu---- pekiii.. senin ve tunanın yaptığı birşey vardı hani.. 
 
tabi ben sazan gibi atladım... 
ir---- ayyy.. sizde mi ...öpüştünüüüzz... 
 
zuhal gülerken..karnını tutuyor... neşe abla güleceğim diye ,düşecekti neredeyse..  
ben sarsıyorum zuhali.. 
 
ir--- kız,elimde kalacaksın birgün... ne yaptıysak yaptık.. konuşturmasana beni.. 
zu---- yabancı mıyız canıımm.. hah hah hah... 
 
dedi ve kaçtı dışarıya... 

Hiç yorum yok: